| Bir saldırı anında başkanın bulunacağı yer. Sığınılacak en son yer. | Open Subtitles | لأنه مكان وجود الرئيس هذا البناء هو آخر شيء قد يسقط |
| Peki. Senin uğraşman gereken en son şey bu olmalı. | Open Subtitles | حسنا، ولكن هذا هو آخر شيء عليك ان تتعامل معه |
| en son kamyon transferleri neler? | Open Subtitles | ما هو آخر المستجدات في موضوع العودة إلى القيمة الأصلية؟ |
| Bu yüzden bugün, benim son kez serbestçe dolaştığım gün olacak. | Open Subtitles | لهذا السبب, اليوم هو آخر يوم أستطيع أن أمشي فيه بحرية. |
| Benim de bir sorum var. Sizce hangimiz en son evlenecek? | Open Subtitles | من هو آخر واحد تعتقدون أنه سيتزوج فينا ؟ |
| O geceye dair hatırladığım en son şey buydu. | Open Subtitles | سرور لك ولي كان ذلك هو آخر شيء تذكرته بتلك الليله |
| Tıp fakültesinde bize dediklerine göre, bir acil servis doktorunun yüzü... bir çok insanın en son göreceği şeydir. | Open Subtitles | لقد أخبرونا في المدرسة الطبية أن وجه الطبيب في غرفة الطوارئ هو آخر شيء يراه الكثير من الناس. |
| İtiraf edeyim ki burası seni bulmayı umduğum en son yer. | Open Subtitles | يجب أن أعترف أن هذا هو آخر مكان توقعت أن أراك فيه |
| Baba, birlikte yaptığımız, en son şeyi hatırlıyor musun? | Open Subtitles | أبي، هل تَتذكّرُ حتى ما هو آخر شي فعلناه سويه ؟ |
| Biri hakkında gerçeği öğrenmek istiyorsanız, en son kendisiyle konuşmalısınız. | Open Subtitles | اكتشفت أنه عندما تريد معرفة حقيقة أحد فهذا الشخص هو آخر من تسأله |
| Gideceğiniz yer sağdaki en son bina. | Open Subtitles | المكان الذي تريدينه هو آخر مبنى من الجانب الأيمن |
| en son işe alınan hangisi? | Open Subtitles | أخبرني من هو آخر شخص وظف ها هنا إذا سمحت |
| Ne sattığım ve kime sattığım en son endişelenmen gereken şey... | Open Subtitles | إن ما أبيعه و لمن سأبيعه هو آخر شيء عليك أن تقلق بشأنه |
| Güvende olacağım tek yer, herkesin aklından geçen en son yer olacaktır. | Open Subtitles | المكان الوحيد الذي سأكون بآمان فيه هو آخر مكان سيفكر أي شخص أنني سأذهب إليه |
| Mim koyman, bugün en son görmek isteyeceğim şey. | Open Subtitles | تبريركِ لهذا هو آخر شىء أحتاج إليه اليوم |
| Ajan Turner'dan en son, çeyrek mil ötedeki El Surfer otelinden sinyal geldi. | Open Subtitles | الفندق هو المتزلج ولا يبعد سوى ربع ميل و هو آخر مكان اتصل منه العميل تيرنر |
| Orayı en son Hugo gördü. | Open Subtitles | ليست لدي أدنى فكرة عن مكان الكوخ وهيوغو هو آخر من شاهده |
| Bu benim son sezonum. | Open Subtitles | إننى أقسم بأن هذا هو آخر موسم لي |
| Ve açıkçası evliliğim şu an konuşmak istediğim son şey. | Open Subtitles | وبصدق شديد، زواجي هو آخر شيء أود الحديث عنه الآن |
| Bak, hayatımda ihtiyacım olan son şey daha fazla sihir. | Open Subtitles | اسمعي، إنَّ المزيد من السحر هو آخر ما أريده في حياتي |
| Geçemeyeceğime eminim, yani Bugün son günüm ve son günümü acilde dikiş atarak geçireceğim. | Open Subtitles | وأنا متأكد أنني سأفشل وهذا يجعل هذا اليوم هو آخر يوم لي هنا وسأقضيه بالقيام بالغرز |
| Yeni gelenlerin çalışmasına yardım etmek eminim yapmak istediğin son şeydir. | Open Subtitles | متأكدة أن مساعدة وافدة جديدة على الدراسة هو آخر ماتريد عمله. |