| Madem paramı almak istemiyorsun, şimdi hiç bir şey yok sana. | Open Subtitles | أنت لم تريد أن تأخذ أموالي، والآن ليس لديك أي شيء. |
| Nerede olduğu veya nereye gittiği hakkında hiç bir fikriniz yok mu? | Open Subtitles | و ليس لديك أي فكرة أين هي أو إلى أين هي ذاهبة؟ |
| Kızınız ya da karınız yokmuş. Demek ki tehdit de yoktu. | Open Subtitles | ليس لديك أي بنات ولا زوجة مما يعني لا أحد لتهديده |
| Ama oraya gidildiğinde neyle karşılaşacağınıza dair en ufak bir fikriniz bile yok. | Open Subtitles | ولكن إلى أن تصبح هناك، ليس لديك أي فكرة عما ستواجهه. |
| Bu senin hiç bir duyguya sahip olmaman gibi değil. Asla. | Open Subtitles | ليس أنه ليس لديك أي مشاعر أبدا حول أي شئ |
| Gantry...patronun kim olduğuyla ilgili bir şüphen yoktur umarım. | Open Subtitles | جانتري، آمل فقط ليس لديك أي أفكار حول من هو الرئيس |
| İyi de bir işin yok ki zaten her günün boş. | Open Subtitles | ولكنّك جميع الأيام متفرغ ليس لديك أي وظيفة |
| Onun ne tür kötülükler yapabileceği hakkında hiç bir fikrin yok. | Open Subtitles | ليس لديك أي فكرة عن نوع الشر الذي قادر أن يفعله |
| Sizinle birlikte olabilmek için ne kadar uzaktan geldiğim hakkında hiç bir fikriniz yok | Open Subtitles | ليس لديك أي فكرة عن مدى البعد الذي اتيت منه لأكون معكِ |
| Sizin böyle yardım eden bir kurumunuz yok mu? | Open Subtitles | أنت ليس لديك أي جمعيات ؟ لا شئ للمساعدة مثل ذلك ؟ |
| Rin'e bakıyor olmamın, senin için hiçbir mahzuru yok mu? | Open Subtitles | إذا ليس لديك أي مشكلة في تركي أعتني بـريـن |
| Yani Artemis'in ölümüne verdiğin aşırı tepki ile yüzleşmene gerek yok mu? | Open Subtitles | لذا أنت حقا ليس لديك أي اهتمام في مواجهة رد فعلك المتطرف لموت آرتيميس ؟ |
| Üçünün arasında en güçlüsü o. Agatha olmadan, hiçbir şeyin yoktu. | Open Subtitles | انها دائما أقوى الثلاثة بدون أجاثا، ليس لديك أي شيء |
| Bunun bana ne ifade ettiğinden haberin bile yok. | Open Subtitles | ليس لديك أي فكرة كم كان يعني لي ذلك العرض، حسنا؟ |
| Senin hiç dostun yoktur. Kimse sevmez seni. | Open Subtitles | ليس لديك أي أصدقاء لا أحد يحبك |
| Bunu bana kimin gönderdiği hakkında fikrin yoktur, değil mi? | Open Subtitles | أنت ليس لديك أي فكرة عمن أرسل لي هذا، أليس كذلك؟ |
| Bana dedi. Sen de iş yok ki. | Open Subtitles | إنه يعنيني أنا لأنه واضح أنه ليس لديك أي منها |
| Her sabah bir insanla uyanmak ne kadar iğrenç bir şeydi tahmin edemezsin. | Open Subtitles | ليس لديك أي فكرة كيف كان الأمر مثيرا للاشمئزاز أن تستيقظ بجوار بشرية كل صباح. |
| Ben her şeyi iptal ettim, işin falan yok. | Open Subtitles | لا لا ، لقد ألغيت كل شيء ليس لديك أي شيء |
| - Evet, ben de. Hem de nasıl bilemezsin. | Open Subtitles | نعم، أنا أيضًا ليس لديك أي فكرة |
| Başın ne tür bir derde girdi, farkında bile değilsin, değil mi? | Open Subtitles | ليس لديك أي فكرة عن الورطة اللتي وقعت فيها، أليس كذلك ؟ |