| "Bir adamın 100 koyunu olsa ve onlardan biri yolunu şaşırsa, 99'u bırakıp dağlara gitmez ve yolunu şaşıranı aramaz mı?" | Open Subtitles | إفترض أن شخص لدية 100 خروف لو ضاع واحداً منهم, ألن يترك ال99 خروف المتبقين بجانب التل ليبحث عن الخروف الذى ضاع؟ |
| "Bir koyunu birçok kez kırpabilirsin ama deriyi ancak bir kere yolarsın." | Open Subtitles | بامكانك أن تقصر شعر الخروف عدة مرات لكن لا تزيله تماما سوى مرة واحدة |
| koyunu bugünkü haline insanoğlu getirdi ve ben de yarınki haline getiriyorum. | Open Subtitles | الرجال جعلوا الخراف ما هي عليه اليوم وانا ساجلعها بالمسنقبل كما اريد |
| Kurt yaşamak için o koyunu yemeliydi ama koyunu sevdiği için yemedi ve açlıktan ölmek üzereydi. | Open Subtitles | و لكي يعيش الذئب كان عليه اكل النعجة لم يستطع الاكل و كاد ان يموت |
| O kadar koyunu yedikten sonra bir yerlere sıçmış olmaları lazım. | Open Subtitles | أعتقد أنهم بعد أكل كل هذه الأغنام يجب عليهم أن يأخذوا راحة في مكان ما |
| Kuzeye gidiyor, Cennet koyunu yeni geçti! | Open Subtitles | هيا بنا ، ستفوتنا ساعة المرح انة يتجة شمالا بمحاذاة خليج بارادايز |
| Tahmin edeceğini düşündüm ki, amcam Jonas beni ailenin kara koyunu olarak görüyor. | Open Subtitles | الذي يطلق علي لقب الخروف الأسود للعائلة,بإمكانك قول هذا |
| ...ve koyunu sikmek zorunda olduğumuzu ve prezervatif kullanılana kadar dışarı çıkamayacağımızı söylerlerdi. | Open Subtitles | كن مهذبا قالوا لنا بأنه علينا أن نضاجع الخروف و لا يمكننا الخروج إلا عند استعمالنا للواقي |
| Ya ağlayarak dışarı çıkarlar ya da prezervatife 31 çekip koyunu becerdiklerini söylerlerdi. | Open Subtitles | كانوا يخرجون إما يبكون أو يقومون بالاستمناء في الواقي و اخبارهم بأنهم ضاجعوا الخروف |
| Öncelikle koyunu Eski Ev'e götürüyoruz. | Open Subtitles | أولاً نعيد الخروف , ثانياً نتخلص من المخدرات |
| koyunu tam olarak çalmış sayılmayız. Onu biraz sütyen ve külotla süsleyip-- | Open Subtitles | لم نسرق الخروف لكننا ألبسناه ملابس نسائيه لكن |
| Besbelli, takipçiler olarak koyunu düşünürüz. | TED | من الواضح ، اننا نفكر في الخراف كتابعين. |
| Doğa ana koyunu yapmak için milyonlarca yıl uğraştı. | Open Subtitles | الطبيعة استغرقت ملايين السنين لتحضير الخراف |
| Hayvanat bahçesinde ufak bir koyunu avlayıp, yedim. | Open Subtitles | في حديقة الحيوان، قد طاردت، وقتلت وأكلت خروف صغير. |
| Yani bir koyunu düzersin değil mi? | Open Subtitles | اذا هذا يعنى انك من الممكن ان تضاجع خروف , اليس كذلك ؟ |
| Yani bu "kurdun" bu "koyunu" sadece yemek olarak gördüğünü mü söylüyorsun? | Open Subtitles | لذا ..تقولين ان ذئبك يرى تلك النعجة كمصدر للغداء؟ |
| Bu yüzden lütfen kurda koyunu sevip sevmediğini sorma. | Open Subtitles | لهذا لا يجب ان تستمر بالسؤال هل احب الذئب النعجة |
| Bir koyunu öldürmek için yeterli tabii koyun karşı koymaz ise. | Open Subtitles | جيدة بما يكفي لقتل الأغنام. إن لم تعاود الأغنام القتال ... |
| Logan koyunu kontrol edip sahile bir göz atacağım, sonra senle merkezde buluşuruz, tamam mı? | Open Subtitles | أبحث عند خليج لوجان .. وأنا سأذهب إلى الساحل وبعدها ألتقيك في المحطه .. |
| Bir koyunu klonlamak 1997 yılında başarılabildi. | Open Subtitles | لقد إستغرق الأمر إلى عام 1997 لنجاح إستنساخ نعجة |
| Tekerlekler kalktı, bir koyunu öldürdü. | Open Subtitles | وطارت الإطارات، وقتلتُ خروفاً |
| Kesilecekleri halde önlerindeki koyunu takip etmek beyinlerine kodlanmıştır. | Open Subtitles | برمجت ادمغتهم ليتبعوا الشاة التي أمامهم حتى إلي المسلخ |
| Eğer manastır sabırlı olursa, koyunu da getireceğim. | Open Subtitles | سيكون لدي أغنام أيضا اذا انتظر الدير |
| Senin yüzünden o koyunu ben öldürmek zorunda kaldım. | Open Subtitles | كنت انا, كان يجب أن اضع حد لمعاناة هذه الاغنام |