| Bunu gördüm. Çok batıl inançlısın baba. | Open Subtitles | إستمع لى , ستموت فى هونج كونج لقد رأيت هذا |
| Yapabileceğini biliyorum. Bunu gördüm. | Open Subtitles | أعلم أنك تستطيعين لقد رأيت هذا |
| Yani, Bunu gördüm. Bunu yaşadım. | Open Subtitles | أقصد لقد رأيت هذا من قبل وقمت به |
| Bletchley'de görmüştüm bunu. Tek kullanımlık şifre sistemi bu. | Open Subtitles | لقد رأيت هذا في "بلتشلي" إنه نظام "لوحة المرة الواحدة" |
| Yok. Bunu görmüştüm. Fazla şiddet dolu. | Open Subtitles | لا لقد رأيت هذا مسبقا إنها عنيفة بعض الشىء |
| kardeşim ben internette Onu gördüm. | Open Subtitles | أخي, لقد رأيت هذا على الأنترنت. |
| Bunu gördüm. Ve dedim ki ona yardım edebilirim. | Open Subtitles | لقد رأيت هذا وظننت أني بوسعي مساعدتها |
| Evet tehlikeli olabilirler. Bunu gördüm. | Open Subtitles | نعم، قد يصبحوا خطرون لقد رأيت هذا |
| Hayır hayır, ben Bunu gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيت هذا يحدث |
| Beni unutacaksın. Bunu gördüm. | Open Subtitles | سوف تنسيني لقد رأيت هذا |
| Evet. Bunu gördüm. | Open Subtitles | أجل، لقد رأيت هذا |
| Philip. Beni dinlemelisin, Bunu gördüm. | Open Subtitles | -فيليب)، يجب أن تصغ ليّ، لقد رأيت هذا) .. |
| New York'ta çete cinayetlerinde Bunu gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيت هذا من قبل في (نيويورك) في عمليات إغتيالات العصابات. |
| Az önce Bunu gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيت هذا للتو |
| Çünkü sen iyi birisin, Brendan. Bunu gördüm. | Open Subtitles | لأنك شخص جيد ( براندن )، لقد رأيت هذا |
| Bir keresinde bir filmde görmüştüm bunu. | Open Subtitles | لقد رأيت هذا في فلم مره |
| Daha önce görmüştüm bunu. | Open Subtitles | لقد رأيت هذا من قبل. |
| Bunu görmüştüm. Neden izlediğimizi söyleyebilirsen... | Open Subtitles | لقد رأيت هذا , اذا امكنك ان تخبرنا لماذا نحن نشاهده ؟ |
| Hiroshima sonrasının fotoğraflarında da Bunu görmüştüm. | Open Subtitles | لقد رأيت هذا من قبل في صور (آثار (هيروشيما |
| - Bekle, Bunu görmüştüm. | Open Subtitles | إنتظر، لقد رأيت هذا |
| Onu gördüm! O adamı gördüm! | Open Subtitles | لقد رأيته، لقد رأيت هذا الرجل |