| Bu numaraların bir kısmını öğrenmek istemiyorsanız, şu an burayı terketseniz iyi olur. | TED | يفضل أن تغادر الآن إذا لم تحب أن تتعرف على بعض هذه الخدع |
| Erken yatsan iyi olur. Sıcaktan kaçınmak için yarın sabah beşte yola çıkacağız. | Open Subtitles | يفضل أن تنامى مبكرا سننطلق فى الخامسة صباحا حتى نهرب من أشعة الشمس |
| Aranızda gerçek kurşun taşımayanlar varsa, artık taşısa iyi olur. | Open Subtitles | كل من لا يحمل ذخائر لسلاحه يفضل أن يأخذ البعض |
| Hayır aslında ona eposta göndermenizi tercih eder. Çok pardon. | Open Subtitles | لا, فى الحقيقة إنه يفضل أن ترسل له بريدا إلكترونياً |
| Burada benim iş yapılır sanırım. Ben iyi olacak sanırım. | Open Subtitles | إذاً أعتقد أن عملي قد انتهى أعتقد انه يفضل أن أذهب |
| O sikko kafanın ardında da bir çift göz daha taşısan iyi edersin artık. | Open Subtitles | يفضل أن تكون لك عينان في مؤخرة رأسك اللعينة |
| Enerjimizi bu mekanın olabilecek En iyisi olması için harcamak daha iyi. | Open Subtitles | يفضل أن نستغل طاقاتنا في جعل هذا المكان أفضل بقدر ما يمكن. |
| Gerçek ya da değil, kadının takipçisi çok. Onunla dost olsak iyi olur. | Open Subtitles | سواء أكان حقيقياً أم لا، لديها جمهور كبير لذا يفضل أن نكون صديقتين |
| Kalanımız gidip otursa ve durumumuzu gözden geçirse iyi olur. | Open Subtitles | الباقى مننا يفضل أن يذهبوا و يجلسوا و يفكروا مليا فى موقفنا |
| Hadi, evlat, gitsen iyi olur. | Open Subtitles | صحيح يا بنى .. يفضل أن تذهب تأكد من ترتيباتك جيدا |
| - Eşiyim. Doktorlardan biriyle konuşsanız daha iyi olur. | Open Subtitles | يفضل أن تتحدث مع الأطباء المخخصون لتلك الحالة. |
| Burada durup böyle yalanlar söyleyeceksen artık gitsen iyi olur. | Open Subtitles | ،إن كنت ستقف في مخزني وتجلس كأنك سجادة يفضل أن تذهب لمكان آخر |
| - Bir şey bulmuşlar, Poirot. Benimle gelsen iyi olur. | Open Subtitles | "لقد وجدوا شئ ما يا "بوارو يفضل أن تأتي معي |
| Avukat bulsanız iyi olur. Kasette silahlı kimse görünmüyor. | Open Subtitles | يفضل أن تتصل بالمحامى الخاص بك الأشرطة لا تظهر أحدا يطلق النار عليك |
| Cesetlerimizin bu çölde çürüyüşünü görmeyi tercih eder. | Open Subtitles | ربما يفضل أن يرى أجسادنا تتعفن فى البراري |
| Cesetlerimizin bu çölde çürüyüşünü görmeyi tercih eder. | Open Subtitles | ربما يفضل أن يرى أجسادنا تتعفن فى البراري |
| Lizol'ü sıkmaya başlamadan gitsen iyi olacak. | Open Subtitles | يفضل أن تغادري الآن قبل أن يبدأ رشك بالمبيد |
| - Bir, - Konuşsanız iyi olacak. | Open Subtitles | ـ واحــد ـ أعتقد يفضل أن تَتكلّمُ |
| - Buna alışsan iyi edersin. Başına gelecek şeylerin habercisi bunlar. | Open Subtitles | يفضل أن تعتاد على ذلك إن صوت الأشياء القادمة |
| Kalem göremiyorum, En iyisi döndüğünde sizi arasın. | Open Subtitles | لا أرى قلما لذا يفضل أن تعاودى الاتصال فيما بعد |
| Bunlar arasında Tercihen bazı kuraklığa dayanıklı tahıllar var. | TED | و يفضل أن يكون ضمنها، بعض المحاصيل المقاومة للجفاف. |
| Acele etsen iyi olur, havuz kenarındaki bedava içkiyi kaçıracaksın. | Open Subtitles | لكنّ يفضل أن تستعجلي أنت ستفوتك المشروبات على البركة |
| Oh, daha önce bi sürü insan geldi. O ise yanlız olmayı tercih etti. | Open Subtitles | لقد أتي الكثيرون من قبل و لكنه الان يفضل أن يكون وحده |