ويكيبيديا

    "ızdırabı" - ترجمة من تركي إلى عربي

    • المعاناة
        
    • البؤس
        
    • معاناة
        
    Üstelik sivil hakın maruz kaldığı yaygın ızdırabı da yansıtmıyorlar. TED وهي لا تأخذ بعين الاعتبار المعاناة بصورة عامة التي يصاب بها المدنيون
    Ve sevgili bir kulsak, kendimizi ızdırabı dönüştürecek etkinliklerle meşgul ederiz. TED وان كنا مباركين .. فاننا سوف ننخرط بأنشطة يمكنها ان تُنهي تلك المعاناة
    O Mara. Tüm bu ızdırabı buraya getiren sürtük o. Open Subtitles انها السافلة مارا التي جلبت كل هذا البؤس الى هنا
    O Mara. Tüm bu ızdırabı buraya getiren sürtük o. Open Subtitles انها السافلة مارا التي جلبت كل هذا البؤس الى هنا
    Çoğunluğun ızdırabı bir daha asla azınlığın zenginliğine temel olmamalı. Open Subtitles معاناة الكثرين لا يجب أن يصبح مجدداً أساس ثروة القلة
    Ama bu yeterli değil, çünkü merhamet, motor korteksi harekete geçirir, demek ki biz arzu ederiz, biz gerçekte ızdırabı dönüştürmeyi arzu ederiz. TED ولكن هذا ليس كافياً لأن التعاطف يفعّل الدماغ انه يعني الطموح .. و أن نطمح لتغيير معاناة الآخرين
    Küresel yoksulluğu sadece umursamak için değil ızdırabı durdurabilmek için harekete geçtik. TED ولقد إندفعنا ليس فقط لنهتم بموضوع الفقر العالمي، بل لنحاول فعليّا لإيقاف المعاناة.
    toplumdan aldınız savaş ,yoksulluk ,açlık ,mutsuzluk ,insanların ızdırabı para düzeni ile değişmeyecektir. Open Subtitles لكنك تَلتقطُ ذلك من المجتمعِ. الحرب ، الفقر ، الفساد ، الجوع ، البؤس, و المعاناة البشرية لن تتغيّـر في النظام النقدي.
    Sen ızdırabı görmüyorsun diye onu yok sayamazsın. Open Subtitles فقط لأنه لا يمكنك أن ترى المعاناة لا يعني هذا أنها غير موجودة
    Tek bir Amerikalı aile daha onun çektiği ızdırabı çekmesin diye elimden gelen her şeyi yapacağım. Open Subtitles بأني سأفعل كل ما في مقدرتي بأن ولا عائلة أمريكية أخرى سيتوجب عليها تجربة نفس المعاناة
    Çok teşekkürler. böylece tüm ızdırabı çektim. Open Subtitles شكرا كثيرا اذن انا افعل كل المعاناة
    Yaşadığı ızdırabı gördüm. Open Subtitles المعاناة التي مر بها
    Yanıma gelip, çektiği ızdırabı anlattın. Open Subtitles أنت من عدت هناك لتخبرني بمدى البؤس التي فيه
    Onlar sadece, sebep oldukları ızdırabı çok iyi bilen fakat umursamayan çok kötü insanlar tarafından akıllarına koyulmuş, çok kötü bir bilgiye dayanarak aldıkları, çok kötü bir kararın düşünülemez sonuçlarıyla yaşıyorlar. TED إنهم يعيشون مع عواقب غير متوقعة لقرارات سيئة جداً، مبنية على معلومات خاطئة أقنعهم بها أناس سيئون جداً، أناس يعرفون جيداً البؤس الذي يتسببون به. ولكنهم لا يأبهون بذلك.
    Tüm bu ızdırabı geride bırakacagız. Open Subtitles وكل هذا البؤس الذي يُحيط بنا...
    Moralim bozulduğunda ya da kederle dolduğumda kimsenin duymak istemeyeceği ruhumdaki ızdırabı ve acıyı.. Open Subtitles أشعر بالحاجة ، حين أكون مكتئباً أوحينيتغلبعلى القلق.. أن أعبر عن معاناة روحي كلأحزاني..
    Her gün milletin ızdırabı ile uğraşmak iç karartıcı olsa gerek. Open Subtitles أعني, لا بد وأنه مُسبب للإكتئاب تعاملكِ مع معاناة الجميع طيلة اليوم.
    Tanımadıklarımızın ızdırabı, dostların can çekişmesi. Open Subtitles معاناة الغرباء، صراع الأصدقاء.
    İşte o andan itibaren Itachi'nin ızdırabı başladı. Open Subtitles ومنذ تلك اللحظة بدأت معاناة إيتاتشي

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد