| İyi bir askerdin, hatalar yaptın, ama ölmeyi hak etmedin. | Open Subtitles | لقد كُنت جندياً صالحاً ، لقد ارتكبت أخطاءًا لكنك لم تستحق الموت |
| Bana hep zorluk çıkardın ama bunu hak etmedin. | Open Subtitles | لقد جعلت حياتي صعبة، لكنك لم تستحق هذه النهاية. |
| Yani, sanırım beyazışıklı olmayı da hak etmedin başkaları için kendi hayatını feda ettiğin için. | Open Subtitles | لذلك أنا افترض أنك لا تستحق أن يكون whitelighter لالتضحية حياتك لإنقاذ الآخرين؟ |
| Peynir! Sen bunu hak etmedin! | Open Subtitles | أيّها الجبن، أنت لا تستحق هذا. |
| Bunları yaşamayı hak etmedin. İçeride olduğun düşüncesi bile... | Open Subtitles | لم تستحقي أن تمري بهذا فكرةأنتكونيهناك... |
| Hiçbir zaman hak etmedin! | Open Subtitles | -لم تكُن تستحقه قط ! |
| Daha bunu hak etmedin, barmen çocuk. | Open Subtitles | لم تستحق ذلك أيها الفتى الساقي |
| Belki değilsin ama böylesini de hak etmedin. | Open Subtitles | ربما كلامك صحيح ولكنك لم تستحق ماحدث |
| Bugün başına gelenleri hak etmedin. | Open Subtitles | أنت لم تستحق ما حدث لك اليوم |
| Kovulmayı hak etmedin. | Open Subtitles | لم تستحق أن تُطرد |
| Bunu hak etmedin. | Open Subtitles | أنت لم تستحق هذا. |
| Bunların hiçbirini hak etmedin. | Open Subtitles | و انت لم تستحق ايا من هذا |
| Scootsie, bunu hak etmedin. | Open Subtitles | سكوتسي ، أنت لا تستحق ذلك |
| Ve sen hiçbir şeyi hak etmedin. | Open Subtitles | وانت لا تستحق شيئا |
| Bunu hak etmedin. | Open Subtitles | أنت لا تستحق ذلك. |
| Bunu hiç hak etmedin. | Open Subtitles | أنت لا تستحق هذا |
| Buraya gelmeyi hak etmedin! | Open Subtitles | لا تستحق المجيء لهنا! |
| Sana yaptıklarını hak etmedin. | Open Subtitles | لم تستحقي ما فعله بك |
| Bunu hak etmedin. | Open Subtitles | أنت لم تستحقي ذلك |
| Onunla bu kadar zamanı bile hak etmedin. | Open Subtitles | أنت... أنت لم تستحقي حتى وقتك معها. |
| Hiçbir zaman hak etmedin! | Open Subtitles | -لم تكُن تستحقه قط ! |