| Dün aynı belirtilerle getirilmiş bir kampçı daha varmış. | Open Subtitles | هناك مُخيم تم جلبه البارحة وهو يحمل نفس الاعراض |
| Kale alma, sonuçta buraya getirilmiş. | Open Subtitles | لا عليك، مع ذلك فقد تم جلبه إلى هنا. |
| Soygun için çok sayıda büyük çantalar getirilmiş. | Open Subtitles | حقائب عظيمة كبيرة أحضروها من أجل السرقة. |
| Sigaralar, üst düzey bir yetkili tarafından kaçak olarak getirilmiş. | Open Subtitles | السجائر أُحضرت في عملية تهريب من قبل مسؤول كبير الرشوة متفشية |
| Sebebi bu oyuna getirilmiş aileyi yok etmek. | Open Subtitles | السبب هو لكي تبصق على اقليم هذه العائلة المخدوعة |
| Evet, insan kalıntılarını düzgünce kaldırılmasını sağlamak için getirilmiş. | Open Subtitles | أجل، أُحضر إلى هنا ليشرف على التعامل الصحيح لجميع الجثث |
| Buraya bir arabayla falan getirilmiş. | Open Subtitles | نُقلت إلي هنا في عربه أو ما يشبه |
| Anlaşılan hepsi buraya, bu tanka getirilmiş. | Open Subtitles | .يبدو أن تم جلبهم جميعا إلى هذا الخزان |
| Konuşamaz hale getirilmiş. | Open Subtitles | لقد شُخِصت حالته على أنه غير قادر الكلام |
| Doğu Boston karakoluna bir uyuşturucu satıcısı getirilmiş. | Open Subtitles | موزع صغير تم جلبه لمركز شرق بوسطن |
| Birkaç ay önce getirilmiş olması gerek. | Open Subtitles | ربما تم جلبه إلى هنا قبل بضعة أشهر |
| Ulrich Manastırı Başrahibi buraya getirilmiş. Şimdi nerede? | Open Subtitles | "رئيسدير"أولريتش، تم جلبه إلى هنا. |
| - Üç saat önce getirilmiş. - Ne? | Open Subtitles | ـ أحضروها منذ 3 ساعات ـ ماذا؟ |
| Evet, buraya getirilmiş. | Open Subtitles | -أجل، أحضروها هنا |
| Birikiminin çok fazla olması nedeniyle getirilmiş. Lana Brewster onun çalıştığı son dava mı? | Open Subtitles | أُحضرت عندما أصبحت الأعمال المتراكمة كثيرة جدا. |
| 1969 yılında Baltık denizinde bir tekne içinde bir kadın bulunmuş ve Danimarka'ya getirilmiş. | Open Subtitles | في 1969 وُجدت امرأة في قارب في بحر البلطيق وقد أُحضرت إلى "الدينمارك" |
| Bunun "oyuna getirilmiş aile"nin iyiliğine olacağını düşünmüyor musunuz, Bayan Bennet, müstakbel Bayan Collins'e iyi davranmanın yani? | Open Subtitles | ألا تفكرين, سيدة (بينيت), ربما يكون في مصلحة هذه "العائلة المخدوعة" أن تعاملي السيدة (كولينز) المستقبلية بلطف؟ |
| Yapma Bones. Sen bile başka yerde öldürülüp, evine getirilmiş ve merdivenden atılmış dedin. | Open Subtitles | بربّكِ يا (بونز)، حتى أنتِ قلتِ أنّه قُتل ثم أُحضر إلى منزله ودُفع من على الدرج. |
| Buraya bir arabayla falan getirilmiş. | Open Subtitles | نُقلت إلي هنا في عربه أو ما يشبه |
| Ama buraya getirilmiş olabilirler. Kate getirmiş olabilir. | Open Subtitles | -ربما تم جلبهم بواسطة (كايت ). |
| "Konuşamaz hale getirilmiş." de ne demek şimdi? | Open Subtitles | .... ماذا تعني بـــ شُخِصت حالته على أنه غير قادر على الكلام"؟" |