| Lütfen... bu belgeyi imzala ve bize röntgen için izin ver. | Open Subtitles | لو سمحتي وقعي هنا للموافقة على القيام بالأشعة |
| Otlu brovniye ihtiyaçları var. İmzala hemen. | Open Subtitles | إنها بحاجة إلى كعك الحشيش هيا، هيا، وقعي |
| Üç kopyayı da imzala lütfen. | Open Subtitles | أنا واثقة من ذلك وقعي الثلاث نسخ من فضلك |
| Sadece bu kartın altını imzalayın, lütfen. | Open Subtitles | وقعي هذه البطاقة علي السطر السفلي, من فضلك. |
| Defteri imzalayın. Gerçek adınız olmasa da olur. | Open Subtitles | وقعي على الكتاب ليس بالضروري أن تضعي إسمك الحقيقي |
| Aşağıya imza at, silah ve rozetini tepsiye koy. | Open Subtitles | وقعي بالأسفل، وضعي السلاح والشارة في السلّة |
| Sözleşmeyi imzala. Kendini babanın ağır yükünden kurtar. | Open Subtitles | وقعي على هذا , وأعفي نفسكِ من أعباء والدك |
| Müsait olunca imzala yeter. | Open Subtitles | فقط وقعي عليها عندما يكون لديك دقيقة لذلك. |
| İsminin baş harfleriyle birlikte şuraya imzala. Tüm kırmızı yerleri de imzala. | Open Subtitles | حسناً توقيع هنا مع حروفك الإستهلالية ثم وقعي على المساحة الحمراء |
| Şimdi kendini tutmayı başarıp şu anlaşmayı imzala ve onu yeniden yenelim. | Open Subtitles | أحتفظي ببرودتك الآن و وقعي على هذه الاتفاقية و دعنا نهزمه مرة أخرى |
| İlk önce Union Allied avukatının sunduğu anlaşmayı imzala. | Open Subtitles | أولًا، وقعي الإتفاق مع محامي إتحاد الحلفاء |
| Onu imzala, sonra da onunla 52 çek. | Open Subtitles | وقعي على ذلك ومن تم أحصلي على تلك الورقة يا عزيزتي، مفهوم ؟ |
| Anlaşmayı ister imzala ister imzalama ama senin gibi bir parazitle bir saniye daha harcamayacağım. | Open Subtitles | لذا، وقعي ذلك الاتفاق أو لا توقعي لكنني لن أقضي أي ثانية أخرى في التعامل مع طفيلية مثلك |
| Şurayı imzalayın ve tarihi atın. | Open Subtitles | لقد صرفوا الشيك في نيفادا وقعي هنا و يمكن أن تؤرّخيه |
| Bu belgeleri imzalayın ve zarar görmeden buradan ayrılın. | Open Subtitles | وقعي هذه الأوراق وغادري دون أن تصابي بأذى |
| Önümde sayıp, tam olduğundan emin olduğunuza dair makbuzu imzalayın. | Open Subtitles | إملئيها أمامي وقعي الإيصال تأكدي من كل شيء |
| Şunu imzalayın ve pizzanızın tadını çıkartın. | Open Subtitles | وقعي هنا من فضلكي، ولا تنسي أن تستمتعي بالبيتزا |
| Doğrudur hanımefendi. Burayı ve burayı imzalayın. | Open Subtitles | هذا صحيح، سيدتي وقعي باسمك الأول هنا و هنا |
| Davaya güzelce hazırlanmalıyız, alın... bu yeminli ifadeyi imzalayın. | Open Subtitles | يجب أن نستعد للمحاكمة بشكل صحيح، هنا وقعي هذا الإقرار |
| İşlemin onayı için imza atarsan istediğini yaptıracağım. | Open Subtitles | وقعي إقرار بموافقتكِ على الاجراءات وسأجعل ذلك يحدث. |
| Nadezhda Stepanovna, lütfen şurayı imzalar mısınız? | Open Subtitles | ناديا ستيبانوفنا, من فضلكِ وقعي هنا في الزاوية. |
| İki sözleşmeyi de imzalarsan babanın sırrı bizimle güvende olur. | Open Subtitles | وقعي على كل النسخ وسيكون سر أباك بأمان معنا |
| Ofiste imza atın. | Open Subtitles | هيا ادخلي ، وقعي على الوثيقة في المكتب |
| İmzalarsın ya da seni o geldiğin pis, geri kalmış, nehir bataklığına geri döndüreceğimi garanti ederim, seni inatçı orospu. | Open Subtitles | أو سألغي حفل الزفاف وقعي أو سأتأكد من أن تعودي إلى المستنقع السيء الذي أتيتي منه |