| Evlen onunla. hala ona karşı bazı iyi duygular besliyor olmalısın. | Open Subtitles | تزوجي به, لا بد أنك ما تزالين تملكين بعض المشاعر تجاهه |
| hala bana kızgınsın değil mi? | Open Subtitles | ما تزالين تشعرين بالضجر وأنتِ معي أليس كذلك ؟ |
| Bu sıcak ballı sütün, hala istiyorsan. | Open Subtitles | هاهو حليبك الساخن مع العسل إذا كنتي ما تزالين تريدنه |
| Bir tuhaflık olmasını umut ediyorsun, bu yüzden hâlâ buradasın. | Open Subtitles | تأملين أنّه أمر غريب. وهذا سبب أنّكِ ما تزالين هنا |
| Gordugun her seyden sonra onlara hâlâ nasil yardim edebiliyorsun? | Open Subtitles | بعد كُل ما رأيتِ كيف ما تزالين يُمكنكِ مُساعدتهم ؟ |
| Önemli değil. Sadece hâlâ burada olmanı beklemiyordum o kadar. | Open Subtitles | كلّا، لم أتوقّع حقًّا أن أجدك ما تزالين هنا وحسب. |
| hala söylemek istiyorsan iki hafta içinde söylersin. | Open Subtitles | إن كنت ما تزالين تريدين الإفصاح عنه، فافعلي ذلك بعد أسبوعين، اتفقنا؟ |
| Neden hala üzerinde pijama var? | Open Subtitles | عزيزتي , لماذا ما تزالين مرتدية ملابس النوم ؟ |
| -Hadii, hala populer kızlardan korkmuyorsun değil mi? | Open Subtitles | بربك أنت ما تزالين تخافين من الفتاة الأكثر شعبية ؟ |
| Eğer bu yeri kapattıysan neden hala benim peşimden geliyorsun? | Open Subtitles | إن أقفلت المكان، فلماذا ما تزالين تلاحقينني؟ |
| hala benim aldığımı düşünüyorsun. | Open Subtitles | ماذا ؟ ما تزالين تعتقدين أنني أنا من أخذتها |
| Bence hala şarkı söylüyor olman çok güzel. | Open Subtitles | أعتقدُ أنه رائعاً كونكِ ما تزالين تغنّين. |
| O yüzden hala tedavidesin diyorum. | Open Subtitles | لهذا السبب أقول أنّكِ ما تزالين في مرحلة الإنعاش |
| Orada ne gördüğünü bilmiyorum ama hala hayattaydın. | Open Subtitles | لا أعرف ماذا رأيت هناك، لكنّك ما تزالين على قيد الحياة هنا. |
| Sonra geldin. Tüm iş programı ve kalite gitti ama spot ışıkları hâlâ üzerinde duruyordu. | Open Subtitles | عندما جئتِ اختفت تلك الخصال والمَنزِلة الرفيعة ولكن ما تزالين في دائرة الضوء |
| Seni o ilişkiden kurtardım ama sen hâlâ mutsuzdun. | Open Subtitles | و لكنني أخرجتك من العلاقة و كنتِ ما تزالين غير سعيدة |
| Bence, hâlâ gençlik dönemini yaşarken, kariyerin, evliliğin ve bir oğlun olması çok ilginç. | Open Subtitles | إذاً,أعتقد أنه أمر مثير للاهتمام أن يكون لديك مهنة وزواج وابن بينما ما تزالين مراهقة |
| Yetişkin olabilirsin ama hâlâ benim kızımsın ve seni korumak benim görevim. | Open Subtitles | ربما أصبحت بالغة لكنكي ما تزالين ابنتي و مهمتي حمايتكِ من أولاد الحرام |
| Eclair, sen hâlâ çok küçüksün şimdi ölemezsin. | Open Subtitles | أنت ما تزالين شابة أنت لا يجب أن تموتي الآن. |
| Keşke hâlâ kardeşimmiş gibi davranmayı bir bıraksan. | Open Subtitles | آمل أن تبارحي التظاهر بأنّكِ ما تزالين أختي |
| Bu adamın tek farkı, bana bir servete mâl olmasıydı, oysa sen senin kontratına sadece 2 sent ödedim, ve sen hâlâ buradasın. | Open Subtitles | ذلك الفتى هو شيء, قد كلفني ثروة, إلا أنك.. دفعتُ لك سنتين اثنين من عقدك وها أنتِ ما تزالين هنا, |