| Sonraki gece aradı sesi dengesiz geliyordu. | Open Subtitles | ، فى الليلة التالية إتصل . بدا أنه غير متزن |
| Göz hatların dengesiz. İnsanların bakmasını mı istiyorsun? | Open Subtitles | لون عينيكِ غير متزن أتريدين أن يحدق الناس بكِ؟ |
| Bu zihinsel açıdan dengesiz birinden faydalanmak olur. | Open Subtitles | كلا،كلا، هذا سيكون كأستغلال شخص غير متزن عقلياً |
| O izleri ayık bir adamın telefonunda asla göremezsin, ...sarhoş bir adamda kesinlikle vardır. | Open Subtitles | لا تجد هذه العلامات على هاتف رجل متزن ولا تجد هاتف سكير إلا عليه هذه العلامات |
| Müzik kariyeri eroin bağımlılığı yüzünden sona erdi, ...ama artık temiz ve ayık biri. | Open Subtitles | لقد تأخر عن الشهرة بسبب ادمانه على الهيروين ولكنه الان متزن و مقلع عن الهيروين |
| Sınıfta olmaya yetecek kadar dengeli olduğunuz konusunda teminat istiyorum. | Open Subtitles | أحتاج بعض التوكيد أنك متزن كفايةً لتقف في فصل دراسي. |
| Daha fazlasını koşardım, bilirsin, ama koşuya biraz dengesiz başladım. | Open Subtitles | كان بإمكاني أن اعمل لأكثر من ذلك لكنني بديت غير متزن بعض الشيء أثناء الجري |
| Kırışıklıklar dengesiz basınca neden oluyor bu da deride ülser yapıyor. | Open Subtitles | التجاعيد تسبب ضغط غير متزن, وقد تسبب له تقرحات جلديه. |
| dengesiz davranan yanık kurbanı bir takma ad kullanıyor. | Open Subtitles | ضحية حرق غير متزن عاطفياً ويستخدم اسماً مستعاراً |
| Ama onun dengesiz gördüğü şey, aslında romantik. | Open Subtitles | و لكن كما ترى ما يراه هو غير متزن أنا أراه ... |
| Buradaki arkadaşının da biraz dengesiz olduğundan şüpheleniyoruz. | Open Subtitles | نعتقد أن صديقه هذا أيضاً غير متزن. |
| Memur Parkman dengesiz biri. Son duyduğuma göre intihara meyilliydi. | Open Subtitles | الضابط (باركمان) غير متزن ، وانتحر وهذا أخر ما سمعته. |
| dengesiz olduğunu herkes biliyor. | Open Subtitles | الكل يعلم أنّه غير متزن عقليا. |
| dengesiz bir ajanın saha işini yapmasına izin vererek mi? | Open Subtitles | بسماحك لعميل غير متزن بالعمل الميداني؟ |
| İnsan hayvanat bahçesine niye ayık kafayla gitsin ki? | Open Subtitles | لماذا قد يذهب أحدهم إلى حديقة الحيوان وهو متزن ؟ |
| Bir sonraki seferde ölmemen için ayık tutmaya çalışıyor. | Open Subtitles | حاول أن تبقى متزن حتى لايتم اغتيالك في المرة القادمة |
| Eva bebeği verdiğinden beri hiç ayık gezmedi. | Open Subtitles | إنه غير متزن الأن منذ أن تخلت،إيفا عن الطفلة |
| Ama önce sana şunu sormak istiyorum ayık olmak kariyerini sence nasıl etkiledi? | Open Subtitles | ولكن اريد أن أسألك هذا السؤال أولاً كيف تظن أن كونك متزن أثر في مهنتك؟ |
| Kendi hazırladığın bubi tuzağına düşüyorsan ayık olmanın anlamı ne? | Open Subtitles | مالفائدة من أن أصبح متزن عندما تسقط في فخ |
| Ama epeydir kendimi bayağı dengeli hissediyorum ve topluma katkıda bulunmaya gerçekten hazırım. | Open Subtitles | ولكن أشعر بأني متزن منذ مدة وأنا مستعد لأن أتبرع لمجتمعي |
| Ki sen o adamın adil ve dengeli biri olduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | رجل كما قلتِ بأنه كان عادل و متزن |