| Film sektöründen pek anlamam ama 6 ay önce bu okul işi bir rüyaydı gel gör ki pazartesi günü görüşmelere başlayacağım. | Open Subtitles | اسمع, لا أعرف أي شيء عن عمل الأفلام ولكن قبل ستة أشهر مدارس البذور كانت مجرد خيال ويوم الاثنين سأقوم بمقابلة المقاولين |
| 40 yaşında bir maraton koşucusuymuş ve salı günü kalp krizinden ölmüş. | Open Subtitles | مُتسابق بالماراثون ذو 40 عامًا ويوم الثلاثاء سقط ميِّتًا نتيجة أزمةٍ قلبيّة |
| Daha sonrasında, Cumartesi günü, bir hafta düşündükten sonra, yeni bir fikirle çıkageldim; dünyanın en küçük 3D mikroyazıcısını yapma fikri. | TED | ويوم السبت، بعد أسبوع من التفكير، خطرت لي الفكرة لبناء أصغر طابعة ثلاثية الأبعاد في العالم على الإطلاق. |
| Ama bir gün kuyumcuda daha fazlasını istersin ve başlarız. | Open Subtitles | ويوم واحد أمام المجوهرات أنت تريد المزيد، هكذا ينتهى الامر |
| Cuma ve Cumartesi sabahları ile... hafta arası istediğin bir gün bize uyar. | Open Subtitles | صباح أيام الجمعة والسبت ويوم في منتصف الأسبوع من اختيارك سيكون مناسباً لنا |
| Günün birinde şansı tükenecek ve binlerce masum insan bunun bedelini ödeyecek. | Open Subtitles | ويوم واحد سيتم تشغيل حظه خروج، والآلاف من الناس الأبرياء سيدفع الثمن. |
| Bayım, size Çarşamba günleri gelirdi. Ve Çarşamba günü öldü. | Open Subtitles | سيدى ,لقد كانت تجئ اليك ايام الاربعاء , ويوم الاربعاء هو يوم مقتلها |
| Cumartesi günü, Cherbourg kıyıları açıklarında olacağım. | Open Subtitles | ويوم السبت ,سأكون بالقرب من سواحل شيربورغ حينها |
| Peki seçim günü geldiğinde, andı imzalayacak mısın? | Open Subtitles | ويوم عليك ان تختار هل ستوقع على اليمين ؟ |
| Tanrının büyük ve korkunç günü gelmek üzere! | Open Subtitles | ؟ الوقت قد جاء ويوم الرب المرهب قد اقترب |
| Duruşma günü Yargıç Callahan bulunamaz. | Open Subtitles | ويوم المحاكمة, لم يعثر أحد على القاضي كلاهان. |
| Pazar günü daha güzel, kutsal bir toplantı daha olacak. | Open Subtitles | ويوم الأحد، ستكون هناك مناسبة اخري أكثر روعة ، أكثر قداسه |
| Bugünü tatil ediyoruz Cuma günü de küçük sevgisi midir her neyse onu okulda yapabilir. | Open Subtitles | نحن فقط سنشطب اليوم ويوم الجمعة هي يمكن أن تحمل حبها الصغير في أو ما شابه ذلك. |
| Pazar günü büyük bir parti veriyoruz. | Open Subtitles | كذلك ، ويوم الاحد هو الذهاب الى حفلة كبيرة هنا و |
| Bugün Pazartesi, ve Çarşamba, karar günü. | Open Subtitles | ،اليوم هو الاثنين ويوم الاربعاء هو الموعد النهائي |
| bir gün Tanrı bütün otları yakar ve ekinleri kurtarır. | Open Subtitles | ويوم ما سيحرق الله الأعشاب الضارة ويبقي الفاكهة يا بيلي |
| bir gün senin de ona iyi davranman gerekebilir. Bende etrafta olmayabilirim. | Open Subtitles | ويوم ما، سيحتاج أن تكون أنت لطيف معه وربما لا أكون موجود |
| Sadece yavaş ısınıyor bir gün, seni, benim sevdiğim kadar sevecektir. | Open Subtitles | إنّها بطيئة في عملية الإحماء، ويوم ما، ستحبّك كما أحبّك أنا. |
| Ve bir gün bu dokuların insan vücudunda yedek parça olarak kullanılabilmesini umuyoruz. | TED | ويوم ما.. نأمل بان تكون هذه الأنسجة بمثابة اعضاء بديلة لجسم الإنسان. |
| Doğum Günün yaklaşır. Bunun anlamını biliyorsun. | Open Subtitles | ويوم ميلادك يقترب أتعرفين ما الذي يعنيه ذلك؟ |
| Günün birinde, sen seçsen de seçmesen de onu yok etmek için bana yardım edeceksin. | Open Subtitles | ويوم واحد، سواء تختار أن أو لست، أنت ستساعدني أحطّمها. |
| Kadınlar muhafazakâr giyiniyor ve bağımsızlık günleri 9 Ekim. | Open Subtitles | ترتدي النساء ملابس ساترة ويوم الإستقلال هو التاسع من أكتوبر |
| O sırada biz de gece gündüz bisiklete biniyor, nereye gidiyoruz? | Open Subtitles | عندما نتحرّك في يومنا، يوم هنا ويوم هناك نذهب إلى أين؟ |