| Bildiğin gibi. Davetsiz misafirleri korkutuyor, sarmaşıklarla oynuyorum. Her zamanki gibi. | Open Subtitles | أنت تعرف , أخفت بعض الأشخاص أرجحت بعض النباتات , المعتاد |
| Eğer bir derdin varsa, Her zamanki gibi bana gelmeliydin. | Open Subtitles | إن كانت لديك مشكلة كان عليك المجيء لي كما المعتاد |
| Hep onu savun, onun tarafında ol Her zamanki gibi! | Open Subtitles | ولكن هذا صحيح دافعى عنها خذ جانبها كما تفعلين دائماً |
| Git getir onu. Her zamanki gibi onu tamir edelim. | Open Subtitles | لا ،إذهب وأحظرها ونصلحها ، مثل ما نحن دائماً نفعل. |
| Para transferi Her zamanki gibi. Yarısı şimdi, yarısı teslimatta. | Open Subtitles | تحويل الأموال بالطريقة المعتادة النصف الآن و الباقى عند التسليم |
| - Her zamanki özel yerimize gidip gözlerini kapat. Başka hiçbir şeyin önemi yok. | Open Subtitles | فقط اغمض عينيك , واذهبي إلى المكان الخاص , كما هو الحال دائما |
| Biraz kalçalardan şişmişsin ama geri kalanı Her zamanki gibi. | Open Subtitles | حسناً، ربما قليلاً حول الفخذين، ولكن ليس أكثر من المعتاد. |
| Pekala, Devon, Jeanette seni Her zamanki ahırdan mı kiraladı? | Open Subtitles | لذا , ديفون هل قامت جينيت بلتقاطك من الأسطبل المعتاد |
| - Hayır. Karısına, eve Her zamanki saatte geleceğini mesaj atmış. | Open Subtitles | لقد قام بمراسلته زوجته على أنه سيعود للمنزل في الوقت المعتاد |
| Maaş gününü Her zamanki gibi ayın ilk günü yapalım, teşekkürler. | Open Subtitles | وسنحافظ على اليوم المعتاد لدفع الراتب أول الشهر ، شكرا لك |
| -Çay Her zamanki gibi 7:00'de mi? | Open Subtitles | ـ طابت ليلتك ـ أترغب بكوب الشاي المعتاد في السابعة ؟ |
| General Her zamanki yerde beklemenizi söyledi. | Open Subtitles | قال الجنرال بأن تنتظروه في المكان المعتاد |
| Her zamanki gibi işleri ele geçirecek. - 20 saniye. | Open Subtitles | لن تستمع إلىّ وستسعى إلى فرض سيطرتها كما تفعل دائماً |
| Sınıfa bıraktı. Sonra da Her zamanki gibi ortadan kayboldu. | Open Subtitles | أخذني إلى الفصل ومن ثم إختفى كما هي عادته دائماً |
| Ama Her zamanki gibi son söz size ait efendim. | Open Subtitles | لكن كما الأمر دائماً القرار الأخير يعود إليك يا سيدتي. |
| Her zamanki gibi. Bu hafta dördüncü olacak. Aç bile değilim. | Open Subtitles | القصة المعتادة , رابع شخص هذا الاسبوع انا لست جائعا حتى |
| Her zamanki geleneğimize sadık kaldım ve sana bir şey almadım. | Open Subtitles | حسنا، أنا تمسك الخطة المعتادة لدينا ولم تحصل على أي شيء. |
| Bir gün, Kathe Her zamanki gibi işini yapıyordu ve ilginç bir durumla karşılaştı. | TED | أحد الأيام أثناء عملها بالطريقة المعتادة تعثرت بإحدى القضايا المثيرة للاهتمام |
| Günün sonunda, en yoksullar Her zamanki gibi en fazla zarara uğrayanlar oldular. | Open Subtitles | و فى نهاية اليوم، الأشد فقرا كما هو الحال دائما هو الذى يدفع أكثر |
| Sadece FBI ile ilgili ufak bir sorunumuz var, ...fakat bunu da Her zamanki gibi kendimiz çözeceğiz. | Open Subtitles | هناك مسألة مثيرة للقلق مع الاف.بي.آي. سنقوم بالتعامل مع هذا داخليا، كما جرت العادة. |
| 1961 yılının baharında, Başkan Kennedy'nin ziyaret ettiği zamanda Paris, Her zamanki gibi güzeldi. | Open Subtitles | باريس في ربيع عام 1961 وفي وقت زيارة الرئيس كينيدي، كانت جميلة كما أي وقت مضى. |
| Denizin açıklarına doğru son kez beraber yüzüşümüzdü Her zamanki gibi attığımız her kulacı kıyıya dönmek için tekrar atmak zorunda kalacağımızı bilerek. | Open Subtitles | لقد كانت آخر مرة نسبح فيها معاً و في منتصف البحر المفتوح و مثل كل مرة, نحنُ نعرف قدرات بعض حتى خط الأُفق |
| Her zamanki odasını istiyor. | Open Subtitles | و يريد الإقامه في غرفته المعتاده |
| Her zamanki gibi sadece sen ve ben şahidin yerini bileceğiz. | Open Subtitles | وكالعادة أنا وأنت فقط سنكون على علم بالمكان المحدد لهذه الشاهدة |
| Kalite kontrolü, onay mühürü. Bilirsiniz, Her zamanki işler. | Open Subtitles | فحص الجودة، ختم الموافقة، كما تعرف المُعتاد. |
| Biliyorum... Bunu sinirden yapıyorum. Her zamanki gibiyiz neticede. | Open Subtitles | أعلم، تلك كانت مجرّد نوبة غضب كما المعتاد دومًا. |
| Tornado Her zamanki gösterisini yapamadı. | Open Subtitles | وهو كان محرج ملعون. إعصار دوّار قديم لا يستطيع أن ينظّم عرضه العادي. |
| Halktan, Her zamanki önlemleri almaları ve sakin olmaları istendi... | Open Subtitles | الناس ينصحونا باتخاذ الاحتياطات العادية وإلى التزام الهدوء ونحن ننتظر... |
| Her zamanki çatlaklar ve sıkılmış ihtiyarlar. | Open Subtitles | اي شيء مهم على خط التبليغ؟ المجانين المعتادين مهووسي الجرائم و المواطنين الكبار الضجرانين |
| Her zamanki gibi destek ekip işi bitirir saha ekibi ise şöhret kazanır. | Open Subtitles | هذا كلاسيكي المجال يضمن لك المجد ، الدعم يُساعد على إتمام العمل |