| Ve harcama yaparken ne hissettiğini gözetle. | TED | وأثِر فضولك حول ما تشعر به عندما تُنفق. |
| Sanırım ne hissettiğini anladım, ve isteklerine saygı duyuyorum. | Open Subtitles | أعتقد أنني قد فهمت ما تشعر به و إنني أحترم رغباتك |
| O an Ne hissediyorsan ve ne kadar istersen iste daha iyi, daha başka hissedemezsin. | Open Subtitles | - شيء واحد تعلّمته - لا يمكنك الشّعور بغير ما تشعر به بغضّ النظر عن مدى انتظارك للاختلاف |
| Jim kes şunu! Her Ne hissediyorsan bu gerçek bile değil. | Open Subtitles | جيم ، توقف ما تشعر به ليس حقيقية |
| Sadece içinde söylemek istediğin bir şey ile yaşamanın nasıl bir his olduğunu bilebilrsin. | TED | كنت فقط تعرف ما تشعر به لدى العيش داخل خزانة. |
| nasıl hissettiğini iyi biliyorum, ama üzülmemelisin. | Open Subtitles | أعرف بالضبط ما تشعر به لكنك لا يجب أن تقلق |
| Boşuna fedakârlık yapmanın nasıl hissettirdiğini biliyorumdur belki. | Open Subtitles | ربما أنا أعرف ما تشعر به ترغب في التضحية عبثا |
| Eğer böyle düşünüyorsa, cehenneme kadar yolu var. Onun ne düşündüğünü boş ver, Bob. | Open Subtitles | تعرف، إذا كان ذلك ما تشعر به، تعرف، سيكون الحياه معها جحيم |
| Tamam, eğer hissettiğin şey buysa art... artık bir ailemiz yok. | Open Subtitles | حسنا ان كان هذا ما تشعر اذن لم يعد لدينا عائلة |
| O zaman hissettiğin şeyi aşk olduğunu söyleme. | Open Subtitles | فلا تدعي أنّ ما تشعر به حبّ |
| ne hissettiğini anlıyorum ama her zaman beklenmedik şeyler çıkabilir. | Open Subtitles | أنا اعرف ما تشعر به ولكن هناك دائماً ما هو غير متوقع |
| Bundan sen sorumluysan, ne hissettiğini anlıyorum. | Open Subtitles | إن كنت مسئول عن ذلك فأنا أعرف ما تشعر به |
| ne hissettiğini bilmek bir şey hissetmemekle aynı değildir. | Open Subtitles | حسنا ، معرفة ما تشعر به . ليست مثل أنك لا تشعر |
| Ne hissediyorsan onu söylemelisin. Bu yüzden varlar o kötü sözler. | Open Subtitles | يمكنك القول ما تشعر بهِ، كما تعلم. |
| Hayır. Ne hissediyorsan onu yapmanı istedim. | Open Subtitles | لا , أريد منك أن تفعل ما تشعر |
| Ne hissediyorsan onu söyle. | Open Subtitles | فقط ما تشعر به |
| Karınla beraber olmanın, Nasıl bir his olduğunu hatırlamanı istiyorum. | Open Subtitles | أريدك أن تتذكر دائما ما تشعر به أن تكون مع زوجتك. |
| Yakaladığın zaman bana haber ver, nasıl bir his olduğunu öğrenmek istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن أعرف ما تشعر به عند ذلك |
| Artık nasıl bir his olduğunu sen de biliyorsun. | Open Subtitles | الآن، وتعلمون أيضا ما تشعر به مثل |
| Anlıyorum Sam. nasıl hissettiğini kesinlikle biliyorum. | Open Subtitles | أنا افهم يا سام أنا أعرف تماما ما تشعر به |
| En azından onunla konuşup ona nasıl hissettiğini anlatabildin. | Open Subtitles | فعلت ما بوسعك على الأقل كنت قادراً على الكلام معها بإخبارها ما تشعر به |
| Herkes başka biri olmanı söylerken olmak istediğin kişi olmak için savaşmanın nasıl hissettirdiğini biliyorum Duke. | Open Subtitles | أنا أعرف ما تشعر به ، ديوك أن تقاتل لتكون شخص تريد أن تكونه عندما يكون الجميع يقولون لك أن تكون شخص آخر |
| Belki de insanların, seni olmadığın biri gibi yargılamalarının nasıl hissettirdiğini bildiğimdendir. | Open Subtitles | ...حسنا ، ربما انه بسبب أنا أعرف ما تشعر به أن يكون هناك أناس يعتقدون أنك شخص وأنت لست كذلك |
| Onun ne düşündüğünü ya da ne hissettiğini nasıl bilebilirim? | Open Subtitles | وكيف من المفترض أن أعرف ما تُفكر فيه أو ما تشعر به؟ |
| Hayır, Hayır, Hayır, Hayır. hissettiğin şey 100 papel zengin olduğun. | Open Subtitles | لا ، لا ، لا ، ما تشعر به أنك أغنى بـــ 100 دولار |
| Doğru olduğunu hissettiğin şeyi yap. | Open Subtitles | انت سوف تعمل ما تشعر أنه صحيح |