| Bu seninle anlaşma nedenimiz olur mu? Senin için bir anlaşmam var. | Open Subtitles | أتساءل هل ابرام صفقة سيكون غير مطروحا لا لدي صفقة لك |
| Tamam çok para, ama anlaşmam iyi. İsveçli de sağlam adamdır. | Open Subtitles | انه مبلغ كبير , ولكنها صفقة جيده السويدى رجل مضمون |
| - Benim anlaşmam! Thomas'la anlaşmaya yönelik ilk görüşmeyi Mintz gerçekleştirmiş. | Open Subtitles | ــ هذه صفقتي ــ في البداية قابل مينتز , توماس في قاعة لاماز |
| İş anlaşmam! Su Dünyasına gitmem lazım. | Open Subtitles | صفقتي لبيع الفقمات , عليّ الذهاب لسي لاند |
| Generalle bir anlaşmam vardı. | Open Subtitles | أصغِ إليّ، كان هنالك اتفاق بيني وبين اللواء |
| Yatırımcılarımla bir anlaşmam var ve bu anlaşmaya uymak zorundayım, benim işim bu. | Open Subtitles | لدي إتفاق مع المستثمرين وعليّ إتمام هذا الإتفاق هذا ما أقوم به |
| Ama ben o haydutlarla asla anlaşmam! | Open Subtitles | و لكني لم أستطع أن أتفاوض معهم |
| Ben anlaşmayı konuşabilirim, çünkü bu benim anlaşmam. | Open Subtitles | يمكنني أنا الاتفاق معك. لأنه عقدي أنا، فهمت؟ |
| Benim anlaşmam şöyle.Beni gemiye götür,bende yardımı çağırayım. | Open Subtitles | حسنا، سأعقد صفقة جديدة معك. خذيني إلى السفينة و بعدها سأجري الاتصال |
| Evliliğimizin altıncı yılı dolana kadar, yani ilişkimiz oturana kadar doğum günü anlaşmam yoktu. | Open Subtitles | أنـا لم أحصـل على صفقة عيد ميلاد حتى تزوجت من 6 سنــوات و علاقتنــا كانت مستقرة |
| Bir kitap anlaşmam var, cebimde bedava bir sandviç ve omuzlarımda garip bir gevşeme hissi var. | Open Subtitles | حصلت على صفقة كتاب وساندويتش في جيبي ولدي هذا الشعور الغريب على كتفيّ |
| Yayınlama anlaşmam konusunda daha çok risk alıyorum. | Open Subtitles | لقد رفعت ما كان عليه من قبل علي صفقة نشري |
| İmzalanması gereken büyük bir mülk anlaşmam var ve iş ortağım kayıplara karıştı. | Open Subtitles | يجب أن أنجز صفقة عقارات وشريكي في العمل مفقود |
| - Bu benim anlaşmam ben söylediğimde birini vurursun, tamam mı? | Open Subtitles | لايهمني ذلك أنها صفقتي وأنا أقرر عندما يتعلق الامر بالاطلاق على أحدهم |
| Burada bir sonraki anlaşmam için düşündüğüm beş şirket var ve yasal açıdan değerlendirmesi için birine ihtiyacım var. | Open Subtitles | لدي خمس شركات أريدها بأن تكون صفقتي التالية وأريد شخصٌ ما بأن يقيّمها |
| anlaşmam bozulursa diye bir sigortaya ihtiyacım vardı. | Open Subtitles | إحتجت ضمان من نوعِ ما، في حال فشلت صفقتي |
| "Yazın sayesinde anlaşmam iptal edildi, Seninle konuşmak..." | Open Subtitles | قصّتك هددت صفقتي أنا لن أتكلم معـ |
| Nasıl oluyorda benim anlaşmam senin eline düşüyor? | Open Subtitles | كيف بحق الجحيم حصلت على اتفاق التسوية الخاص بي؟ |
| Çünkü böyle vakaları almama izin veren firmayla bir anlaşmam var, ama sadece böyle vakalar için değil. | Open Subtitles | لأنه لدي اتفاق مع شركتي يسمح لي للتعامل مع قضايا كهذه لكن ليس فقط هذه. |
| Başkanınız tarafından imzalanmış bir dokunulmazlık anlaşmam var. | Open Subtitles | لدي اتفاق بالحصانة وقع عليه رئيسك |
| Ama hapse girmeyeceğim. anlaşmam var. | Open Subtitles | لكني لن أدخل السجن ، لقد حصلت على إتفاق الإقرار بالذنب |
| Belki de, pantolonumdaki kumaş için ipekböceğiyle anlaşmam gerekirdi! | Open Subtitles | ربما يجب أن أتفاوض مع دودة القز على الرباط المطاطي في بنطالي! |
| Bu yüzden onlarla olan anlaşmam artık geçersiz. | Open Subtitles | وفي هذه الحـالة عقدي معهم أصبح الآن لاغيًا وبلا جدوى |
| Beni bu odaya ilk soktuğunda bundan sonra on tane daha anlaşmam olduğunu biliyordu. - Logan. | Open Subtitles | السبب الذي دفعه لأقناعي للحضور لهذا الإجتماع هو أنّه يعلم بأنّه لديّ 10 صفقات بانتظاري |