| Takma adla giriş yaptı ve hala bir şeyler arıyor. | Open Subtitles | لقد حجز تحت اسم مزيف ولا تزال تبحث عن شيء |
| Ama bazı organizmalar, domuzlar gibi, bu embriyonik siliaya sahip olmazlar ve hala asimetrik iç organları bulunur. | TED | لكن بعض الكائنات الحية، كالخنازير، لا تملك هذه الأهداب الجنينية ولا تزال أعضائها الداخلية غير متماثلة. |
| Çıplak olmak ve hala bunu yapabilmek. | Open Subtitles | أن تكون عارياً ولا تزال قادراً على القيام بهذا |
| O zamandan beri aktif olarak katılıyorum ve hâlâ sürüyor. | TED | لقد اشتركتُ فيها حتى الآن ولا تزال قائمة إلى الآن. |
| Annem Joan Crawford'dan ...en az iki yaş büyüktü ama hâlâ göz alıcıydı. | Open Subtitles | أمي كانت على الاقل أكبر بسنتين على عكس ما كانت تتعدي جون كروفورد ولا تزال جذابة للغاية |
| Böldüğüm için üzgünüm ama kurul bütçe için aradı eczane de hâlâ bekliyor. | Open Subtitles | {\pos(192,220)}آسفة على المقاطعة {\pos(192,220)}لكن إدارة الموازنة اتّصلت بخصوص الميزانية، ولا تزال الصيدلية منتظرة |
| 26 blok boyunca bisiklet taksi sürdüm ve yine de muhteşem kokuyorum. | Open Subtitles | للتو قُدت دراجة تاكسي لمسافة 26 مربع سكني ولا تزال رائحتي رائعة |
| 350,000 dolarımızı aldın ve hala iyi bir avukatsın. | Open Subtitles | ولا تزال محام الأعمال القذرة لكنك خارج مرمى النيران |
| Örneğin komşu kız otuz yaşında ve hala evlenmedi. | Open Subtitles | ألا ترين بنت فولكونسكي. عمرها 30 سنة ولا تزال غير متزوجة. |
| Her sokete flüoresan sıkıştırdım ve hala... kağıt peçete kullandığımda, suçlu hissediyorum. | Open Subtitles | ولا تزال تشعر بالذنب عندما تستخدم منديل ورقي |
| Evleneli dört yıl oldu. ve hala beni büyülüyor. | Open Subtitles | مضت أربع سنوات منذ أن تزوجنا ولا تزال تبهرني إلى الآن |
| Ve gazlar hala onun içine doğru düşmekte ve hala galaksiyi oluşturmaktadırlar. | Open Subtitles | ولا تزال الغازات تنجذب صوبه وتشكّل الجرّة |
| Bak, evimizde bir kadının öldürüldüğünü ve hala burada olduğunu söyledin. | Open Subtitles | قلت أن سيدة قُتلت في منزلنا ولا تزال هنا |
| Sanırım "İstediği her şeyi yer" i kıskanıyorum ve hala 36 bedene sığabiliyor." Senin o gözlerini çıkartabilirim. | Open Subtitles | أعتقد أني غيور .. من ملكة الجمال التي تأكل ما تريد ولا تزال تتناسب مع المقاس أربعة يمكنني خدش عيناك |
| Siz, her zaman, benim bu dünyadaki, en vefalı ve hakiki dostum oldunuz ve hala da öylesiniz. | Open Subtitles | ..لقد كنت ولا تزال دائما ..أعز وأصدق صديق لي في هذا العالم كافة |
| Benim öğle aram bu kadardı ve sıradaki hastam 15 yaşında ve hala örümcek adam kostümü giyiyor. | Open Subtitles | ساعة غدائي طالت ومريضي التالي في الخامسة عشرة ولا تزال فساتين كالرجل العنكبوت |
| En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam. | TED | أربعة عشر أسبوعا على قائمة الأكثر مبيعا، ثمان طبعات، ولا تزال مستمرة بقوة. |
| Eğer yardıma ihtiyacınız olsa ve hâlâ hayattaysanız, bir geminin sizi alması dört günü alıyor ve bir de o geminin seni limana geri götürmesi de dört gün. | TED | إذا احتجت مساعدةً، ولا تزال على قيد الحياة، تحتاج لأربع أيام لتصل إليك السفينة وأربع أيام لتوصلك إلى الميناء. |
| Şimdi annenle kalıyorsun ama hâlâ yorgun olduğun için okulda uyuyakalıyorsun. | Open Subtitles | الآن وأنت مع أمكَ ولا تزال متعباً وتنام في الصف ماذا تقول حول ذلك؟ |
| Bütün mumları yaktım ama hâlâ leş gibi kokuyor. | Open Subtitles | لقد أشعلت كافة الشّموع ولا تزال تفوح بتلك الرّائحة العفنة |
| Çocuğu stajyer olarak işe almak. Bütün işleri o yapacak ve sen de hâlâ Turnuvacı Adam olarak kalacaksın. Katıksız şeytansın, Eriksen. | Open Subtitles | (استأجرت الفتي ليكون (مساعد مدرب ليقوم بكل العمل ولا تزال انت رجل الرياضات |
| Her şeyin anlamsız olduğunu bilmek ve yine de yataktan kalkmayı istemek. | Open Subtitles | لمعرفة ذلك، أن لا شيء يعني أيّ شيء ولا تزال ترغب بالخروج من السرير اللعين. |
| Yazılım o günlerde, insanı deli edecek kadar kontrolü zor bir uğraştı, hâlâ öyle, yani bu proje çok kıymetliydi. | TED | وكانت البرمجيات ولا تزال نشاطًا يصعب التحكم به لذا كان مشروعنا ذا قيمة كبيرة. |