| İçim çok rahat edecek. Belki kara dizlerimin üzerine çökerim: | Open Subtitles | سأشعر بخير، وربما سأركع على ركبتي السوداوتين إذا لزم الأمر |
| Yerinde olsam kendime çeki düzen verir ona gidip dizlerimin üstüne çökerdim. | Open Subtitles | لو كنت مكانك سأذهب مباشرة لتلك المراة و اركع علي ركبتي امامها |
| Ben kahve birikintisinin içinde dizlerimin üstündeydim ve kanepede kendi kendine oynayarak yatıyordu. | Open Subtitles | , كنت راكعة على ركبتي أنظف القهوة و هو على الأريكة يداعب نفسه |
| dizlerimin üstüne çöküp kalman için yalvarmamam lazım. | Open Subtitles | سأوقف نفسي عن النزول على ركبتاي و التوسل لك لتبقى |
| Orada dizlerimin üstünde çok zaman geçirdim. | Open Subtitles | ـ نعم,و تلك كانت الأهداف بالنسبة لى. قضيت كثيراً من الوقت جاثياً على ركبتى هناك |
| dizlerimin üstüne çöküp Tanrıdan güç ve af diledim. Bu şekilde başa çıktım. | Open Subtitles | ركعتُ على ركبتيّ وطلبتُ من الرب القوة والمغفرة بهذه الطريقة تعاملتُ مع الأمر |
| - Ne istersen Turkle. - dizlerimin üstündeyim kardeşim. | Open Subtitles | أي شيء تقوله يا توركل أنا علي ركبتىّ يا أخي |
| dizlerimin hareketlerini gözlemliyorsanız, ...son derece iyi seğirtiyorlar, artık durabilirsiniz. | Open Subtitles | حسناً أذا كنت تحاول أن تجعل ركبتي تتحرك مرة أخرى |
| Hayatımı senin önünde dizlerimin üzerine çökerek geçirmemi mi istiyorsun? | Open Subtitles | هل تريد مني أن أقضي حياتي كلها جاثيا على ركبتي أمامك ؟ |
| Loratta Castorini Clark, ...dizlerimin üstünde, bütün bu insanların önünde, | Open Subtitles | .. لوريتا كاستوريني كلارك على ركبتي .. و أمام كل هؤلاء الناس |
| Onu bulamadım. Neredeyse 10 dakika dizlerimin üzerinde.. | Open Subtitles | لم أجدها كنت جاثية على ركبتي لمدة 10 دقائق |
| Sanırım benim, dizlerimin bağının çözülüp, kucağına düşmemi; deli gibi ağlarken "Her şeyi halledebiliriz." dememi bekliyorsun. | Open Subtitles | وأنا من المفترض أن أن أصبح ضعيفة و أركع على ركبتي و أقع في ذراعيك و أبكي بشدة |
| O şut için için dizlerimin üstünde dua ettim | Open Subtitles | لقد كنت أجثو على ركبتي داعياً من أجل تلك التسديدة |
| Çok korkup dizlerimin titrediği bölümü saymazsak. | Open Subtitles | باستثناء الجزء الذي كنت فيه خائفة والآن ركبتي تشعر بالدوار |
| Buraya geldik ve Denise aradığında dizlerimin üzerinde onu beceriyordum. | Open Subtitles | و كنت هنا جاثياً على ركبتي و أنا أمارس الجنس معها |
| Üç ay bok taşıyıp günün beş saati dizlerimin üzerinde oturunca dünyaya geri dönüp biraz katkıda bulunmaya karar verdim. | Open Subtitles | بعد حمل الهراء لمدة ثلاث شهور والجلوس على ركبتاي لمدة 5 ساعات في اليوم لقد أقتنعت في العودة للعالم و القيام بشيء جيد |
| Evet, dizlerimin üzerinde yaparım. | TED | حسناً, سـ أركع على ركبتاي وافعله |
| dizlerimin üstüne çökeceğim. | Open Subtitles | سوف أركع على ركبتى بينما أنت جالس على العرش |
| dizlerimin üstüne çöküp yalvarmamı mı istiyorsun? | Open Subtitles | هل تريدى منى ان أجثوا على ركبتى و أتضرع لكى ؟ |
| Ne varmış dizlerimin üstünde durmaya? | Open Subtitles | ما الخُطب فى ذلك وأنا جاثمة على ركبتيّ ؟ |
| Senin Allerton'un banyosunda olduğunu işittim ve hemen, ziyadesiyle hayıflandığın tarzda, dizlerimin üzerine çöktüm. | Open Subtitles | سمعتك داخل حمام اليرتون وسريعا, وبالأسلوب الذى تستهجننى فيه, نزلت على ركبتىّ |
| dizlerimin kesildiğini hissettim. | Open Subtitles | شعرت ان قدماي لا تتحملني |
| Seni kırabilirim, dostum. dizlerimin üzerinde iki parçaya. | Open Subtitles | ، يُمكنني تحطيمك يـا صاحبي إلى قطعتين مستلقين على ركبي |
| Yarın ilk iş, oraya gidip dizlerimin üzerine çöküp işimi geri almak için yalvarmak olacak. | Open Subtitles | أول شيء غداً، سأدخل هناك على أيديي وركبي وأتوسل من أجل عودة وظيفتي |
| Çünkü senin gibi paragöz bunak hayatıma girene kadar kendimi araba bagajına kilitlenmiş veya dizlerimin üstünde kafama silah dayalı bulmamıştım. | Open Subtitles | لأنني من دون ريب لم أتوقع نفسي محبوساً في صندوق السيارة أو جاثٍ على ركبيتيّ و مسدسٌ موجه نحو رأسي قبل أنّ قدمتَ أنت هنا، أفهمت؟ |