| İçinde dağınık halde bulunan renkli camlar aynadan yansıyıp belli açılar oluşturuyor ve tüpün sonunda gördüğümüz şekilleri ortaya çıkarıyor. | Open Subtitles | يحتوي علي قطع من الزجاج الملوّن مُنعكس بمرايا في نفس الزوايا الذي يُشكّل أنماطاً عند النظر إليه من خلال الأنبوب |
| Ve burada bilgisayar başarılı bir şekilde alanları buldu. Örneğin: açılar. | TED | وهنا الكمبيوتر بالفعل وجد هذه المناطق بنجاح فمثلاً ، الزوايا |
| Ancak bu seçeneklerin hiçbiri insan kadar büyük bir objenin hareket hâlindeyken tüm açılar ve mesafelerden görünmez gibi gelmesini sağlamaz. | TED | لكن جميع هذه الاحتمالات لا يمكنها جعل جسم بحجم الإنسان غير مرئيٍّ من جميع الزوايا والمسافات أثناء تحركه. |
| açılar dar ama bu gözetleme kameralarının geniş açılı mercekleri var. | Open Subtitles | الزاوية الضيقة, ولكن كاميرات المراقبة تلكَ لها عدسات ذات زوايا أوسع. |
| Farklı açılar ve perspektifler hakkında daha açık konuşmamı ister misin? | Open Subtitles | هل لي أن أكون أكثر دقة حول زوايا مختلفة، وجهات نظر؟ |
| Bu, geniş açılar yapmakla lanetlenmişsiniz gibi gözükebilir. | TED | هذا يبدو كأنك مُجبر على عمل مُثلثات مُنفرجة الزوايا. |
| Ahşap yol üzerindeki küçük topların neme, sıcaklığa ve birazda toza karşı gerçekten duyarlılığı var ve yoldan çıkıyorlar gerçek açılar doğru olanı elde etmek için zorlaştırıyor. | TED | كرات صغيرة في ممرات خشبية تتأثر جدا بالرطوبة والحرارة والقليل من الغبار ويسقطون من الممر يصعب ضبط الزوايا |
| açılar, oyunculuk, alternatif çekimler. | Open Subtitles | الزوايا, الأداء التغطية. لا توجد أي تغطية |
| Şimdi. İlk harita. Düzen, boyutlar, açılar. | Open Subtitles | الآن , أولاً التخطيط الأبعاد , الزوايا كل شيء |
| Herşey açılarla ilgili, doğru açılar tabii ki. | Open Subtitles | الزوايا هي أهم شئ الزاوية اليمنى بالتأكيد |
| Yalnızca üçgeni oluşturan açılar bu bakımdan incelenebilir. | Open Subtitles | فقط الزوايا التي تتألف منها يمكن الحكم عليها بهذه الطريقة |
| Şöyle sıkıştırıp farklı açılar alabiliyorsun. | Open Subtitles | تحققي من هذا تمكنك من الحصول على الوضعية هنا في الأعلى هنا كما يمكنك تجربة العديد من الزوايا الأخرى |
| bu eksenler, açılar ... haritada aynısı olmalı. | Open Subtitles | هذه الفؤوس , الزوايا ... مقارنة مع الرمز في الخريطة يجب أن يعدّل فقط |
| Aynı yöne enine iç açılar bütünlerdir. | Open Subtitles | الزوايا الداخلية للمثلث متكاملة |
| - Oluşturdukları açılar öyle ki... - Hayır, buna izin vermeyeceğim! | Open Subtitles | هنالكَ شيءٌ مميزٌ في الزوايا التي تصنعها - لا لن أتحمل هذا - |
| Yani, açılar benim oturduğum yerden bile değildi. | Open Subtitles | أعني , الزوايا لم تكن حيث كنتُ أجلس. |
| açılar ve mermi girişlerinden senaryolar hazırlayamaz mısın? | Open Subtitles | هل يمكنك ان تجري سيناريوهات عن زوايا و نقاط دخول الرصاصات؟ |
| Geniş, dar... İyi açılar yakalayın bana. | Open Subtitles | من جميع الجوانب، فقط صور ليّ زوايا جيّدة. |
| Bütünler ve tümler açılar, 3 boyutlu cisimlerin alanı ve çevreler gibi şeyleri öğreniyoruz. | Open Subtitles | نحن نتعلم الأشياء التكميلية مثل زوايا مجانية، تحديد منطقة شكل ثلاثي الأبعاد، والأمامي |
| Hayır, sert bir şey. Farklı açılar için. | Open Subtitles | لا إنها إسفنجة متينة تمكننا من الحصول على زوايا مختلفة |
| Rakamlar, açılar, hepsi birbirine karıştı. | Open Subtitles | .. إنه مثل الضباب الكبير كل هذه الأرقام والزوايا |
| açılar'ın ne olduğunu size anlatacağım. | Open Subtitles | سأخبركم مَنْ هم المّمولون إنهم غير الأسوياء |