| Bu yanına kalmayacak, Rocky. Elbet bir gün hesaplaşacağız. | Open Subtitles | أنت لن تفلت بدون عقاب من ذلك، روكى أنا سأصبح مستوي يوماً ما. |
| Bu yanına kalmayacak. Kadın da onu mahkemeye verdi. | Open Subtitles | لن تفلت من العقاب - لذا ادعت علية في المحكمة- |
| kaçamayacaksın! | Open Subtitles | لن تفلت بفعتلك هذه |
| Bu iş yanınıza kalmayacak. | Open Subtitles | لا تحاول أبد ان تتصنع بعض الخوف , فإنك لن تفلت من العقاب لا؟ |
| Ve şimdi de bu. Bu yanına kâr kalmayacak. | Open Subtitles | والآن هذا، حسنا، إنك لن تفلت بهذا |
| Yemin ederim bundan paçanı kurtaramayacaksın. | Open Subtitles | اقسم لن تفلت بفعلتك هذه |
| Bundan kurtulamayacaksın! Bütün polisleri başına toplayacağım! | Open Subtitles | لن تفلت من العقاب سيكون هناك شرطة على هذا |
| Ama sen o kadar kolay kurtulamazsın. | Open Subtitles | لكنك لن تفلت من السنارة بهذه السهولة |
| Bundan böyle kolayca kurtulamazsın. | Open Subtitles | أنت لن تفلت من هذا الأمر |
| - Çık git. - Bunu yanına bırakmayacağım. | Open Subtitles | لن تفلت بعملتك هذة |
| Cehenneme git! Bu yanına kar kalmayacak. | Open Subtitles | تباً لك لن تفلت من هذا من دون عقاب |
| Bu yanınıza kar kalmayacak, Bay Googlesearch. | Open Subtitles | أنت لن تفلت من هذا سيد بحث غوغل |
| O annemizi öldürdü ve bu da onun yanına kalmayacak. | Open Subtitles | لقد قتلت امي وهي لن تفلت بفعلتها |
| Yaptığın yanına kalmayacak. Beni duydun mu? | Open Subtitles | لن تفلت بعملتك هذة ، أتسمعنى ؟ |
| Bu yaptığı yanına kalmayacak, değil mi? | Open Subtitles | هي لن تفلت من ما فعلته، أليس كذلك؟ |
| Bundan kaçamayacaksın. | Open Subtitles | أنت لن تفلت منها. |
| Parma seni âdi...kaçamayacaksın! | Open Subtitles | بارما أيها الحقير . . لن تفلت . |
| Lanet olsun. Bu yanınıza kalmayacak! Hiç bir yere gitmiyorum. | Open Subtitles | لن تفلت بفعلتك هذه انا لن اغادر المكان |
| Amacınız her neyse, yanınıza kalmayacak. | Open Subtitles | مهما تنوي القيام به، لن تفلت من العقاب |
| # Artık bunlar yanına kâr kalmayacak. | Open Subtitles | حسناً لن تفلت من ذلك بعد اليوم |
| Bu yanına kâr kalmayacak. | Open Subtitles | لن تفلت من العقوبة على فعلتك هذه. |
| - Bundan paçanı kurtaramayacaksın. | Open Subtitles | أنت لن تفلت بهذا |
| Lester, bundan kurtulamayacaksın. | Open Subtitles | ليستر، سوف لن تفلت بدون عقاب من هذا. |
| O kadar kolay kurtulamazsın. Şurada Walt Amca'nın resmi var. | Open Subtitles | لن تفلت بهذه السهولة هناك صورة للعم (والت) هناك |
| Bundan böyle kolayca kurtulamazsın. | Open Subtitles | أنت لن تفلت من هذا الأمر |
| Bunu yanına bırakmayacağım! | Open Subtitles | أنت تعلم هذا إنك لن تفلت بهذا |
| Bu yanına kar kalmayacak. | Open Subtitles | أنت لن تفلت بدون عقاب من هذا |
| Yaptığınız yanınıza kar kalmayacak. | Open Subtitles | لن تفلت بفعلتك هذه |