| Erkekler dans etmekten korkar. Erkek egosu çok kırılgandır. | Open Subtitles | يبدو أن الرجال خائفون من الرقص الغرور الذكوري هش للغاية على ما يبدو |
| Dikkatli ol. Çok kırılgandır. | Open Subtitles | إحترس، هذا هش للغاية. |
| Haşhaş kapsülü çok narindir. | Open Subtitles | السطح المنتفخ للأفيون هش للغاية. |
| Denizin dışındaki buz, yavruların babalarını taşıyamayacak kadar ince. | Open Subtitles | وفي البحر، الجليد هش للغاية و لا يحتمل الجروين |
| Aman Sus, işte bak, geliyor! | Open Subtitles | هش,اقطع حديثك انظر من اين ياتي مرة اخرى |
| 80lerde başladı ama başlangıçta, makineler bir köpük bloğundan çok çok kırılgan bir model oyuyorlardı ve bu modelin gerçek hayatta hiçbir kullanışlılığı yoktu. | TED | بدأت في الثمانينات، لكن في البداية كانت جهاز ينحت في كتلة من الفوم نموذج كان هش و ضعيف جدا و غير صالح لأي استخدام |
| Çok hassastır. Bak. - Buna iyi bak. | Open Subtitles | ـ إنه هش جداً، أنظر، يمكنك الإعتناء بهذا ـ ياللروعة، جدي |
| Narsistik ego son derece kırılgandır. | Open Subtitles | حب الذات النرجسي هش جدّاً. |
| Çok kırılgandır. | Open Subtitles | انا.. انه هش للغايه |
| Dikkat et. Dantel son derece narindir. | Open Subtitles | إن الرباط هش جدا |
| Dikkat et. Dantel son derece narindir. | Open Subtitles | إن الرباط هش جدا |
| Gövdenin çok ince olduğu bir sürü nokta var. | Open Subtitles | يوجد الكثير من المواضيع حيث الهيكل هش للغاية |
| Evet. Kireçlenmiş ve ince. | Open Subtitles | إنه مصنف إنه هش |
| Ray, Crawford ve Davis tekrar bir araya gelmezse Sus Sevgilim'in olmayacağını biliyoruz. | Open Subtitles | راي، نحن نعلم جميعاً أنه لا يوجد "هش هش سوييت شارلوت" بدون إتحاد السيدة كروفورد و ديفس |
| Ancak onlara yaptığımız en ama en kötü şey sert olmaları gerektiğini söyleyerek, onları bayağı kırılgan egolarla bırakmamız. | TED | إلا أن أسوأ ما نفعله بالذكور، بجعلهم يشعرون بأنه عليهم أن يكونوا حازمين، هو أننا نربي فيهم شعورًا جد هش بذواتهم. |
| Bir kralın halkı üzerindeki nüfuzu çok hassastır Merlin. | Open Subtitles | سلطة الملك على شعبة (هو امر هش جداً يا (ميرلن |
| Fakat bu arada, şunu bilmeliyiz ki hafıza özgürlük gibi hassas bir şeydir. | TED | ولكن في الوقت نفسه، ينبغي غلى أن الجميع يأخذ في الاعتبار، أن نقوم بما علينا، أن الذاكرة، مثل الحرية، شيء هش. |
| Hadi! Kış kış! | Open Subtitles | اذهب,هش. |
| "Tembelsin" dedi. İnanabiliyor musun? | Open Subtitles | إنك هش , هل يمكنك تصديق هذا ؟ |
| "...her yeri kaliteli porselenden yapılmıştı ve çok güzeldi fakat çok da kırılgandı,... | Open Subtitles | ..تم بنائه بالكامل من الخزف الفاخر" .. ثمين جداً، ولكن هش جداً" |
| Julie, biliyorum beni çok kıskanıyorsun ve bu böyle anlarda ortaya çıkar, ama şu an gerçekten çok kırılganım. | Open Subtitles | جولي)، أعلم بأنك تغارين مني لأبعد الحدود) وهذا يظهر في لحظات كهذه لكنني هش الآن |
| Sen de amma kırılgansın. | Open Subtitles | أنت هش جداً سنعالجها فيما بعد |
| Gevrek, çıtır çıtır ve hafif yağlı ısırdığınızda ağzınızda eriyor. | Open Subtitles | ان هش من الخارج و طري من الداخل يذوب في الفم |
| Çok narin ve çok nadir... Kimse buna engel olamaz. | Open Subtitles | وإنه هش جداً و نادر ولا يمكن لأحد أن يوقفه |