| O deli adam yakalanana kadar sen bu hastaneye girmeyeceksin. | Open Subtitles | حتى يتم القبض على هذا المريض المجنون لن تدخلي المستشفى |
| Bu suikastçı yakalanana kadar duymalı saygı kararımıza. | Open Subtitles | إلى أن يتم القبض على هذا القاتل عليها احترام قرارنا |
| Eğer bunların arkasında bu adam varsa, neden hala tutuklanmadı? | Open Subtitles | اذا كان هذا هو الرجل وراء كل ذلك لماذا لم يتم القبض عليه حتى الآن؟ |
| Çığlığı duymadı, panik içinde kaçtı, sonra sakinleşince, yakalanma riskini de alarak bıçağı almaya gitti. | Open Subtitles | ربما لم يسمع الصرخةَ، ربما هرب مذعوراً ثم هدأَ لاحقاً وعاد ليأخذ السكين، مخاطراً بأن يتم القبض عليه. |
| yakalanmadan önce, büyükanne ve büyükbabasını, annesini ve Santa Cruz California Üniversitesi'nden 5 okul arkadaşını öldürmüştü. | TED | وقبل أن يتم القبض عليه ، قتل أجداده ووالدته وخمسة من زملائه في جامعة كاليفورنيا بسانتا كروز. |
| Aptal orospu çocuğu yakalanmak üzere. | Open Subtitles | ذلك الغبي سوف يودي بنفسه لأن يتم القبض عليه |
| tutuklanmadan, şu zarfları arkaya götürün. | Open Subtitles | لتقوم بإخفاء البريد قبل أن يتم القبض عليك |
| Kesinlikle, yıllar önce benim de başıma geldi. İş, yakayı ele vermemekte gizli. | Open Subtitles | لقد جننت منذ سنوات ان السر فى الا يتم القبض عليك |
| Sevgilisi yakalanmadı. Henüz. Ne? | Open Subtitles | لم يتم القبض على عشيقها ليس بعد |
| Bir kaç döngüden sonra, bu taklitçi yakalanana kadar gönüllüleri yuvarlayacağız. | Open Subtitles | فى بعض الدورات سوف نجمعُ بعضَ المُتطوعين حتى يتم القبض على هذا المُخرب |
| Sana göre Matador'a kafayı öylesine takmalıyım ki o yakalanana dek sınıfa dönmeyeyim. | Open Subtitles | تريدني أن أركز عقلي لتضييق الخناق على السفاح لا أريد العودة للصف حتى يتم القبض عليه. |
| O yakalanana kadar dönemez. | Open Subtitles | وقالت إنها لا يمكن أن أعود حتى يتم القبض عليه. |
| Yasa, tutklulukla ilgili. Kimse tutuklanmadı. | Open Subtitles | او التحدث مع اى شخص لم يتم القبض على أحد |
| Yardım etmedik. Dolayısıyla cinayetle ilgili kimse tutuklanmadı. | Open Subtitles | لم نقدم المساعدة ، لذا لم يتم القبض على أحد لأنه قُتِل |
| En azından kimse tutuklanmadı. | Open Subtitles | حسناً , على الأقل لم يتم القبض على أي أحد |
| Stajyerlerden birinin kafası apış arana sıkışmışken yakalanma yeter. | Open Subtitles | اسمع ، فقط لا يتم القبض عليك وأنت بهذ الوجه الخائف |
| Görülme ihtimali, yakalanma ihtimali yok. | Open Subtitles | مُحال أن يراني أحد ومُحال أن يتم القبض علي |
| Mahkumlar yakalanmadan kasabadan ayrılamam. | Open Subtitles | لا، لا يمكني مغادرة المدينة حت يتم القبض على أولئك المساجين |
| Hayır, yakalanmadan önce suçluları öldürdüğü kesin. | Open Subtitles | لا ، لابد أنه كان يعاقب المجرمين قبل أن يتم القبض عليه |
| Kaçmayacağız ki bizim asıl maksadımız yakalanmak. | Open Subtitles | مهمتنا الأساسية هى أن يتم القبض علينا .لا أن نهرب |
| Doktorunuzun tutuklanmadan önce tahminen 90 dakikası var. | Open Subtitles | الدكتور حصل على ساعة ونصف قبل أن يتم القبض عليه. |
| Ama korkak korkak dolaşırsak yakayı ele veririz. | Open Subtitles | ولكن اذا تصرفنا بخوف سوف يتم القبض علينا |
| O hiç yakalanmadı. | Open Subtitles | لم يتم القبض عليه أبدا |