| Hanımlar, Cheerios seçmelerindeki başarının sırrı gaddar bir dürüstlükle yapılmasıdır. | Open Subtitles | آنساتي المفتاح للنجاح في اختبارات التشجيع هو الصدق بطريقة وحشية |
| Ne gaddar bir dünyaymış o zaman uçurumdan atlayalım, ha? | Open Subtitles | هو يحصل على الذي الذي عالم قاسي تركنا لذا نرمي أنفسنا في الهاوية نوع البيئة؟ |
| gaddar Macdonwald isyanını Batı Adaları'ndan sürdürdü. | Open Subtitles | .قاد ماكدونالد عديم الرحمة تمرده من الجزر الغربية |
| Aslında belki de sadece gaddar çünkü yeni hiç kimseyi almaya niyetim yok. | Open Subtitles | في الحقيقة ،ربما فقط الوحشية و ايضا ليس لدي نية في جلب اي عضو جديد |
| Yani kadim ve gaddar, kendine ve düşmanına karşı merhametsiz. | Open Subtitles | نظام شديد القسوة عفا عليه الزمن مجرد من الشفقة على العدو أو على النفس |
| Ancak Avrupa yağmasıyla savaşan pek çok Afrikalı gaddar misillemelerle acı çekti. | Open Subtitles | ولكن العديد من الأفارقة الذين قاتلوا النهب الأوروبي عانوا الانتقام الوحشي. |
| Yay ve mızrak kuşanacaklar gaddar ve acımasız olacaklar. | Open Subtitles | سيحملون القوس والرماح هم قساة ولن يظهروا أي رحمة |
| Ayık olduğunda çok gaddar oluyorsun. | Open Subtitles | يمكن أن تكون قاسياً جداً عندما تكون متّزناً |
| Dahası, Donald Pardue ve kardeşinin gaddar cinayeti. | Open Subtitles | وإضافةً لذلك، جريمة القتل الشنيعة لـ(دونالد باردو) وأخيه. |
| Bana gaddar bir ortam oluşturmuşsunuz gibi göründü. | Open Subtitles | يبدو لي أنك قد خلقت بيئة تلك اللتي، في الواقع، شرسة |
| Onun için burada gavaj, yani zorla yedirme yok. Fabrikalardaki gibi gaddar koşullar yok. | TED | فليس هنالك تزقيم او اكل بالقوة لا اوضاع مشابهة للصناعة لا قسوة |
| "Bu kadar ufak insanların böylesine gaddar olabileceklerine inanmazdım." | Open Subtitles | مدهش , هذه الحيوانات الصغيرة ترتكب وحشية من هذا القبيل |
| Savaş gibi gaddar ve bayağı bir şeyin hikayesi sizin gibi hanımları sıkmaz mı? | Open Subtitles | مواضيع وحشية عن الحرب لن تكون قصصاً مسلية للسيدات |
| Kuzey Çin, berbat kışları, gaddar yazları ve kavurucu çölleriyle gerçekten de acımasız bir yerdir. | Open Subtitles | شمال الصين مكان قاسي في فصل الشتاء الرهيب فصول الصيف شرسة، الصحاري جافة. |
| Bana katılmalıydın. Böyle bencil ve gaddar büyülerin gücüne katılacağımı mı sanıyorsun? | Open Subtitles | أتعتقدين بأنني سأنظم إلى سحر قاسي وأناني مثل هذا .. |
| Adam biraz gaddar olabilir ama beni bir şampiyona dönüştürdü. | Open Subtitles | الرجل يمكن أن يكون عديم الرحمة قليلاً، لكنّه صنع منّي بطل. |
| Geçen sefer biraz gaddar mı davrandım? | Open Subtitles | هل كان سلوكي بهذه الوحشية آخر مرة؟ |
| Anlamadım ben mi ne kadar gaddar olabiliyorum? | Open Subtitles | أنا لم أفهم ما قلت ... كيف يمكنني أن أكون بهذه القسوة ؟ |
| Quintana, "Eğer Vega, zamanında kaçtığı gaddar rejimi benimseyecek olursa o rejimin barbar zulümlerini hatırlasa iyi eder." diyor. | Open Subtitles | يقول (كينتانا): "لو كان (فيغا) سيحتضن النظام الوحشي" "الذي هرب منه ذات مرّة، فيجب أن يتم تذكيره بالقسوة الوحشيّة". |
| Nazik insanlar gaddar olduklarını görürler. | Open Subtitles | لكن الناس الرحماء يجدون بأنّهم قساة. |
| gaddar biri gibi görünmek istemiyorum, ama böylesi bir ilgiyi elde etmek için çok zorluk çektin. | Open Subtitles | لا أريد أن أكون قاسياً لكنك مررت بالكثير كي تصلي لذلك الاهتمام |
| Dahası, Donald Pardue ve kardeşinin gaddar cinayeti. | Open Subtitles | وإضافةً لذلك، جريمة القتل الشنيعة لـ(دونالد باردو) وأخيه. |
| Bu kadar gaddar olabileceğini bilmiyordum. | Open Subtitles | لم أكن أعرف إن لديك هكذا قسوة. |
| Onun babasına niye gaddar dediğine şaşmadım. | Open Subtitles | لا عَجَب قالتْ أبّاها عنيفَ |
| Şimdi, ...vardiyadaki diğer meslektaşlarım kadar gaddar biri değilim, ...o yüzden, battaniyeleriniz geri verilecek ve elbiseleriniz tamir edilecek. | Open Subtitles | الآن، لانني لا أريد أن اكون قاسيا كما هو الحال مع زملائي في وردية اليوم، |
| Bazen gaddar olmalısınız lordum. | Open Subtitles | هُناك أوقاتًا لا بُد أن تكون قاسيًا فيها، يا مولاي |
| Ve bu insanların kendilerini devletin gaddar yönetiminden korumak içindi. | Open Subtitles | وذلك كان لكي يحمي الناس أنفسهم ضد حكومة طاغية عليهم. |