| 29 senelik Federal hapishane döneminde mahkumların saplantısı, muhafızların da baş belası olan tek şey, kaçmaktı. | Open Subtitles | طوال 29 عام كإصلاحية فدرالية الشيء الوحيد الذي أهوس نزلائه وأصبح مصدر إزعاج لحراسه هو الهروب |
| Merlin sadece bir uşak ama tanıdığım en baş belası uşaktır. | Open Subtitles | إنهُ مجرد فتىً خادم لكنهُ اكثر خادم مزعج عرفتهُ على الإطلاق |
| - O bir baş belası. - O karda yürür izini belli etmez. | Open Subtitles | انه مثير للمشاكل ذلك الالياس ثرثار للغايه |
| Dinle, o baş belası kocandan kurtulup, yalnız bir hafta sonu geçirmek istersen, bana haber ver yeter. | Open Subtitles | شكراً و اسمعي إذا أردت الأستمتاع بإحدى عطل نهاية الأسبوع أعلميني إذا أردت التخلص من زوجك المزعج |
| Aramızda çözülmesi gereken bir sürü baş belası sorun, suistimal var. | Open Subtitles | هناك العديد من المسائل المزعجة بيننا والتي تستدعي تصفية الحساب |
| Biz çoğu zaman bir baş belası olarak ayak altında dolaşıyorduk. | Open Subtitles | ,كنا عقبة في طريقهما .مصدر إزعاج لهما معظم الوقت |
| Onları gıdıklayan baş belası sineklerden kurtarıyorlar. | Open Subtitles | السحالي تخلّصهم من الذباب التي يمكن أن تكون مصدر إزعاج حسّاس |
| Tam bir baş belası olmak için takip ettiğin özel bir programın mı var? | Open Subtitles | هل لديكَ مخطط أجرة خاص في أوقات إزعاج الآخرين؟ |
| Baş belası aptalın tekisin. Sonunda nalları dikeceksin. | Open Subtitles | أنت غبي مزعج, وقد ينتهي بك الأمر مقتولاً |
| Buradaki her şey beni büyüledi, fakat baş belası olmak istemem. | Open Subtitles | يسحرني كل شيء هنا لكن لا أريد أن أكون مزعج |
| - Sen doğduğundan beri böyle bir baş belası mısın? | Open Subtitles | - هل ولدت وأنت مزعج لهذا الحد؟ - حسناً .ماذا |
| Söyleyin bakalım, okuldaki en büyük baş belası öğrenci kim? | Open Subtitles | أخبروني ، من تعتقدون أكثر طالب مُثير للمشاكل في المدرسة ؟ |
| Baş belası olduğunu hissetmiştim. | Open Subtitles | أتعلمين, لقد واردني شعور أنكِ مسببة للمشاكل |
| Mike, bir gün o baş belası, buralarda olmayacak. | Open Subtitles | مايك ، يسيأتي يوم ذلك المزعج لن يكون موجودا |
| Ödüller o küçük baş belası için. Ben ödülümü ne zaman alacağım? | Open Subtitles | مكافأة لهذه المزعجة الصغيرة متى سأحصل على مكافآتي؟ |
| Bu mahkûm 35 yıl boyunca başımın belası oldu. | Open Subtitles | هذا السجين كان شوكة في خاصرتي لمدة 35 عام |
| "Baş belası Bay Stroud" diye gösterdiğin delikanlı değil mi bu? | Open Subtitles | أليس هذا هو الرجل الذى تُشير بأنه "الرجل المشاكس السيد سترود"؟ |
| Seni küçük baş belası. | Open Subtitles | أيتها الصغيرة المثيرة للمتاعب |
| Ve tam bir baş belası olduğun için... paramın hepsini alma niyetindeyim. | Open Subtitles | وبقدر ما سببتِ من متاعب فأنا أنوى الحصول على المكافئة كاملة. |
| Bu şişelerle doğanın baş belası olan, pet şişelerden sonsuza dek kurtuluyoruz. | Open Subtitles | بهذه العبوات سنقضي على الحاجة في استخدام عبوات المياه البلاستيكية التي هي آفة البيئة |
| Tanrı'nın belası biri! | Open Subtitles | . إنه مصيبة من الله، فخامتك |
| Baş belası bir adamın, üstelik resmi bana taşıttı. | Open Subtitles | شخص كان مزعجاً حتى قبل أن أتعامل بلوحاته. |
| Tam bir baş belası ama dediğin gibi evde faydası oluyor. | Open Subtitles | إنه مسبب للإزعاج لكن كما قلتِ إنه مفيد في أعمال البيت |
| Annem gerçekten bir baş belası ama beni ben yapan kişi de o. | Open Subtitles | أمي كالألم الحقيقي في المؤخرة وأيضاً هي السبب لمَ أصبحت عليه |
| Bu yavru tam bir baş belası. | Open Subtitles | "هذا الهر، مثل الـ"رنت |