| Doğduğunda, Bayan Scarlett da çok güzeldi, ama bu kadar değil. | Open Subtitles | بالطبع، السيدة سكارليت كانت جميلة جداً عند ولادتها، لكن ليس مثلها |
| "Sevdiğim kız çok güzeldi" | Open Subtitles | هذه البنت التى أحببتها كانت جميلة ولطيفة |
| Tanrım, çok güzeldi. Sanırım artık bütün süreci anlamaya başladım. | Open Subtitles | كان رائعاً جداً ، أعتقد أنني بدأت أفهم العملية قليلاً |
| çok güzeldi. Orta halli bir çift için fena bir hayat değildi. | Open Subtitles | .. كان جميلاً لم تكن حياة سيئة بالنسبة لثنائي من الطبقة المتوسطة |
| Sevgilinizin bana uçak bileti alması da gerçekten çok güzeldi. | Open Subtitles | من الرائع حقاً أن يبتاع حبيبك تذكرة سفر لي أيضاً |
| Ne kadar güzel bir yemek. Bundan hoşlandım. çok güzeldi. | TED | دعوني هنا الكثير من الأكل اللذيذ استمتعت به. لقد كان رائعا |
| Biliyorum iyi değildi. Ama çok güzeldi. | Open Subtitles | أعلم أنني عملت نداء خاطئ لقد كان جميلا جدا |
| Ve son 7 yıl içinde oraya her yeniden gidişim çok güzeldi. | TED | و كان من الجميل العودة الى هناك و منذ ذاك في السنوات السبع الاخيرة. |
| Aşık olduğum için çok güzeldi. - Ben de. | Open Subtitles | كانت جميلة لأنني كنت واقعة في الحب أنا أيضا |
| Değilsem, sıra sende. Tanrım, çok güzeldi. | Open Subtitles | وإذا لم أكن، سيحين دورك يا إلهي، كم كانت جميلة جداً |
| Hemşiresi çok güzeldi. Sanırım adı Betty'di. | Open Subtitles | على الرغم من ان الممرضه كانت جميلة اظن ان اسمها بيتي |
| Yaşadıklarımız gerçekti, çok güzeldi ve gerçekten harikaydı. | Open Subtitles | كان هذا حقيقياً و رائعاً و كان رائعاً حقاً |
| Beni yanlış anlama. Son birkaç günde seninle takılmak çok güzeldi. | Open Subtitles | لا تفهمني خطأ ، ولكن التسكّع معك خلال الأيام الماضية كان رائعاً |
| çok güzeldi. Harika şeyler vardı. | Open Subtitles | لقد كان جميلاً حقاً, كان لديه بعض الأشياء الرائعة. |
| Burası eskiden çok güzeldi şimdi ise, çocuklar her yere çöp atmış. | Open Subtitles | هذا المكان كان جميلاً الآن الأطفال يتركون الزبالة في كل مكان |
| Başka bir okula gitmem gerekiyor, ama siz ve o harika çocuklarla tanışmak çok güzeldi. | Open Subtitles | سأذهب الى مدرسه اخرى ولكن كان من الرائع ان اتعرف عليكِ انت وكل هؤلاء الاطفال |
| Şehri tepeden gören şirin bir lokantada yedim. çok güzeldi. | Open Subtitles | فى مطعم جميل يطل على المدينة, المنظر كان رائعا |
| Alacakaranlıkta oturup planlarımızı yaptığımız zaman çok güzeldi. | Open Subtitles | كان جميلا عندما جلسنا اثناء الشفق نضع خططنا |
| Seninle şarkı söylemek çok güzeldi. | Open Subtitles | كان من الجميل الغناء معك لكن لكل أغنية نهاية |
| Pekala, seninle tanışmak çok güzeldi, AngeIa. | Open Subtitles | حسنا، لقد كان من اللطيف حقا مقابلتك، أنجيلا. |
| Sana bir sufle yaptım, ama yaşamak için çok güzeldi. | Open Subtitles | لقد صنعت لك سوفليه لكنه كان جميل جداً لأن يعيش |
| çok güzeldi | Open Subtitles | كان هذا جميلاً سأكشف الستار عن صورة الذكريات |
| Neyse, her şey çok güzeldi. Kahve için teşekkürler. | Open Subtitles | على أية حال، كان هذا رائعاً شكراً على القهوة |
| Kendimi savunmam gerekirse, çok karanlıktı ve adam da çok güzeldi. | Open Subtitles | في الدفاع عن بلدي، كان الظلام وكان الرجل جميلة جدا. |
| çok güzeldi..hiç yanından ayrılmayı istemezdim | Open Subtitles | كانت لديه عينين زرقاوتين رقيقتين. وقال لي بأنّي جميلة للغاية. |
| Yanlış anlamayın hepsi çok güzeldi ama iki üç tanesini görünce hepsini görmüş gibi oluyorsunuz. | Open Subtitles | كانوا فى غاية الجمال ولكن يكفى أن ترى اثنتان أو ثلاثة |