| Ne zaman başıma iyi bir şey gelse köşede bir kötülük beni beklerdi | Open Subtitles | كل مرة يحدث لي فيها شيء جيد فان شيئاً سيء دائما ينتظرني بالجوار |
| Ne zaman başıma iyi bir şey gelse köşede bir kötülük beni beklerdi | Open Subtitles | في كل مرة يحصل لي شيء جيد, يكون شيئا سيئا ينتظرني في المقابل |
| baba,onu çok iyi tanımış olsaydım mutlaka beni beklerdi | Open Subtitles | أبي ، لو كنت أعرفه جيدا لابد أنه مازال ينتظرني |
| İsa Mesih'in dirilişini kutlamayı dört gözle beklerdi. | Open Subtitles | فقد كانت تتحرق شوقاً للاحتفال بقيامة المسيح |
| Ne zaman başıma iyi birşey gelse kötü birşey de köşeden beni beklerdi. | Open Subtitles | كان بأنتظاري أمر سيئ |
| Kötü bir şey de köşede beni beklerdi. | Open Subtitles | كان بانتظاري أمر سيئ |
| Bu topraklar bulunmayı beklerdi | Open Subtitles | ♪ هذه الأرض كان على بعد في انتظار العثور عليه ♪ |
| Ne zaman başıma iyi bir şey gelse köşede bir kötülük beni beklerdi | Open Subtitles | في كل مرة يحصل لي شيء جيد, فان هناك شيئا سيئا ينتظرني في المقابل |
| Frank işim bitene kadar orada beklerdi. | Open Subtitles | فرانك كان ينتظرني هناك بينما انا اغلق المحل |
| Okula girmeden önce merdivenlerin önünde beni beklerdi. | Open Subtitles | اعتاد ان ينتظرني اسفل الدرج عندما اعود من المدرسة |
| Başıma gelen her iyi olayın ardından, kötü şeyler hep köşe başında beklerdi. | Open Subtitles | يكون هنالك شيء سيء ينتظرني في الزاويـة |
| Hayır, beni beklerdi. | Open Subtitles | لا ، إنه ينتظرني |
| Şoför Eddie, iyi adam, geç kaldıysam beni beklerdi. | Open Subtitles | السائق (إدي)، شخص لطيف كان ينتظرني إن تأخرت على الحظور |
| Babam beni evimde beklerdi. | Open Subtitles | ابي كان ينتظرني في منزلي |
| Booth genelde olay yerinde, kendi incelememi yapmamı beklerdi. | Open Subtitles | عادة ما ينتظرني (بوث) لإجراء الفحص الخاص بي لمسرح الحادث. |
| Küçük Jane çikolata yumurtalarını dört gözle beklerdi. | Open Subtitles | وكانت الطفلة (جين) تتحرق شوقاً إلى بيض الشوكولا |
| Xiomara ise gardrobundaki - baharlıkları giymeyi dört gözle beklerdi. | Open Subtitles | وكانت (سيومارا) تتحرق شوقاً لارتداء ملابسها الربيعية |
| Ne zaman başıma iyi birşey gelse kötü birşey de köşede beni beklerdi. | Open Subtitles | كان بأنتظاري أمر سيئ |
| Ne zaman başıma iyi birşey gelse, köşede bir kötülük beni beklerdi. | Open Subtitles | كان بأنتظاري أمر سيئ |
| Ne zaman başıma iyi birşey gelse kötü birşey de köşede beni beklerdi. | Open Subtitles | كان بانتظاري أمر سيئ |
| Ne zaman başıma iyi bir şey gelse kötü bir şey de köşede beni beklerdi. | Open Subtitles | كان بانتظاري أمر سيئ |
| Bu topraklar bulunmayı beklerdi | Open Subtitles | ♪ هذه الأرض كان على بعد في انتظار العثور عليه ♪ |