| Bir dakika ben doktorum. Daima kötü haber veriyorum. | Open Subtitles | انتظر ، أنا طبيب وأعطي أخبار سيئة على الدوام |
| Şimdi elektrikli süpürge satıyorum ve piyano dersi veriyorum. | Open Subtitles | الآن أبيع المكانس الكهربائية وأعطي دروس البيانو كعملٍ ثانوي. |
| Benim adım Binbaşı Mira Killian ve onayımı veriyorum. | Open Subtitles | اسمي الرائد ميرا كيليان وأعطي موافقتي. |
| Üstünüde çocuklara veriyorum. | Open Subtitles | وأعطي الفكة للأطفال |
| Her gösterimden sonra, tanıştığım herkese kartımı veriyorum. | Open Subtitles | كل عرض، أصافح وأعطي بطاقاتي. |
| Kendi eşyalarımdan da veriyorum. | Open Subtitles | وأعطي بعضاً من أشيائي |
| Dünyada tüm üyeleri kadın olan tek orkestrayı toplayıp kadın bestekarların gözardı edilmiş harika eserlerini çalıyoruz, harika idarecilerimiz var -- Baltimore idarecilerinden Marin Alsop orada, Petula Clark söylüyor -- ve ben kadınlar tarihi dersi veriyorum. | TED | نجمعُ فقط الفرق الموسيقية النسائية في العالم، ونعزفُ موسيقى رائعة لملحنات نسيهن أو غفل عنهن التاريخ، لدينا قائدات موسيقى رائعات -- إن"مارين آلسوب" هناك من ملحنات بالتيمور. وتغني "بيتولا كلارك" -- وأعطي محاضرة حول تاريخ النساء. |
| Ben dergileri okuyorum, gerisini de Andy'e veriyorum. | Open Subtitles | أنا أقرأ المجلات وأعطي الباقي (لـ(أندي |
| Sana yapabildiğim en iyi lezbiyenliği yapıyorum veriyorum, veriyorum ama hiç umursamıyorsun! | Open Subtitles | أعطي وأعطي وأعطي لكي أكون أفضل سحاقيه ! |
| Adım Binbaşı Mira Killian ve onay veriyorum. | Open Subtitles | أدعى (ميجور "ماري كيليان") وأعطي تصريحي |
| veriyorum, veriyorum, yine veriyorum... | Open Subtitles | "أعطي و أعطي وأعطي..." |