| - Git ve ödevini yap. | Open Subtitles | لوريتا،أريدك أن تبدئي في عمل واجباتك المنزلية |
| O kapıdan dışarı adımını atmadan önce ödevini ve işlerini bitireceğine söz veriyor musun? | Open Subtitles | عدني بأن تنهي واجباتك ومذاكرتك قبل أن تخرج قدمك من هذا الباب |
| Daha sonra da bakabilirsin. Önce ödevlerini yap. | Open Subtitles | يمكنك أن تنظر إليهم لاحقا أولاً , أدِ واجباتك |
| Bu evin erkek fahişesi olduğunu ve buradaki bekar bayanlara karşı görevlerin olduğunu hatırlatmama gerek var mı? | Open Subtitles | ألن تقم بفعل شيء من واجباتك للأنسات العازبات الليلة؟ هذا مغري للغاية |
| Sonra, "Görevini yerine getiremediğinden değil,.. | Open Subtitles | ثم استمر فى الحديث و قال ليس معنى ذلك أنك تقصر فى واجباتك |
| ödevini yap. O kadar ödev yapma. | Open Subtitles | حل بواجباتك المدرسية لا تحلي الكثير من واجباتك المدرسية |
| ödevini dün gece yapmalıydın. | Open Subtitles | كان يجدر بك إنهاء واجباتك الليلة الماضية |
| ödevini yapmadın yada bir sınavın mı vardı? | Open Subtitles | لم تحل واجباتك .. او هناك اختبار اليوم ؟ |
| Çok yakında, kendi ödevini kendin teslim ediyor olacaksın. | Open Subtitles | قريبا، ستتمكنين من تقديم واجباتك المنزلية بنفسك |
| Ev ödevlerini yapman gerekiyor. Sen dansöz olacaksın. | Open Subtitles | يجب أن تنجز واجباتك المدرسية أنت تريدى أن تصبحى راقصة |
| Pekala, Bay Dahi. Senden istediğim daha fazla televizyon izlemeden önce tüm ödevlerini yapıp masama koyman. | Open Subtitles | حسناً أيها العبقرى أتمم واجباتك على طاولتي |
| Kapıya vuruşum çok mu hafifti yoksa evlilik görevlerin seni çok mu halsiz yaptı? | Open Subtitles | هل اصبح طرقي للباب ضعيفاً أم ان واجباتك الزوجية جعلتك كسول؟ |
| Ne zamandan beri üstte posta dağıtım Görevini yapıyorsunuz? | Open Subtitles | منذ متى يفترض بـ تسيلم البريد أن يكون من واجباتك في القاعدة ؟ |
| Ev sahibesi olarak Görevlerini unutma. | Open Subtitles | هذا شأن أخيك ويجب أن تتذكري واجباتك كمضيفة |
| Özel ajan olarak orada görevleriniz neler? | Open Subtitles | ماهي واجباتك في العمل إيها العميلة؟ |
| Ejder Savaşçısı olarak bu en kritik görevlerinden biri. | Open Subtitles | ، بصفتك المحارب التنين فإن هذا واحد من أهم واجباتك |
| Tedavi başkan olarak görevlerinizi nasıl etkileyecek? | Open Subtitles | كيف أثرت معالجة مرضِكِ على واجباتك كرئيسة ؟ |
| Asıl görevin neydi? | Open Subtitles | الورق. ماذا كانت واجباتك بالضبط ؟ |
| - ödevini bitirdin mi? | Open Subtitles | هل أنهيت واجباتك ؟ |
| Sadece ve sadece Müdür Kersh tarafından size verilen görevleri yapacaksınız. | Open Subtitles | أنت ستؤدّي واجباتك كما وجّهت بالإعلان كيرش وإعلان وحيد كيرش. |
| Matematikte berbatsın. Ödevlerin hep geç geliyor. | Open Subtitles | أنتِ فاشلة في الرياضيات لا تنجزين واجباتك المنزلية |
| Kaptan Fitzgerald, lütfen Kraliçe'nin donanmasındaki görevinizi açıklayın. | Open Subtitles | كابتن فيتزجيرالد ,أرجوك أخبرنا أ عن واجباتك الرئيسية في البحرية الملكية |
| Yeni bir işçi yetiştireceksin ve askerlik görevlerine geri döneceksin. | Open Subtitles | إنك سوف تقوم بتدريب عامل جديد و من ثم تعود إلى واجباتك العسكرية |
| ödevin bitene kadar, poponun tekmemden uzak kalabileceği tek yer bu sandalye! | Open Subtitles | حتى تنتهي من حل واجباتك المكان الوحيد الآمن لك من قدمي هو هذا المقعد |