| Fakat bu reddetmenin veya atağın tehlikesini öğrendiğimde, bunu değiştirmenin zamanı diye düşündüm. | TED | لكن، عندما تعلمتُ عن مخاطر الرفض أو الهجوم، فكرتُ، حان الوقت لتغيير ذلك. |
| Krallığın kadınlara karşı olan dehşet verici tutumunu değiştirmenin zamanı geldi. | Open Subtitles | لقد حان الوقت لتغيير الطريقة المروّعة التي تعامل بها المملكة نسائها. |
| Mekan değiştirmenin zamanı gelmişti,.. | Open Subtitles | حان الوقت لتغيير المنظر.. |
| Artık ön sayfadaki hikayeyi değiştirmenin zamanı. | Open Subtitles | حان الوقت لتغيير أهم الأخبار |
| Bence bunu değiştirmenin zamanı geldi. | Open Subtitles | أعتقد أنه قد حان الوقت لتغير هذا |
| Belki de bunu değiştirmenin zamanı gelmiştir. | Open Subtitles | ربما آن الوقت لتغيير ذلك |
| Oyunu değiştirmenin zamanı geldi. | Open Subtitles | حان الوقت لتغيير هذه اللعبة |
| Belki bunu değiştirmenin zamanı geldi. | Open Subtitles | ربما جاء الوقت لتغيير ذلك |
| Belki de işini değiştirmenin zamanı gelmiştir. | Open Subtitles | حسنا, ربما هذا الوقت لتغير ما تفعله |