| Burayı terk ettiğim zaman, oğlumla birlikte terk edeceğim. | Open Subtitles | عندما أخرج من هنا فيجب أن يكون ذلك مع ابني |
| Seni bir süredir tanıyorum ve senden tek istediğim oğlumla birlikte olabilmem için hayatımdan defolup gitmendi. | Open Subtitles | عرفتكِ لبعض الوقت و لمْ أكن أريد إلّا أنْ تخرجي مِنْ حياتي لأكون مع ابني |
| Her neyse buraya hayatımı anlatmaya değil oğlumla birlikte vakit geçirmeye geldim. | Open Subtitles | انا لست هنا لكي اتحدث عن نفسي انا هنا لاقضي بعض الوقت مع ابني |
| Kesinlikle olmak istediğim yerdeyim. oğlumla birlikte. | Open Subtitles | أنا بالضبط في المكان الذي أريد التواجد فيه، هنا مع إبني. |
| 50 yaşımda, sokaktaki kan havuzunda oğlumla birlikte yatıyor olmak beni öfkelendirdi. | TED | عندما كان عمري 50 سنة ، ملقاً في الشارع، في بركة من الدم، جنباً إلى جنب مع إبني ، جعلني غاضباً . |
| Kavşaktan 8 km ileride, terk edilmiş bir depo. 20 dakika sonra, oğlumla birlikte burada ol. | Open Subtitles | إنّنا بمستودع مهجور على بعد 5 أميال بنهاية الطريق فكوني هناك بعد 20 دقيقة ومعك ابني |
| Ve cinayet saatinde oğlumla birlikte evdeydim. | Open Subtitles | وقد كنتُ مع ابني ، في المنزل ...وقت إرتكاب الجريمة ، فقط |
| Karım oğlumla birlikte St. Barts'da. | Open Subtitles | "و زوجتي في "ساينت . بارتز" مع ابني "دانتي |
| Ve cinayet saatinde oğlumla birlikte evdeydim. Sadece bilmek istersen diye söyleyeyim dedim. | Open Subtitles | وقد كنتُ مع ابني ، في المنزل ...وقت إرتكاب الجريمة ، فقط |
| Evimde oğlumla birlikte yaşayan bir de erkek müsveddesi var. | Open Subtitles | وهناك رجل كالطفل بعيش في المنزل مع ابني |
| Evet Ben... oğlumla birlikte vakit geçirmeyi çok özledim | Open Subtitles | أنا أفتقد تجولي مع ابني |
| Ben hiçbir yere gidemem, oğlumla birlikte burada kalmam gerek. | Open Subtitles | لن أبارح مكاني، سأبقى مع ابني |
| Sadece oğlumla birlikte olmak istiyorum. | Open Subtitles | وأريد فقط أن أكون مع ابني. |
| Yankee'nin bu akşamki maçına oğlumla birlikte biletimiz var. | Open Subtitles | .سأحضر مباراة فريق "يانكيز" مع ابني |
| oğlumla birlikte Jelibonuna oynarız. | Open Subtitles | ألعب بـ سوديش فيش مع ابني |
| Son karşılaşmaya, JPL'de, küçük oğlumla birlikte şahit oldum. | Open Subtitles | كنت قـادراً على مشاهدة اللقاء "النهــائي هنـا في "جي بي إل مع إبني الأصغر |
| Ve o gün, oğlumla birlikte olmak istiyorum. | Open Subtitles | وأريد قضائه مع إبني |
| oğlumla birlikte buraya taşınacağını değil. | Open Subtitles | لم تقولي انكِ ستعودي للعيش فيها ومعك ابني |