| Resimlerin o kadar matahsa git müzeye koy. | Open Subtitles | أذا كنت تظن بأن لوحاتك مميزة ضعها في المتاحف |
| Resimlerin çok güzel. Gergin değilim, Sarah. | Open Subtitles | بخصوص الليلة، كل شيء سيكون رائعا لوحاتك جميلة |
| Kimin yaptığını öğrenseydim, öncelikle resimlerini ona satmaya çalışırdım. | Open Subtitles | إذا أَكتشفت مَنْ كَانَ هو، أنا مبدأياً سأحاولْ أن أبَيْع له لوحاتك |
| 20 yıl sonra resim sergine gelirim resimlerini almayı karşılayamam ama benim için peçeteye bir şeyler karalarsın bu da benim emeklilik fonum olur, tamam mı? | Open Subtitles | سأزور معرض رسوماتك بعد 20 سنة لن أقدر على شراء أحد لوحاتك لكنك .. |
| Sen kendini ne sanıyorsun, şu resimlerinden biri mi? | Open Subtitles | ماذا تظنين نفسك؟ واحدة من لوحاتك اللعينة |
| Deri kanepe, senin Tabloların ve benim Aziz Ursula ki benim değil. | Open Subtitles | و الكنبة الجلدية, لوحاتك و لوحتي القديسة اسلير |
| Birisi burayı tıkladığında senin resimlerine giden bir bağlantı çıkıyor. | Open Subtitles | - إذا نقر أحد هنا يحصل على رابط ينقله إلى لوحاتك. |
| Aslına bakarsanız, o mucizevi tablonuzu hatırlamadan seyahat etmek imkansız. | Open Subtitles | أجل، وفي حقيقة الأمر لا يمكنني أن أسافر.. بدون أستذكار لوحاتك العظيمة |
| resimleriniz gerçekten çok güzel. Çizimleriniz son derece etkileyici. | Open Subtitles | أوه إن لوحاتك جميلة جداً ، موهبة رسم مثيرة للإعجاب |
| Keşke Resimlerinizi beğenseydim ama beğenmedim. | Open Subtitles | أتمنى أن تعجبنى لوحاتك و لكنها لا تعجبنى |
| - Ben kulübümü böyle seviyorum. Resimlerin o kadar matahsa git müzeye koy. | Open Subtitles | إذا لوحاتك مميزة للغاية، فعليك وضعها في المتحف. |
| Resimlerin insanların ortak duygularını ifade ediyorlar. | Open Subtitles | لأن لوحاتك تعبر عما يشعر به الجميع |
| Sana göre Resimlerin ne zaman biter ki zaten... | Open Subtitles | منذ متى تقوم بتبرير لوحاتك لأي شخص؟ |
| Resimlerin nasıl gidiyor? | Open Subtitles | كيف تبلي مع لوحاتك ؟ |
| Susan, resimlerini bir galeride sergilemek çok büyük bir fırsat. | Open Subtitles | سوزان تعليق لوحاتك في معرض هي فرصة كبيرة |
| Ben senin resimlerini seviyorum ve açıkçası başkaları ne düşünüyor umrumda değil. | Open Subtitles | أحب لوحاتك, وبصراحة, لا أبالي بما يقوله أي شخص آخر. |
| Eben, senin şu deniz ve Land's End Feneri resimlerini ne zaman görsem kalbim duracak gibi oluyor. | Open Subtitles | لكن ، لوحاتك هذه "عن البحر و " ضوء نهاية الأرض كلما رأيتها ، فإن قلبى يوشك على التوقف |
| Bir sergi düzenleyicisi çıkagelecek, resimlerinden birine bakacak... ve bunun gördüğü en harika şey olduğunu düşünecek. | Open Subtitles | سيمر صاحب أحد المتاحف بنا, ويشاهد إحدى لوحاتك.. ويظن أنها أفضل ما في الوجود. |
| Senin resimlerinden mi demek istedin? | Open Subtitles | الا تعني من أحدى لوحاتك الجيدة؟ |
| Ve tek umursadığın şey Tabloların! İnsanlar senin için bir önem taşımıyor! | Open Subtitles | يهمُّك فقط أمر لوحاتك لا البشر |
| Beni yanlış anlama. resimlerine bayılıyorum. | Open Subtitles | لا تفهميني خطأ أنا أحب لوحاتك... |
| Sen resimlerinle oynarken eğleniyorum. | Open Subtitles | بينما ترسم لوحاتك التافهة |