| Evet, dikkatimi çekti, ve bu hoşuma gitti. | Open Subtitles | نعم ، لقد لاحظت بالفعل. واعتقد انه امر رائع. |
| Bu benimde dikkatimi çekti. Hey, iyi bir takım olduk. | Open Subtitles | لقد لاحظت هذا أنا أيضاً نحن فريق جيد جداً |
| Bana verdiğin mektuplarda bir şey dikkatimi çekti. | Open Subtitles | النظرة، لاحظتُ شيءاً حول الرسائل التي أعطيتَنا. |
| Hastanenin etrafındaki plazma halkalar dikkatimi çekti. | Open Subtitles | ولكنني لاحظتُ لفائف البلازما حول المستشفى |
| Babamı araştırıyor olman dikkatimi çekti. | Open Subtitles | لفت إنتباهي ذلك بأنك تقومين بالبحث في حياة أبي |
| Bununla birlikte, personel şefim, ...yeni bir rakibe dikkatimi çekti. | Open Subtitles | إلا أن كبير موظفي قد لفت انتباهي إلى متسابق جديد |
| Hanımlar, dikkatimi çekti de kaldırmalı hareketlerinizi kuru zeminde yapıyorsunuz. | Open Subtitles | اسمعن يا سيدات لقد لاحظت أنكن تتمرن على الرفعات على الأرض الجافة |
| Eski dava dosyalarında tuhaf bir şey dikkatimi çekti. | Open Subtitles | لقد لاحظت شيئا غريبا في ملفات القضايا القديمة |
| Eski dava dosyalarında tuhaf bir şey dikkatimi çekti. | Open Subtitles | لقد لاحظت شيئا غريبا في ملفات القضايا القديمة |
| Bay Zukov, girişteki Cebelitarık karanfili dikkatimi çekti. | Open Subtitles | سيد زوكوف , لقد لاحظت زهور الـ سيلينة بالردهه |
| Fenerin kabzasındaki kanı analiz ediyordum da merceğin üzerinde eski bir kan lekesi dikkatimi çekti. | Open Subtitles | أنا كُنْتُ فقط أُعالجُ الدمّ الجديد مِنْ القبضةِ، وأنا لاحظتُ كبير السنَ الدمّ والنسيج |
| Karın yarasını temizliyordum bir şey dikkatimi çekti. Bazı kas dokularının altındaydı. | Open Subtitles | كنت أنظف الجُرح في البطنّ ، حينها لاحظتُ شيئاً . كان تحت نسيجٍ عضليّ |
| Ampulün yanmaması dikkatimi çekti de... | Open Subtitles | لاحظتُ أن زجاجة المصباح محترقة |
| dikkatimi çekti de takvim protokolüne tam olarak uyulmuyor. | Open Subtitles | لقد لفت إنتباهي أن برتوكول التقويم لا يتبع دائماً |
| Bay Bronson, ilgili bir vatandaş olarak aceleci kararlar vermeden önce arazi ile ilgili bir kaç hususa dikkatimi çekti, ve bu hususları incelemem de yıllar alacak. | Open Subtitles | السيد برونسون كمواطن مهتم أراد لفت إنتباهي لبعض النقاط , قبل أن أصدر قراراً متهوراً بشأن الملكيّة المنشودة وهذه النقاط ستستغرق أعواماً مني كي أحللها |
| Deftere baktım, her sayfaya bastığı parmak izi dikkatimi çekti. | TED | تصفحت ذلك الكتاب، وما لفت انتباهي كانت بصمات إبهامها علي كل صفحة. |
| Ve böyle yapması için Jessi'yi cesaretlendirdiğin dikkatimi çekti. | Open Subtitles | . . ولقد لفت انتباهي انه من الممكن انك شجعت جيسي على القيام بذلك |
| - Ne? Ekmekleri sol elinle atman dikkatimi çekti patron. | Open Subtitles | لا استطيع مساعدتك لكنني لاحظت انك ترمي اللفائف بيدك اليسرى |
| Bu arada yazdıkları program da dikkatimi çekti. | Open Subtitles | في الوقت الحالي, يا لهُ من برنامج الذي ابتكروه, ولقد شد انتباهي بلا شك |
| Evet, lafı ağzıma tıkma ama iki şey dikkatimi çekti. | Open Subtitles | لا تستدرجني لتبادل الأحاديث ولكن هنالك شيئان ملحوظان |
| Bu odadaki bazı insanların dikkatimi çekti. Yeteneklerime inanma Bir doğum uzmanı olarak. | Open Subtitles | نما إلى علمي أن بعض الناس في هذه الغرفة لا يؤمنون بمهاراتي كطبيب مولد. |
| Burada epeydir beklemeniz dikkatimi çekti. | Open Subtitles | لم أستطع منع نفسي من ملاحظة وجودك هنا منذ وقت طويل. |
| Bay Morgan'ın sık sık dalıp gittiği dikkatimi çekti. | Open Subtitles | "لقد لفت انتباهى أن " مورجان قد بدا غائب الذهن طوال الوقت |
| Şimdi, bu çarpıcı husus zaman içerisinde önemli I.Q. artışları ile dikkatimi çekti. Muazzam bir artıştan söz ediyorum. | TED | والآن، لفت نظري هذا التغير الجذري إلى زيادة هائلة في معدّلات الذكاء بمرور الزّمن، و لقد كان فعلا هائلا. |