| Açık artırma için o kadar yol gelmeniz çok hoş. | Open Subtitles | من الرائع أنك أتيت كل هذه المسافة من أجل المزاد |
| artırma başlamak üzere. -Onu gören oldu mu? | Open Subtitles | ولكن أنا أخشى أن نحتاجك المزاد على وشك البدء |
| Bağışlayacağınız giysileri açık artırma için bu kutulara koyun. | Open Subtitles | الملابس التي ستتبرعون بها يجب أن تذهب في هذه الصناديق من أجل المزاد |
| Bu tavırlara devam edersen açık artırma için elbiseye de ihtiyacın olmayacak, çünkü gitmeyeceksin. | Open Subtitles | إذا استمريتي بموقفكِ لن تحتاجين فستاناً من أجل الذهاب لذلك المزاد لأنكِ لن تذهبي |
| Açık artırma sitelerini kontrol edeceğim. | Open Subtitles | سأبحث عبر الإنترنت في مواقع المزادات العلنية |
| Açık artırma ilk parça ile başlıyor. 16'ncı yüzyıldan kalma tam takım düello zırhı. | Open Subtitles | المزاد يبدأ بالقطعة الأولى بدلة درع تبارز كاملة من القرن الـ16 |
| Bir araya toplanırsanız eğer, açık artırma başlamak üzere. Cayden yerini aldı. | Open Subtitles | هلٌا تجمعتم رجاءً المزاد على وشك ان يبدأ |
| Tebrik ederim, bayım. Bu bir açık artırma rekoru. Tebrikler. | Open Subtitles | حسناً، تهانينا سيدي هذا رقم قياسي بتاريخ المزاد |
| Aileniz söz verdikleri açık artırma eşyalarını mutlaka getirsin. | Open Subtitles | وأرجوا أن تحرصوا على إحضار والديكم للأغراض المراد بيعها في المزاد كما وعدوا |
| Okul kütüphanesinin yenilenmesi için yapılan açık artırma başlayacak. | Open Subtitles | المزاد الصامت الذي سيقام بسبب ترميم مكتبة المدرسة قادم |
| O zaman neden açık artırma evi bunun gerçek olduğunu söyledi? | Open Subtitles | إذا لمَ قال عنها بيت المزاد أنّها حقيقية؟ |
| Anladığım kadarıyla, bu açık artırma özellikle dikkat çekiyor çünkü onların yeni silahları olduğu söyleniyor. | Open Subtitles | ما افهمه ان هذا المزاد له اهميه خاصه لان اسلحتهم الجديده سيتم عرضها في المزاد |
| Bugünkü açık artırma sona ermiş oldu. Sağ olun beyler. | Open Subtitles | وهكذا ينتهي المزاد لهذا اليوم شكرًا لكم أيها السادة |
| İki tane 2 milyarlık teklifimiz var ve açık artırma... | Open Subtitles | لدينا رهانين بمبلغ 2 بليون دولار و المزاد سـ |
| Ve birine bunları satacak... Açık artırma sitesinde dün gece gördüm. | Open Subtitles | والتي سيبيعها لمشترٍ بموقع المزاد الذي رأيناه بحاسوبك ليلة أمس |
| Şu teslimatı aldığımızda açık artırma başlayabilir. | Open Subtitles | ،بمجرد أن نقوم بتوصيل هذه يمكن أن يبدأ المزاد |
| Bana 1,6 milyon doları ödesen bile, yine de açık artırma için ödeyeceğim yüklü bir komisyon ücreti olacak. | Open Subtitles | حتى لو ارجعت ليّ الـ160 مليون ما زال هناك قسط شراء من المزاد العلني |
| Bana 1,6 milyon doları ödesen bile, yine de açık artırma için ödeyeceğim yüklü bir komisyon ücreti olacak. | Open Subtitles | حتى لو ارجعت ليّ الـ160 مليون ما زال هناك قسط شراء من المزاد العلني |
| - artırma için sabırsızlanıyorlar. | Open Subtitles | أنا واثق أنهم يتحرقون شوقاً لبدأ المزاد -ماذا؟ |
| Eğer yakınlarda bir açık artırma varsa. | Open Subtitles | ان كنت تذهبين الى المزادات العامة |
| Daha kutlamaya başlamayın. Başkan bu gece gizli bir açık artırma yaptı. | Open Subtitles | لا تحتفلوا الآن ، أقام العمدة مزاداً سرياً لبيع شجرة مساء أمس |
| O yüzden tesis gerekli gecikme bildirimlerini yapıp orayı açık artırma ile adamınız Mozzie'ye satmış. | Open Subtitles | لذلك المنشأة ارسلت تحذيرات للدفع وبعدها عرضت للمزايدة (وبعدها لصديقك (موزي |