| İnsan yalnızca kötü şeyleri unutmak ister, ve uydurma iyi şeylere inanır. | Open Subtitles | الرجل فقط يريد أن ينسى الأشياء السيئة و يؤمن فقط بالأشياء الجيدة |
| Ben, bu yarışmaya katılman durumunda, olabilecek tüm kötü şeyleri hayal ediyorum. | Open Subtitles | أتصور كل الأشياء السيئة وما قد يحدث إذا ما إشتركتى بهذه المسابقة |
| İyi ve kötü şeyleri ayırmanın ne kadar zorlayıcı olduğunu bilirsin. | Open Subtitles | الجزءُ الأصعب بالنسبةِ إليّ هو تمييز الأشياء الحسنة عن الأشياء السيئة |
| Babam yaptığım kötü şeyleri öğrenirse dolandırıcılık, uyuşturucu falan, o zaman her şeyi kaybederim. | Open Subtitles | إذا علم أبي عن كل الأمور السيئة التي قمت بها , الخداع المخدرات |
| Ve iyi şeyler yapmanın kötü şeyleri unutturması hoşuna gidiyor olabilir. | Open Subtitles | ويبدو كانك تعمل اداء رائع يساعدك على نسيان كل الاشياء السيئة |
| Şimdi anlıyorum olan tüm kötü şeyleri. | Open Subtitles | الآن أعرف لمَ حدثت كل هذه الأشياء السيئة |
| Johnny onun yaptığı kötü şeyleri biliyordu. | Open Subtitles | جوني يعلم بعض الأشياء السيئة الذي كان يقوم به. |
| Bu kötü şeyleri dengeliyor. | Open Subtitles | وهذا الأمر الوحيد الذي يجعلنا نوازن الأشياء السيئة |
| Sen olduğunu harika bir kişi adil olmak, ve ailenize hiç mi tüm kötü şeyleri telafi olacak. | Open Subtitles | أنت كن فقط الشخص المذهل الذي أنت عليه و هذا سيعوّض عن كل الأشياء السيئة التي فعلتها عائلتك يوماً |
| kötü şeyleri değiştirirken, iyi şeyleri de değiştirmekten korkuyorum. | Open Subtitles | أخشى إن غيرت الأشياء السيئة بهم أن أغير الأشياء الجيدة بهم |
| Bak, tüm bu kötü şeyleri unutamaz mıyız, sadece bu gecelik ve biraz eğlenemez miyiz? | Open Subtitles | إستمع, ألا يمكننا فقط نسيان كل تلك الأشياء السيئة لليلة واحدة ؟ و تحاول أن تمرح قليلا ؟ |
| Ona yaptığım bütün kötü şeyleri affedebilecek mi onu sormaya. | Open Subtitles | لأطلب منها السماح لكل الأشياء السيئة التي قمت بها |
| Yaptığım tüm kötü şeyleri, tek tek nasıl düzeltmeyi denediğimi anlattım. | Open Subtitles | .. أخبرته عن محاولاتي في التعويض عن كل الأشياء السيئة التي قمت بها واحدة تلو الأخرى |
| Tüm bu kötü şeyleri hayatıma senin soktuğunu düşünüyorsun, biliyorum. | Open Subtitles | أعلم بأنكَ تظن بأنكَ من جلب جميع الأمور السيئة إلى حياتي |
| Bazen aklımdan çıkarıyorum bazı kötü şeyleri aynen komşuma yaptığım şey gibi işte. | Open Subtitles | أحياناً أقوم بحجب بعض الأمور بعض الأمور السيئة مثل المره التي قمت بذلك الشيء لجاري |
| Her zaman sadece kötü şeyleri hatırladığından dolayıdır diye düşünüyordum. | Open Subtitles | أظن دائماً أنه بسبب أنكِ تتذكرين الأمور السيئة. |
| Stresli olduğumda beynim yavaşlıyor... meditasyon odaklanmama ve kötü şeyleri dışarda tutmama yarıyor. | Open Subtitles | عقلي يتحول الى قذارة عندما اكون تحت الضغظ لذلك التأمل يسعدني على النركيز و لازالة كافة الاشياء السيئة |
| Tabii ki bahsettiğiniz kötü şeyleri yapmadığımız sürece, değil mi? | Open Subtitles | طالما انك لا تفعل شيئاً من تلك الاشياء السيئة التي ذكرتها ، أليس كذلك؟ |
| Ama tartışmanın iyi yanı, içinizdeki kötü şeyleri atıp iyi şeylere yer ayırabilmenizi sağlaması. | Open Subtitles | لكن الشيء الجيد في التنازع هو انه يجعلك تترك كل الاشياء السيئة ليمكن بعد ذلك افساح المجال للأشياء الجيدة. |
| Elbette, böylece Şikago seni elimden almadan yapacağım tüm kötü şeyleri bilirdin. | Open Subtitles | بالتأكيد، كنت ستعرف كل الأشياء الشريرة التي كنت أنوي أن أفعلها بك قبل أن تأخذك "شيكاغو" مني؟ |
| İnsanlar kötü şeyleri düşünmekten nefret eder ve daima olasılıkları hafife alırlar. | Open Subtitles | الأشخاص يكرهون التفكير في حدوث أشياء سيئة لذلك دائماً يقللون دائماً من تقدير إمكانيه حدوثها |
| İçimde hissettiğim ...tüm acıları ve yaşadığım kötü şeyleri ifade edebilirdim herhalde. | Open Subtitles | أظنأننيأستطيعأنأعبر .. عن كل التجارب السيئة التي عشتها وعن كل المعاناة التي أشعر بها فى داخلي |
| Çünkü benim yapmış olduğum iyi şeyler senin yaptığın kötü şeyleri aklamıyor. | Open Subtitles | لأن الأشياء الجيدة التي قمت بها .لا تبرر الأشياء الفظيعة التي اقترفتها |
| Çünkü kendimi, yaptığın tüm kötü şeyleri unutabilmeyi dilerken yakaladım. | Open Subtitles | لأنّي اكتشفت أنّي أتمنّى نسيان كلّ الفظائع التي أثمتَها |