| Kongre binasına göndermek için iki sağlam delegeye ihtiyacımız var, Valance. | Open Subtitles | نحن نحتاج اثنين من السياسيين لمسك والسيطرة على المدينة , فالنس |
| Her ne kadar fakir ve kaybetmiş olsanız da, bir T-shirt, tatil için iki gömlek veya nihayetinde gündelik şeyler alabilirsiniz. | Open Subtitles | يمكنهم شراء تي شيرت، اثنين من القمصان لقضاء العطلات، أو أخيرا بعد يوم، على الرغم من أنني فقير جدا وأنا ضائع. |
| Sonra, son hamleyi başa alacağı için iki antilopun gitmesi mantıklı olmaz. | TED | بعد ذلك، لا يوجد معنى لعودة اثنان من الحيوانات البرية على اعتبار أنه انعكاس للخطوة الأخيرة |
| Hayır, Lisa Amis'i öldürmek için iki katil gönderilmesinden bahsediyorum. | Open Subtitles | لا, أنا أتكلم عن ارسال إثنان من الرماة لقتل ليزا |
| Bana, mekanımdan gitmem için iki haftam olduğunu söyledi. | Open Subtitles | وأعطتني مهلة لمدّة أسبوعين للخروج من هنا |
| Elinde bu görevi başarabilmen için iki temel gereksinime sahipsin. | Open Subtitles | لديك اثنين من الجذور الحرة الذين هي الضروريات لهذه الخطة |
| Yolun şeritlerini algılamak için iki kamera kullanıyoruz. | TED | ونحن أيضا نستخدم اثنين من الكاميرات للكشف عن مسارات الطريق. |
| 2015 yılında insanlık için iki harika ve umut vadeden açılım gördük. | TED | في عام 2015، شاهدنا اثنين من الاختراقات المبشِّرة للبشرية. |
| Robot yapabilmek için iki organizmadan ilham alıyoruz. | TED | فى الحقيقة لصنع روبوت نأخذ الإلهام من اثنين من الكائنات الحية. |
| Rahmetli babam bana satmam için iki devlet tahvili verdi, her biri 5 bin rublelik, | Open Subtitles | عندما أعطاني أبي اثنين من السندات الحكومية لبيعهما تقدر الواحدة بـ 5 آلاف روبل |
| Ekip için iki kişi seçebilirsiniz ama üçüncü üye Nyah Nordoff-Hall olmak şartıyla. | Open Subtitles | يمكنك اختيار اثنان من الفريق ولكن من الضروري أن يكون العضو الثالث في المجموعة هي نيا نوردوف هول |
| 3:15 için iki bilet. Birinci sınıf. | Open Subtitles | اثنان من اجل الثالثة والربع الدرجة الأولى |
| Kadın başka birisini suçlamak için iki parmağını kesti. | Open Subtitles | تلك المرآة قطعت اثنان من أصابعها لتورط أحدهم |
| Detaylı adti tıp araştırması için iki tanesini mezardan çıkarttım. | Open Subtitles | كان عندي إثنان من تلك الأجسام نبشت بحث عن التفاصيل العدلية المنتقلة. |
| - Merhaba, biliyorum geç kaldım ama sekiz için iki kişilik masa ayırabilir misiniz bana? | Open Subtitles | -مرحباً، أَعْرفُ بأنّها مهلة قصيرةُ لكن هل يُمْكِنُ أَن تحجزي طاولة لإثنان لللّيلة في حوالي الثامنة؟ |
| Evet için bir, hayır için iki kez. Bunu yapabilir misin? | Open Subtitles | ومضة واحدة لنعم وومضتان للا هل تستطيع فعل ذلك؟ |
| İki güzel çiçek için iki güzel çiçek. | Open Subtitles | وردتين جميلتين إلى وردتين جميلتين |
| Eğer bunu yaparsanız, ben de tedbir için iki haberciyle iki ayrı koldan mektubu İbrahim Beye ulaştırırım. | Open Subtitles | إذا ما فعلت ذلك,فسوف أبعث برسولين مختلفين. من وجهتين مختلفتين كى أتأكد من وصول الرسالة ل(إبراهيم بك). |
| İmparator onu idam etmek için iki üç kez uğraştı. | Open Subtitles | تطلبه الأمر محاولتين او ثلاثة لإعدامها |
| Bu akşam için iki kişilik yer istiyorum saat 9:00 | Open Subtitles | حسنا هل يمكنك أن تحجز طاولة لاثنين الليلة, دعنا نقول على الساعة التاسعة ؟ |
| Tabii ki, Mega Mart bardağı, 17. caddedeki Istakoz Fıçısı için iki kişilik akşam yemeği kuponu. | Open Subtitles | بالطبع، قدح السوقِ الهائلِ، , uh، شهادة هديةِ للعشاءِ ل إثنان في برميلِ سرطانَ البحر على الشارعِ السابع عشْرِ. |
| Güney Çin'de yer alan Dongguan şehrinde bu örnekteki gibi montaj işçileriyle tanışabilmek için iki senemi harcadım. | TED | لذلك قضيت عامين التعرف على عمال خط تجميع مثل هذه في مصنع مدينة جنوب الصين تسمى دونغقوان. |
| Öyle ise iki kişi olduk, bebeğim, ama tango yapmak için, iki kişiden fazlası gerekir. | Open Subtitles | اصبحنا اثنين إذاً لكن رقص التانغو يحتاج أكثر من اثنين أو شيء من هذا القبيل |
| İki yıl. hiçbir şey için iki yıl bekleyemem, özellikle de senin gibi bir gelini. | Open Subtitles | سنتين.أنا لا أستطيع أن أنتظر سنتين من أجل أىّ شىء خاصة عروسه مثلك |