| Hey, annem karavanda yaşıyor. Giy şunları. Hayatını kurtardım. | Open Subtitles | مهلاً, أمي تعيش في مقطورة, الآن . ضع هذه عليك, أنا أنقذت حياتك للتو |
| Belki de önümüzdeki yıl bahçesinde küçük seramik eşeklerle bir karavanda yaşar. | Open Subtitles | في مثل هذا الوقت من السنة القادمة ستكون داخل مقطورة مع حمار خزفي في الباحة الأمامية |
| Noel'i es geçtin, bir karavanda yaşıyorsun ve boşanıyorsun. | Open Subtitles | , لقد غبت عن عيد الشكر و عيد الميلاد المجيد , أنت تعيش في مقطورة و تطلقت |
| Rengi de güzel değil. karavanda kullanıyordu. Sonra buraya getirdi. | Open Subtitles | لقد كان يحتفظ بها في المقطورة و جلبها إلى هُنا |
| Gob bu arada diğer karavanda Kitty'i oyalamaya çalışıyordu. | Open Subtitles | وفي نفس الوقت , جوب ماطل ليبقي كيتي في المقطورة الأخرى |
| Hamile kalıp, hamile kızların olduğu sınıfa atılan, karavanda yaşayan fakir kızdım. | Open Subtitles | كنت تلك الفتاة ذات الملابس الرخيصة التي تقيم في مقطورة و التي حملت و تم وضعها في فصل الحوامل |
| Evet öyle, ama hikayeyi takip ettim ve 25 yıl önce kızın ailesi bir karavanda yaşıyorken, şimdi Arlington'un en büyük toprak sahiplerinden biri olmuş. | Open Subtitles | أجل، لقد فعل ذلك، ولكنّي أجريت بحثاً ,وفي الــ 25 عاماً المنصرمة إنتقلت عائلة الفتاة من العيش في مقطورة متنقلة |
| Genelde bir karavanda bira ve striptizciler vardır ve striptizciler taciz edilir. | Open Subtitles | عادة عندما تكون هناك جعة وراقصات تعرٍ في مقطورة نقلب الراقصات |
| Hayır, yalan söylediğini kanıtlamak için karavanda uyumam gerekse bile bu fedakarlığı yapmaya hazırım. | Open Subtitles | إن كان لزاما علي أن أنام في مقطورة لأثبت كذبك,000 فأنا إذا لدي إستعداد لعمل تلك التضحية0 |
| karavanda çay. Sonunda en dibe battım. | Open Subtitles | إحتساء الشاي في مقطورة أصبت في مقتل بنهاية الأمر |
| Tam da daha kötüsü olamaz diye düşünürken geceyi bir karavanda geçirmek zorunda kaldım. | Open Subtitles | وفقد حينما أعتقد أن الأمور لن تزود سوءا فعلي حينها إذا أن اقضي الليلة في مقطورة |
| Yine burada, bu berbat karavanda ailemle tıkılıp kaldım. | Open Subtitles | أنا عالقة الى هنا مع والدي في هذا مقطورة الرهيبة. |
| Gob bu arada diğer karavanda Kitty'i oyalamaya çalışıyordu. | Open Subtitles | وفي نفس الوقت , جوب ماطل ليبقي كيتي في المقطورة الأخرى |
| Bu taraftaki üçücü karavanda, makyaj masamın üstünde. | Open Subtitles | المقطورة الثالثة على هذا الجانب في حقيبتي. |
| Eminim ki, karavanda pek kitap yoktu. | Open Subtitles | ليس هناك الكثير من الكتب في المقطورة ,صحيح ؟ |
| karavanda yatmak istiyorlarsa bırak yatsınlar. | Open Subtitles | اذا كانوا يريدون ان يناموا فى المقطورة, دعهم ينامون فى المقطورة. |
| karavanda yatmak istiyorlarsa bırak yatsınlar. | Open Subtitles | اذا كانوا يريدون ان يناموا فى المقطورة, دعهم ينامون فى المقطورة. |
| karavanda sakladığı paranın o kadar olduğunu düşünüyorduk, ama... | Open Subtitles | هذا ما كنا نظن أنه حصل عليه في المقطورة, ولكن |
| İstediğiniz zaman yanımıza gelebilirsiniz. karavanda epey yerimiz var. - Hayır. | Open Subtitles | يااعزائي نرحب بمجيئكم توجد مساحة واسعة في الشاحنة لا لا |
| karavanda yaşamaya devam edemezsin. Bu tehlikeli. | Open Subtitles | لا يمكنك الاستمرار في الإقامة في شاحنتك هذا أمر خطير |
| Anne, niye diğer aileler gibi karavanda kamp yapmıyoruz? | Open Subtitles | ماما لماذا لا يمكننا أن نخيم في سيارة كرفان مثل العائلات الأخرى |
| Adam karavanda yaşıyor.* O şey için bu sabah arama emri çıkarttım. | Open Subtitles | الرجل يعيش في عربة متنقلة. ولقد ابلغت نقاط المراقبه عن ذلك هذا الصباح. |
| O ve sevgilisiyle aynı karavanda yaşıyorum ve annem her akşam sızdığında odama gelip bana tecavüz ediyor. | Open Subtitles | أعيش معها وصديقها في منزل متنقل ، ودائما ما يأتي صديقها لاغتصابي |
| Ama ölüm zamanında seni o karavanda gören bir şahidim var. | Open Subtitles | لكن لديّ شاهدة تُعيّنك بمقطورته في وقت وفاته. |
| Akşam iş dönüşü, karavanda çalışmaya başlayacaktım, boktan bir durum. | Open Subtitles | كنت أنوي البدء في الكارافان حين عودتي من العمل. |
| - karavanda çok fazla zaman geçirmiyorsunuz degil mi? | Open Subtitles | أنت لا تقضين الكثير من الوقت في المقطورات أليس كذلك؟ |
| Benim karavanda da bunun aynısından var. | Open Subtitles | هذا نفس نوع جهاز الرذاذ الذي أعلقه علي باب مقطورتي |
| karavanda uyandı. | Open Subtitles | نام فى ال "ار فى". |