| Acıyı hafifletme zamanı değil. Şimdi acı çekme zamanı. | Open Subtitles | لم يحن الوقت لتخفيف الألم . لقد حان الوقت للمعاناة. |
| acı çekme ve zulme son verecekler. | Open Subtitles | . سوف يضعون حداً للمعاناة والأضهاد على جنسنا |
| Nazi planlarının temeli, "acı çekme" üzerine kurulmuştu. | Open Subtitles | النازيون صمّموا المعاناه فى تخطيط المعسكر نفسه |
| Nişan yüzüğü, evlilik yüzüğü,acı çekme. Göreceksiniz. | Open Subtitles | خاتم الخطوبه و خاتم الزواج و خاتم المعاناه |
| Devamında on yıllarca acı çekme, ölümler ve değersizlik duygusu... dünya şiirinde merkez tema haline geldi, duygularımıza hakim olmaya başladı. | Open Subtitles | على مدار العقود التي تلت المعاناة والموت والإحساس بالضياع المواضيع الرئيسيّة في أشعار الحرب سيطرت على تصوّراتنا |
| Bu top şeyini her gün yaparsak dram ve acı çekme azalmaz mı? | Open Subtitles | لكن أليست مأساة الحياة البشرية و المعاناة تكون أقل إن قمنا بموضوع الكرة يومياً؟ |
| Bireysel çıkar. acı çekme endişesi onu bu utanç verici numaraya itti. | Open Subtitles | الخوف من الألم الجسدي يُجبره على هذا الإذلال النفسي |
| Bireysel çıkar. acı çekme endişesi onu bu utanç verici numaraya itti. | Open Subtitles | الخوف من الألم الجسدى يجبره على هذا الإذلال النفسي |
| Ve daha fazla acı çekme. Askı! Yeter mi? | Open Subtitles | ولن تشعر بشيء آخر عذبه ! كاف ؟ ...يمكن أن ينتهي كله |
| Bu ev koca bir acı çekme müzesi. | Open Subtitles | هذا البيت كان متحف للمعاناة. |
| Nişan yüzüğü, evlilik yüzüğü,acı çekme. Göreceksiniz. | Open Subtitles | خاتم الخطوبه و خاتم الزواج و خاتم المعاناه |
| Sonsuz acı çekme yeri. | Open Subtitles | الأبديه فى المعاناه والألم |
| acı çekme, dünyanın bir uydurmasıdır. | Open Subtitles | المعاناه هي عملة العالم |
| - Güzel. acı çekme Olimpiyatları burada. Kölelik Naziliğe karşı. | Open Subtitles | هيا، يمكنك ذكر أولمبياد المعاناة العبودية أمام المحرقة، هيا |
| acı çekme ve keyif alma arasında kurduğu ilişkiyi güçlendirmek için muhtemelen bu sırada mastürbasyon yapıyor. | Open Subtitles | خلال ذلك الوقت غالبا هو يمتع نفسه لكي يستطيع ان يقّوي ارتباطه بين المعاناة و العرفان |
| Şimdi, insan maliyeti apacık ortadadır, bir kez onu düşünmeye başlayın - acı çekme, kayıp - aynı zamanda ekonomik olarak, muazzam israf var. | TED | التكلفة البشريّة لهذا جليّة بمجردّ التفكير في الأمر ..المعاناة .. الخسارة ومن الناحية الاقتصادية كذلك، إنّ ذلك مدمّر بشكلٍ هائل |
| Başarısızlık korkusu, acı çekme korkusu, reddedilme korkusu. | Open Subtitles | لكنت سأقول أن لهذا علاقة بالخوف , الخوف من الفشل , الخوف من الألم |
| Birini gücendirme korkusunun acı çekme korkusundan güçlü olduğuna inanması zor. | Open Subtitles | فمن الصعب الاعتقاد أن الخوف من الإيذاء أصعب من الخوف من الألم ولكن أتعلم ماذا؟ |
| Belki de bizi engelleyen şey acı çekme korkusu değildir. | Open Subtitles | لكن ربّما ليس الخوف من الألم هو الذي يمنعنا من الإستمرار في ذلك |
| İçmeye devam et Benny. Et de, çok acı çekme. | Open Subtitles | "واظب على شرب الخمر يا (بيني) ولن تشعر بالألم" |