| Bir gergedanı uyutacak kadar yatıştırıcı verdim. | Open Subtitles | اعطيته مسكن يكفي لأسقاط حيوان وحيد القرن |
| Bilmiyorum ama bir gergedanı bile uyutur. | Open Subtitles | الله وحده يعلم، ولكن انها تريد وضع وحيد القرن إلى النوم. |
| Ama muhtemelen bu çekimin en zorlu görevi... siyah gergedanı çekmek. | Open Subtitles | لكنّ ربّما مهمة التصوير الأكثر طموحًا هو التصوير مع وحيد القرن الأسود. |
| Ekip deniz gergedanı göremedi ancak çok da uzakta olmadıkları yönünde kanıt vardı. | Open Subtitles | لم يستطع الطاقم رؤية الكركدن لكن كان ثمّة دليل أنهم لم يكونو بعيدين |
| Bir tek deniz gergedanı ailelerini haftalarca doyuracak. Diğer türlü, aylarca. | Open Subtitles | الكركدن الواحد سيُغذِّي عائلاتهم لاسابيع ، إذا لم تكن شهورا ً. |
| Verdiğin doz bir gergedanı yere sermeye yeterdi. | Open Subtitles | أنت ملئته بهذا الشيئ بما يكفي لقتل كركدن |
| Ama Gedion zıpkın için tam pozisyon alırken deniz gergedanı suya dalıyor. | Open Subtitles | وعندماكانجيديونفيالموقعلاطلاقالحربة ، غطس كركدن البحر |
| O kadar açım ki ölü bir gergedanı bile yerim. | Open Subtitles | أنا جائع جداً، بإمكاني أن أأكل مؤخرة وحيد قرن ميت |
| Ve son bir sızlanmayla, devasa bir gergedanı dışarı çıkarıyor. | Open Subtitles | وبآخر نخراتها أنثى وحيد القرن تقذف صغيرها |
| O gergedanı avlamak için geçerli lisansım var. | Open Subtitles | لديَّ ترخيص ساري المفعول لاصطياد وحيد القرن ذلك |
| ve o büyük gergedanı durdurmayı başardım. | Open Subtitles | وأوقفت وحيد القرن العملاق أثناء سيره. |
| "gergedanı kurtarın" haberim kesin ödül alacak. | Open Subtitles | بلدي "حفظ وحيد القرن" قطعة هو في شو للفوز. |
| Ekibimiz insanların yetiştirdiği Elvis adında bir gergedanı... yakından çekmenin mümkünatını değerlendirdi. | Open Subtitles | لذا فريقنا قد جاء لتّقييم جدوى التّصوير عن قرب مع وحيد القرن المُسَمًّى (الفيس) الذي تربى من قبل البشر. |
| Deniz gergedanı, buzu kırmak ve nefes alma deliklerini büyütmek için kafalarını ve boynuzlarını kullanır. | Open Subtitles | تستخدم حيتان الكركدن رؤوسها وأنيابها الطويلة لكسر الثلج وتوسيع فتحات التنفس |
| Deniz gergedanı macerası, temmuz ayında erimenin zirvede denizin ise en tehlikeli olduğu dönemde başladı. | Open Subtitles | بدأ السعي من أجل الكركدن في أوّج الذوبان في يولية عندما كان ثلج البحر أخطر حالاً |
| Deniz gergedanı o kadar nadir ve buzda çalışma şartları o kadar zor ki mürettebat bir ay iz sürdü. | Open Subtitles | الكركدن متخفّ جداً وأجواء العمل على الثلج صعبة للغاية ممّا أخذ من الطاقم شهراً لتعقّبهم |
| Deniz gergedanı, havadan böylesi inanılmaz bir açıdan ilk kez filme alındı. | Open Subtitles | هذه أوّل مرة يتمّ فيها تصوير هجرة الكركدن من هذا المنظر الجوي المدهش |
| Kutup takımı için deniz gergedanı avı hep zorlu geçti. | Open Subtitles | بالنسبة لفريق القطب الشمالي , صيد الكركدن يُصبح ليكون تحدٍ دائم |
| Ölü bir gergedanı bile yiyebilirim. | Open Subtitles | يمكنني أن آكل مؤخرة كركدن ميت |
| Lanet bir gergedanı durduracak kadar güçlüdür. | Open Subtitles | قوي كفاية لإيقاف كركدن لعين ؟ |