| Çünkü kurabiye hakkettiğimizi hiç hissetmedi. | Open Subtitles | لأنها لم تشعر يوماً بأننا نستحق البسكويت |
| Hiç acıtmayacak. Hiçbiri acı hissetmedi. | Open Subtitles | لن تتألمى بالمرة.لم تشعر أيا منهم بأى ألم |
| Muhtemelen bir şey hissetmedi. | Open Subtitles | من المحتمل أنها لم تشعر بشيء على الإطلاق. |
| Ve sanırı o annem için, en güzel günlerinde bile böyle hissetmedi. | Open Subtitles | أعتقد أنه لم يشعر بهذا الشعور مع أمي حتى في أفضل حالاتهم. |
| Yani sence, bu kurban hakkında bir şeyler hissetti de,... altı yıl önceki hakkında hissetmedi mi? | Open Subtitles | أنت تقصدين أنه شعر بالندم بعد قتل هذه الضحية و لم يشعر بالندم علي الضحية التي قتلها مُنذ سته سنوات مضت |
| İnsanları ölümlerine yolcu etti ama bunun yükünü hissetmedi. | Open Subtitles | لقد قام بنقل أناس الى الموت, ولكنه لم يشعر بمسؤوليته تجاه ذلك |
| Artık suçlu, çünkü suçu işlemişti ama kendini yakalanana dek aslında suçlu hissetmedi. | Open Subtitles | الآن، هو مذنب، بقدر ما ارتكب الجريمة, لكنه لا يشعر بذلك حتى ان يقبضوا عليه فعليا. |
| Demlik kaynıyordu ama hissetmedi. | Open Subtitles | -كان الوعاء ساخناً جداً... ولم يشعر بذلك |
| İğne ucu çok küçük, büyük ihtimalle hissetmedi bile. | Open Subtitles | قياسها صغيره للغاية , هي ربما لم تشعر بها حتى. |
| Aslında büyükannesinin elbisesiyle koridorda yürürken Jane bir anlığına bile telaşlı hissetmedi. | Open Subtitles | في الوقع، سارت الممر في ثوب جدتها جين لم تشعر بالتوتر، ولا حتى لحظة واحدة |
| ─ Bir şey hissetmedi ─ Bilinmeyecek. | Open Subtitles | لم تشعر بشيء - اجل , لقد ماتت على الفور - |
| Hiçbir şey hissetmedi! | Open Subtitles | وهي لم تشعر بشيء |
| Hiçbir yeri güvenli hissetmedi. | Open Subtitles | لم تشعر بالأمان في أي مكان |
| Ona karşı hiçbir şey hissetmedi, kocamı tanırdım. | Open Subtitles | لم يشعر بشيءٍ تجاهها أبداً إنّني أعرفه حقّ المعرفة |
| Demek ki bunu yapacak kadar rahat hissetmedi çünkü biz canavarız. | Open Subtitles | واضح أنه لم يشعر بالارتياح لفعل ذلك لأننا متوحشان |
| Claire'e böyle hissetmedi. Sadece sana. | Open Subtitles | لم يشعر هكذا أبدا بالنسبه لكلير فقط أنت |
| Onu sokmaya çalıştım ama hissetmedi bile. | Open Subtitles | لقد حاولت لدغه لكنه لم يشعر بشيئ. |
| Bu yüzden muhtemelen fazla hissetmedi. | Open Subtitles | لذا على الارجح لم يشعر بالكثير |
| Belkide hissetmedi. | Open Subtitles | لحظة. ربما لم يشعر بذلك. |