| Kara koyunların diğerlerine göre daha otoriter oldukları söylenir. kanıtla. | Open Subtitles | يقال أن للخروف الأسود سلطة على زملائه أثبت لي هذا |
| kanıtla o zaman. Evini aramamıza izin ver. Eğer silah bulamazsak özür dileriz. | Open Subtitles | إذاً أثبت ذلك، دعنا نفتّش منزلك وإن لم نعثر على مسدّس، فسأعتذر لك |
| Gerçekten bize yardım etmek istiyorsan kanıtla. Şu kahrolası parmaklıkları aç. | Open Subtitles | إذا كنت تودّ مساعدتنا فعلاً أثبت ذلك وافتح هذه القضبان اللعينة |
| Bir gün beni akşam yemeğine al ve kanıtla. Bu arada bana 1148 doların iki katını öde. | Open Subtitles | قم بدعوتى على العشاء فى عام ما عندها اثبت ذلك فى الوقت الحالى ادفع لى 1148 دولار مرتين |
| Polisliği bırakıp bir erkek olabileceğini kanıtla. | Open Subtitles | اثبت انك لست مجرد شرطى وانما انت ايضا رجل |
| kanıtla o zaman. Beni o aptal festival jüri şeyine al. | Open Subtitles | أثبتي ذلك، ضعيني في هيئة المحكمين لذلك المهرجان السنمائي |
| İddia makamı, son dakikada sunduğu adli kanıtla önümüzü açtı Sayın Yargıç. | Open Subtitles | الإدّعاء فتح الباب على نفسه,حضرة القاضي بتقديم الدليل العدلي في آخر دقيقة |
| Yanıldığımı kanıtla tatlım. Yanıldığımı kanıtla. | Open Subtitles | اثبتي لي العكس، يا عزيزي اثبتي أنني مُخطئة |
| Senin için geçici bir heves değil bu. İnancın ve tutkunla bunu ona kanıtla. | Open Subtitles | ليست نزوة بالنسبة لك، أثبت ذلك له يإيمانك و بعاطفتك |
| Tanrının bizim beraberliğimizi kutsayacağını bana kanıtla bizim birbirimizden yaratıldığımızı söyle, Meir. | Open Subtitles | دعني أثبت لك أن الله يبارك ارتباطنا, الذي يجمعنا معاً, مائير. |
| O zaman yap. Sana olan inancımı, kanıtla. | Open Subtitles | إفعلها إذن أثبت أن ثقتي التامة بك لها مايبررها |
| Düzenli nefes al yaşlı adam. Tamamen işe yaramaz olmadığını kanıtla. | Open Subtitles | تنفس بثبات أيها العجوز أثبت إنك لست عديم الفائدة |
| kanıtla. Tlingan khol da-jatl-a? Yapma ,şu an bizi izliyorlar. | Open Subtitles | أثبت ذلك أوه ، هيا ، إنهم يشاهدوننا الآن |
| kanıtla ve eğer işi batırırsam cezalandırılmaktan da kurtulamam. | Open Subtitles | أثبت ذلك وإذا فشلت فلن استطيع الحصول على إذن لوقف تنفيذ حكم الإعدام |
| Onu yakalayıp masum olduğunu kanıtla ardından da sirke geri dön. | Open Subtitles | اقبض عليه، اثبت براءتك، وبعدها عُد إلى السيرك. |
| O zaman en iyi yaptığın şeyi yapıp ona yanıldığını kanıtla. | Open Subtitles | افعل ما تبرع بفعله، اثبت له أنّه مُخطيء. |
| kanıtla bakalım. | Open Subtitles | اثبت ذلك. المبلغ كله موجود. ولا يجب عليك حتى عدها. |
| Bu adamın suçsuz olduğunu düşünüyorsan, bunu bana kanıtla. | Open Subtitles | أنتِ تعتقدين أنّه لمْ يفعل شيئاً، إذن أثبتي لي ذلك. |
| Bana bunun da senin maymun iştahlılığın sonucu ortaya çıkan bir şey olmadığını bunu yaparak nelerden vazgeçtiğini bildiğini kanıtla. | Open Subtitles | أثبتي لي أنّ هذه ليست أحد نزواتك وأنّك تعلمين بدقّة ما ستتخلّين عنه |
| Bulduğu o kanıtla seni bu cinayetten aklayarak, suçlamaları düşüren oydu. | Open Subtitles | لقد وجدت الدليل الذي يعفيك من تهمة القتل هذه وأسقطت التهـم |
| Abu Nazir'in dışarıya bilgi sızdırdığını kanıtla. | Open Subtitles | اثبتي بأنّه قد زُرع في منزله أجهزةمخابرات. |
| Buradaki herkese bu şeyin arkadaşın olmadığını kanıtla. | Open Subtitles | .... إثبت لكل فرد هنا أن ذلك الشئ ليس صديقك ... |
| Herhangi bir kanıtla onu tutuklayacaktın, anladın mı? | Open Subtitles | يجب عليك أن تتأكدي بأنك قبضتي عليه بدليل, حسناً؟ |
| Madem bunları ben yaptım, kanıtla o zaman. | Open Subtitles | إن كنت تعرف أني قد فعلت تلك الأشياء إذا فلتثبت ذلك |
| Ve onlara Ajan Mulder hakkında yalan söylemeye hazır olduğum gibi onların karşısına kanıtla çıkmaya da hazırım. | Open Subtitles | وكما أنا مستعدة لأن أكذب عليهم بشأن العميل مولدر, أنا مستعدة أيضاً لأواجههم بالدليل.. |
| Çalmadığını kanıtla. | Open Subtitles | أثبتِ أذاً أنكِ لم تسرقيها. هل سمعتم هذا؟ |
| David, bunu kanıtla. | Open Subtitles | ديفيد، تثبت ذلك. |
| Tamam, pekala. O halde bana bunu kanıtla. Bir rehine ver bana. | Open Subtitles | حسنٌ، برهن لي ذلك، أعطني الرهائن. |
| Evet, ancak kanıtla oynadığımı kastetmiyorsunuz, değil mi? | Open Subtitles | لكنك لا تعني أنني قد تلاعبت بالأدلة .. أليس كذلك ؟ |
| - Ben bir şey yapmadım. - Öyleyse gel, kanıtla. | Open Subtitles | ـ لم أفعل أى شيء ـ فلتعود إذن ، فلتُثبت ذلك الأمر |
| Mahkemede onun iktidarsız olduğunu kanıtla! | Open Subtitles | اثبتى ف المحكمة ان مانجيت عاجز جنسيا |