| O geldi, buna şahit oldu, ve geri dönüp kocasını terk etmeye ve V- gününü Guatemala'ya götürmeye karar verdi. | TED | و جاءت و شهدت هذا و قررت انها سوف تعود و تترك زوجها و انها سوف تنقل "V-Day" الى غواتيمالا. |
| Yaptığım tek şey benden istediği her şeyi yapmaktı, ve biranda, bunun yeterli olmadığına karar verdi. | Open Subtitles | فعلت كل ما طلبته مني و قررت ذات يوم أن هذا غير كافٍ |
| Halkın gözünde olmamaya karar verdi. | Open Subtitles | و قررت أنها لا تريد أن تكون في نظر الجمهور. |
| Bu sabah kalkıp kafana bir mermi yemek istediğine mi karar verdin? | Open Subtitles | هل أستيقظت هذا الصباح و قررت أن تتلقي رصاصة في رأسك ؟ |
| Özetleyecek olursak dünyanın sonu bugün ve sen seks yapmaya karar verdin. | Open Subtitles | حسناً، للتوضيح، نهاية العالم في هذا اليوم، و قررت التوقف لممارسة الجنس. |
| Bunu uzun uzun düşündüm, ve karar verdim ki yolculuktan önce atıştırmalık alırken sizlere sormadığım için özür dilerim. | Open Subtitles | فكرت بهذا لبعض الوقت و قررت آنني آسفه لعدم سؤالي عن الأشياء التي ترغبون بها قبل شرائي للوجبات الخفيفه لهذه الرحلة |
| Gerçeğimizi gördüm ve karar verdim: "Artık yeter!" | Open Subtitles | لقد رأيت حقيقتنا، أيها الخالق "و قررت "لا مزيد من هذا |
| Belki konferans sırasında otelde bir şey olmuştur. Ya da biriyle karşılaştı, istihbaratı satmaya veya sızdırmaya karar verdi. | Open Subtitles | أو ربما قابلت شخص ما و قررت أن تسرب أو تبيع معلومات استخباراتية |
| Ve Dedektif Vance ile olan ilişkisini bitirmeye karar verdi. | Open Subtitles | و قررت انها يجب ان نتهى علاقتها " مع المحقق " فانس |
| Hint hükümeti endişelerini dile getirdi ve arabuluculuk yapmaya karar verdi. | Open Subtitles | "و أعربت الحكومة الهندية عن قلقها" ".. و قررت التدخل" |
| Charlotte da eve yürümeye karar verdi. | Open Subtitles | عاد (تراي) للمستشفى و قررت (تشارلوت) العودة سيراً للبيت |
| Lindsay annesine gıpta etti ve gururunu yenip, evsiz birine yardıma karar verdi. | Open Subtitles | شعرت (لينزي) بالأحترام لأمها و قررت أن تتغلب على كبريائها و تساعد مشرداً كذلك |
| Böylelikle öğleden sonra, Karen annesinin sözünü tuttu ve Simon'ı aramaya karar verdi. | Open Subtitles | لذا، لاحقاً ظهيرة ذلك اليوم، أخذت ( كارين) بنصيحة أمها و.. قررت الإتصال بـ(سايمون) |
| Bir bebek evlat edinmeye karar verdin çünkü hayatındaki her şey yolundaydı, sorunlu yumurtalıkların hariç. | Open Subtitles | و قررت أن تتبني طفلا لأن كل شيء أخر نجح في حياتك بإستثناء مبيضيك المعطوبين |
| Durup dururken adaylığını mı koymaya karar verdin? | Open Subtitles | ... هل استيقظت هذا الصباح و قررت فجأة الترشح للرئاسة ؟ |
| Ve sen yine de gitmeye karar verdin | Open Subtitles | كلا و قررت فجأة الذهاب بتلك المهمة |
| Ve buna üç hafta önce mi karar verdin? | Open Subtitles | و قررت هذا الأمر منذ ثلاث أسابيع ؟ |
| Ve karar verdim: "Ne olursa olsun! " | TED | و قررت ، ما هذا .. |