| Sana söylemiştim, böyle bir çanta her yere uygun olmayabilir. | Open Subtitles | لقد قلت لك, حقيبة مثل هذه غير ملائمة لكل المناسبات |
| Dolu silah taşıyan hiç kimseyle iş yapmayacağımı Sana söylemiştim. | Open Subtitles | لقد قلت لك: إني لا أعمل مع أحد يحمل الأسلحة |
| Noah, Sana söyledim, Beth'in hayatının bir parçası olmanı istiyorum ama benim şartlarımla. | Open Subtitles | نواهـ ، لقد قلت لك أنني أريدك أن تكون جزءا من حياة بيث |
| Lanet olsun! Ben, dostum Sana söyledim. Eğer yine benim ayıların biriyle lanet... | Open Subtitles | تباً لقد قلت لك يا رجل، إذا عبثت مع أحد الدببة خاصتي مجدداً |
| - Söylemiştim ya sana gidip ormanda domuz avlayalım demiştim. | Open Subtitles | نعم, لقد قلت لك دعنا نذهب إلى الغابة لاصطياد الخنازير |
| Size Dedim ya, savaştan beri Hartmann'ı görmedim. | Open Subtitles | لقد قلت لك أننى لم أرى هارتمان منذ الحرب |
| Söyledim ya, hayatta olabilir, bilmiyoruz. | Open Subtitles | لقد قلت لك من قبل ، يمكن أن يكون حياً ، و لكننا لا نعرف ذلك |
| Sana söylüyorum, onu sadece bir cumartesi gecesi kilitleme bak sonra neler olur.. | Open Subtitles | لقد قلت لك انتي نسيتي ان تحبسيها ليلة السبت |
| Sana söylemiştim. "Poughpeepskie"ye gitmeliydik.. | Open Subtitles | لقد قلت لك كان ينبغي علينا الذهاب إلى بوغبيبسكي |
| - Mutfak. Daha çok adam gönder, demiştim. Sana söylemiştim. | Open Subtitles | لقد أخبرتك أن ترسل المزيد من الرِجال لقد قلت لك ذلك |
| - Sana söylemiştim. Aynı şey bana da olmuştu. | Open Subtitles | ,لقد قلت لك مسبقا ً نفس الشيء حدث معى, أفهمت |
| Sana söylemiştim, er ya da geç söyleyeceğim... | Open Subtitles | لقد قلت لك ذلك, سأخبره في نهاية المطاف.. |
| Hiçbiri gerekli değil. Sana söyledim, bir hastaylaydım. | Open Subtitles | كارول, لاداعى لكل هذا , لقد قلت لك اننى كنت مع مريض |
| - Sana söyledim, bilgisayar oyunu değil bu! | Open Subtitles | لقد قلت لك . إنها ليست لعبة فيديو إذا ماذا هي ؟ |
| Hayır. Bak, Sana söyledim, ben bu şeyin bir parçası değilim. | Open Subtitles | لا ،أنظري لقد قلت لك أنني لن أشارك في هذا |
| Hayır Sana söyledim. Yarın buradan çıkamam Bay Walker. | Open Subtitles | لا ,لا لقد قلت لك لن أغادر المكان غداَ يا سيد واكر |
| - Esas olay sallamakta biter demiştim. - Hiç bir zaman iyi sallayamamışımdır. | Open Subtitles | لقد قلت لك ان السر فى التلويح حسنا, لم اكن جيدة فى التلويح |
| Bu yüzden başımıza iş çıkarır diye sana o odadan kurtul demiştim. | Open Subtitles | لقد قلت لك بأنه يجب تبنظيف وتفريغ تلك الغرفة منذ مدة طويلة |
| Hanımefendi, resmi olarak eşiniz ölü değil. Dedim ya size. | Open Subtitles | سيدتى ، إنه لم يمت بصفة رسمية لقد قلت لك ذلك من قبل |
| - Söyledim ya, biri onlara ateş etmiş. - Kimmiş o kahrolası? | Open Subtitles | لقد قلت لك, أحدهم أطلق النار عليهم - من كان بحق الجحيم؟ |
| Sana söylüyorum anne: Birgün çok büyük biri olacağım. | Open Subtitles | لقد قلت لك يا امى سياتى يوم وسوف افعلها |
| Söyledim sana. Sadece 1 saat önce geldim. Onu hiç görmedim. | Open Subtitles | لقد قلت لك إننى قد جئت منذ ساعة فقط . إننى لم أراه |
| Defol dedim sana! | Open Subtitles | لقد قلت لك , أن تتركني و شأني لقد قلت لك , أن تتركني و شأني |
| Size söyledim, çipin yerini bilmiyorum. | Open Subtitles | لقد قلت لك سابقاً أنا لا أعرف أين هي الشريحة |
| İnsanların dünyasında sahte paranın yasadışı olduğunu size söylemiştim. | Open Subtitles | لقد قلت لك انه امر غير قانوني تزوير المال بهذا العالم المتقدم |