| Kutuların içindekileri doğrulamak için kutulardan alınması gereken şeker en az kaç tanedir? | Open Subtitles | مـاهو الحـد الأدنى لعدد الحلويـات الذي سوف يأخذه الرجـل للتأكـد من محتويات الصنـاديق؟ |
| Örneğin şu an ayağa kalkıp çantanızın içindekileri yere dökmeniz. | TED | كعندما تقوم الآن وتفرغ محتويات شنطتك كلها على الأرض. |
| Bana içeriğinin masum olduğuna dair yemin etti. | Open Subtitles | لقد أقسم أن محتويات هذا الخطاب بريئهمنأىّخيانه. |
| Öyleymiş Lordum. Evdeki eşyalar için müzayede düzenlenecekmiş. | Open Subtitles | وهو كذلك، لكن ستعرض محتويات المنزل للبيع بالمزاد العلني في العاشر من الشهر |
| Çarşamba günü eşiniz dairenizdeki tüm eşyaları açık arttırmada satmış. | Open Subtitles | الخميس الماضى , زوجك قام ببيع محتويات الشقة فى مزاد عام |
| Aklı sıkça mühürlü kutunun içeriğine giderdi. | TED | وغالبًا ما كان عقلها يتساءل عن محتويات الصندوق المختوم. |
| Standart ceset incelemesini yaparken mide içerikleri, yara analizi, koku testi gibi... | Open Subtitles | كما كنت اقوم بحساب مستوىالمخزونمن الجسم. محتويات المعدة وجروحه تحليل اختبار اكتشافها. |
| İnsanların çok iyi bir içerik oluşturarak, hayatlarını kazanması için bu aramaları daha etkin kılıyor ve içeriği daha iyi duruma getiriyor. | TED | تجعل المحتويات أفضل، تجعل البحث أفضل، عندما يستطيع الناس تأمين الدخل من إنتاج محتويات عظيمة. |
| Mide içeriğinde insan DNA'sına rastladım. | Open Subtitles | وَجدَ الدي إن أي البشري في محتويات المعدةَ. |
| Bayım, çantanızın içindekilere bakabilir miyim? | Open Subtitles | معذرة يا سيدي . هل تمانع ؟ ان القى نظرة على محتويات حقيبتك ؟ |
| Şimdi efendim, bu değerli paketin içindekileri... kontrol etmeliyiz. | Open Subtitles | والآن يا سيدي علينا التأكد من سلامة محتويات هذه الشحنة الثمينة |
| Mahzuru yoksa içindekileri görmek istiyorum. | Open Subtitles | أنت تعرف، في الواقع، أود أن أرى محتويات إذا كنت لا تمانع. |
| Ve samimiyetinin bir kanıtı olarak bu bavulun içindekileri verdi. | Open Subtitles | ولقد عرض محتويات هذه الحقيقبة كدليل لإخلاصه |
| Peki sıradaki ne, buzdolabımın içindekileri mi sınıflandıracaklar? | Open Subtitles | سيقومون بتصنيف محتويات برادي؟ أم خزانة ملابسي الداخلية؟ |
| -her erkeğin hayatından bir zaman gelir, kendi içeriğinin yetmediğini anlar. | Open Subtitles | هما جايين بوقت في حياةِ كُلّ رجلِ عندما يصلَ إلى مواجهِ الحقيقة بأنّ محتويات ثلاجتِه لا تَقْطعُها. والآن. |
| Hala, toksikoloji raporlarını ve mide içeriğinin analiz sonuçlarını bekliyorum. | Open Subtitles | مازلت أنتظر عودة نتائج السموم وتحاليل محتويات معدة الضحية |
| Eski ofisinizdeki eşyalar kutuların içinde. | Open Subtitles | محتويات مكتبكِ القديم لا تزال في الصناديق. |
| Oyun oynadığınız odanın içinde olan eşyaları söyleyebilir misiniz? | Open Subtitles | الآن، هل ستتفضل لوصف محتويات الغرفة التي كنت تَلعب بها |
| Mide içeriğine bağlı, 5 ile 15 dakika arası. | Open Subtitles | ,يعتمد على محتويات المعده .ما بين خمس الى 15 دقيقه |
| Bu işte en iyi adli tıpçıları istiyorum mide içerikleri, ayakkabılarındaki kir, onların nerede olduklarını söyleyecek herhangi bir şey. | Open Subtitles | أريد أفضل الخبراء الجنائيين على هذه القضية محتويات المعدة و التراب في أحذيتهم أي شي قد يدلنا على مكانهم |
| Diğer içerik piyasaları olan kitap yayıncılığı ve radyo da yükselişte. | TED | محتويات السوق الأخرى كنشر الكتب والاذاعة أيضاً في صعود |
| Onları ağız boşluğunda buldum, ama mide içeriğinde onlardan hiç yok. | Open Subtitles | وجدتها في التجويف الفموي لكن ليس في محتويات المعدة |
| Bayım, çantanızın içindekilere bakabilir miyim? | Open Subtitles | معذرة يا سيدي . هل تمانع ؟ ان القى نظرة على محتويات حقيبتك ؟ |
| Benim ön tanım, mide içeriği ve kum aspirasyonu sebebi ile boğulma. | Open Subtitles | تقديري المبدئي هو الاختناق ساهم بها شفط احتضاري من محتويات المعدة والتراب. |
| Veritabanında yok fakat içindeki maddeyi analiz edince bil bakalım ne buldum? | Open Subtitles | لا شيء على سجل البصمات لكن عندما فحصت محتويات المتنشق أحزر ماذا طابق ؟ |
| Zaman kapsüllerinin içeriklerini 35 wattlık lazer ışıkları sayesinde dış mekana yanstımak üzere planladık. | TED | وأيضاً أسقطنا محتويات كبسولة الزمن كشفرة ثنائية بإستخدام 35 واط من الليزر الى الفضاء الخارجي. |
| İnsanoğlunun elindeki en karmaşık tekniklerle bu şişenin içeriğini araştırdım. | Open Subtitles | حلّلتُ محتويات هذه القارورة بأكثر التقنيّات المتطوّرة المتوفّرة لدى البشر. |