| Meyve ve sebze reyonunda takılırım. Orada sağlıklı bir erkek bulma şansınız vardır. | Open Subtitles | أفضل الخروج لشراء الخضروات و الفواكه فهناك فرصة أفضل للعثور على رجل صحيح |
| Tom Meyve ve sebze işine girmek istiyor. | Open Subtitles | تعرفين, توم يرغب بالخوض في مجال عمل الخضروات و الفواكه |
| Hayatın boyunca Meyve ve çay partilerinde dans eden insanları mı çizmek istiyorsun? | Open Subtitles | هذا ما تريدين فعله لحياتك ؟ رسم الفواكه و الرقص وحفلات الشاي ؟ |
| Evet, 60 gün boyunca sadece ve sadece taze Meyve ve sebze suyu içti. | Open Subtitles | هذا صحيح، ما مجموعه 60 يوما لم يتناول فيها غير عصير الفواكه والخضار |
| Bütün o Meyve ve sebzelerin arasında birkaç paket bisküvi buldum. birkaç paket bisküvi buldum. | TED | وجدت علب بسكويت قليلة جداً وسط الخضروات والفواكه وكل شيء آخر موجود هناك. |
| Tatlım, maymunların o kadar çok Meyve ve sebze yeme sebebi bir ineği kesecek kadar akıllı olmamaları. | Open Subtitles | عزيزتى السبب الوحيد الذى يجعل القرود تأكل الكثير من الخضراوات والفاكهة لأنهم ليسوا بالذكاء الكافي ليذبحوا بقرة |
| Meyve ve sebzeleri uzun bir süre taze tutabiliyor. | TED | بإمكانه أن يحفظ الفواكه والخضروات طازجة لعدة أيام. |
| Meyve ve sebze. | Open Subtitles | ، أنتِ بحاجة لطعام صحى من الخضروات و الفواكه |
| Avrupalı haçlılar dönerlerken, Orta Doğunun et, Meyve ve favorim baharat içeren yemek tarifleriyle birlikte geldiler. | Open Subtitles | عند أعاد الصليبين الأوروبيين وصفات الشرق الأوسط المحتوية على اللحوم و الفواكه و التوابل |
| Meyve ve sebze yiyebilir. | Open Subtitles | تستطيعُ أن تأكلَ الخضار و الفواكه. |
| Etil alkol, sodyum sitrat, gliserin, polisin ki kendisi Meyve ve sebzeleri temizlemek için kullanılan bir mantar öldürücüdür ayrıca sodyum klorat borat, stransyum ve magnezyum. | Open Subtitles | (حسناً, (الإيثانول), (سترات الصوديوم), (الغليسرين (و (الإي-بولي لايسين و الذي هو مضاد فطري حيوي يستعمل ليطهر الخضروات و الفواكه |
| Tamam, bu bir üç ders yemek oldu, değil Meyve ve peynir tabağı dahil olmak üzere. | Open Subtitles | حسناً ، لقد كانت هذه ثلاثة وجبات بدون الفواكه و صحون الجبن لقد أعطيتك مليون افتتاحية |
| Şimdi artık Meyve ve baharat gibi şeylerin de kıyması var. | Open Subtitles | اليوم هذا الخليط يصنع عادةً من الفواكه و التوابل و الشراب المسكر |
| Lângurlar, genel olarak tomurcuk, Meyve ve taze yapraklarla beslenen otçul hayvanlardır. | Open Subtitles | قردة اللانجور نباتية نظامها الغذائي يعتمد على الفواكه و الورقيات الطرية |
| Bu Meyve ve sebzelerden yapılmış bir triceratops. | Open Subtitles | إنه ديناصور ذو قرون مصنوع من الفواكه والخضار |
| Sonra, zararlı ot ve böcekleri öldürmek için ot kırıcılar ve böcek öldürücüler gibi daha da zararlı kimyasallar Meyve ve sebzelerin üzerine sıkılıyor. | TED | كما ان الكثير من المواد الكيميائية تنشتر بصورة واسعة اليوم على الفواكه والخضار مثل المبيدات الحشرية ومبيدات الأعشاب التي تستخدم لقتل الاعشاب والحشرات |
| Orada Meyve ve sebzelerle ilgili verdiğin o bilgiler için teşekkürler Produce. | Open Subtitles | مرحبا، بروديس، اه، شكرا لك علي تلك المعلومات حول الفواكه والخضار و . |
| Eğer yaşamak için günde dokuz öğün Meyve ve sebze yemem gerekiyorsa yaşamak istemiyorum. | Open Subtitles | إذا توجب عليّ أن آكل تسع وجبات من الخضار والفواكه لأعيش كل يوم.. |
| Lanet olası Meyve ve sebzelerden nefret ederim. | Open Subtitles | فلا أريد العيش أكره تلك الخضار والفواكه اللعينة |
| Aklında bulunsun, Meyve ve kuru meyve atıştırmalık değildir. | Open Subtitles | للتذكير الفواكه، والفواكه المجفّفة ليست وجبات خفيفة |
| Konferans salonuna Meyve ve çörek iste. | Open Subtitles | أوه، وضعي سلة المعجنات والفاكهة في المكتب عند الـ 9: |
| Ama Hindistan köylerinin Meyve ve sebzeleri eşsiz. | Open Subtitles | ولكن الفواكه والخضروات فى ريف الهند لا مثيل لها |