| Evimi genç hamile annelere bir barınak olarak açtım çünkü biliyorsunuz, bunun sahip oldukları tek şansları olduğunu anlayabiliyorum. | Open Subtitles | لقد فتحت منزلي كملجأ للفتيات المراهقات الحوامل، لأنني كما ترون،لقد فهمت بأن هذه قد تكون الفرصة الوحيدة التي يملكونها. |
| Aşırı gerginsiniz, hanımefendi. Sizin için bir pencere açtım. | Open Subtitles | أنتِ مجهده ، يا سيدتى لقد فتحت النافذة لكِ |
| Aşırı gerginsiniz, hanımefendi. Sizin için bir pencere açtım. | Open Subtitles | أنتِ مجهده ، يا سيدتى لقد فتحت النافذة لكِ |
| O kapıyı açtın, rüzgar şamdanları söndürdü, deniz yosunu yüzüne dokundu, çığlık attın. | Open Subtitles | لقد فتحت هذا الباب و أطفأت الرياح شمعاتك و لمس عشب البحر وجهك |
| - Onun bir frekans jeneratörü olduğunu söylemiştin. Bagajı açtın. | Open Subtitles | أنتِ قلت أن هذا مولّد تردد لقد فتحت صندوق السيارة |
| Akış kapılarını açtı. Başka mutantlar da girdi. | Open Subtitles | لقد فتحت قناة التصريف، المزيد من المتحولين قد دخلوا |
| Değil , başka bir zaman değil de bir dünyaya o, bir portal açtı , belli ki, çalıştı Anlamı. | Open Subtitles | أعني أنها عملت ، كما يبدو لقد فتحت بوابة ليس لوقت آخر لعالم آخر |
| Kapıyı yavaşça açtım çok yavaş. | Open Subtitles | لقد فتحت الباب بهدوء شديد بهدوء شديد جداً |
| Kapıyı açtım, o tatlı kadıncağız sadaka topluyordu. | Open Subtitles | لقد فتحت الباب ووجدت هذه العجوز تشحذ الصدقة. |
| SAT sınav kitapçığını 5 dakika önce açtım. | Open Subtitles | لقد فتحت نموذج الإمتحان قبل بداية الإمتحان بخمسة دقائق |
| Daha önce koca ağzımı açtım, ve şimdi kimse benimle konuşmuyor. | Open Subtitles | لقد فتحت لتوي ثرثرتي الآن لا أحد يتكلم معي |
| - Evet. Bölüm'e istediğiniz soketi açtım. | Open Subtitles | لقد فتحت المقبس للوحدات التى سألتنى عنها |
| Sana kalbimi kimseye açmadığım kadar açtım. | Open Subtitles | لقد فتحت لك قلبي بطرق لم أفعلها مع احد من قبلك |
| Sen kutuyu açtın, ve sadece sen onu durdurabilirsin. | Open Subtitles | لقد فتحت الصندوق وانت فقط تستطيعين ايقافه |
| Oradaki inanılmaz şeylerle ilgili sen gözlerimi açtın. | Open Subtitles | لقد فتحت عيني كل تلك الأشياء الرائعة هناك في الخارج |
| Sen içinde bilgelik yazmayan bir talih kurabiyesi açtın bu var olmayan bir bilge tarafından yazılmış zaten cevabını bildiğin bir probleme çözüm arayan bir metin. | Open Subtitles | لقد فتحت للتو كعكة الحظ دون ثروة... كتبه سيد الذي لا وجود له... لإيجاد حل لمشكلة... |
| Peki, o benim için yepyeni bir dünya açtı, ve bana gerçekten sunmak zorunda ne kadar görmek yaptı. | Open Subtitles | ، حسناً ، لقد فتحت عالم جديد لي و جعلتني أرى أن لدي الكثير لأعرضه |
| Vajinasından... bağırsağına çıkan... bir delik açtı. | Open Subtitles | لقد فتحت فتحة إلى داخل أمعائها من عضوها الأنثوى |
| Ceketini açtı ve içinde ne olduğunu gösterdi. Silahı... | Open Subtitles | أقصد، لقد فتحت سترتها، وأرتني ما كان محشواً بالداخل. |
| Biz de zihin gücüyle kapı açtık herhâlde! | Open Subtitles | مرحبًا لقد فتحت البوابة بعقلي |
| Yalancı olan annem. -Yalan söylemedi. Bana açıldı. | Open Subtitles | راي إنها لم تكذب علي بخصوص هذا الأمر لقد فتحت قلبها لي |
| Ben de demin güzeller güzeli bir '74 Barolo açmıştım ve içeride bir kasa daha var, etrafta dolaşmaya yeter. | Open Subtitles | لقد فتحت للتو أحد قنينات الجميله 74 بارولو ولقد حشرت القضية برمتها بداخلها لذا هناك الكثير من الأمور تجري بالأنحاء |
| Döküme göre okul parası hesabını cinayet günü açmışsın. | Open Subtitles | ...وفقاً للبنك لقد فتحت حساب صندوق مال المدرسة بنفس يوم الجرائم |