| Beni işimde kolladı ve geçmişime takılıp kalmak yerine geleceğime odaklanmam için bana cesaret verdi. | TED | شاهدتني وأنا أعمل وشجعتني على التركيز على مستقبلي وأن لا أنغمس في ماضي. |
| O andan itibaren sadece güneş üzerine odaklanmam gerektiğini fark ettim. | TED | ومنذ ذلك الحين، أدركت أني أريد التركيز على الطاقة الشمسية. |
| Şu an kendime odaklanmam gereken bir durumdayım. | Open Subtitles | انا فى تلك المرحلة فى حياتى التى تتطلب أنا أركز على نفسى |
| Sadece göreve odaklanmam gerekiyor. Ve görevde paketleri dağıtmak. | Open Subtitles | أنا فقط أريد أن أركز على المهمات التي بين أيدينا والمهمات هي توصيل الطلبات. |
| En azından şimdilik, araştırmanın diğer kısımlarına odaklanmam zarar vermez. | Open Subtitles | قد يجعلني أركّز تحقيقي علي أشياء آخرى على الأقل للوقت الحالي |
| Böylece beysbola odaklanmam için günlük vaktim de olurdu. | Open Subtitles | هكذا سأحضى بالوقت للتركيز على أشغالي اليومية |
| Çünkü bu işi yapmak için odaklanmam ve taktiksel düşünmem gerek. | Open Subtitles | وأحكمت إغلاقها. ولأقوم بمهمتي يجب أن يكون تركيزي قوياً وتكتيكياً. |
| Bu dava üzerinde tamamıyla odaklanmam gerek ama ben burada öğretmenlerimden birini düşünüyorum. | Open Subtitles | من المفترض أن اركز على مهمتس والان أفكر بشأن أحد المعلمين |
| Hayatımda sadece kariyerime odaklanmam gerektiğini hissettiğim bir noktaya geldim. | Open Subtitles | أشعر أنني قد وصلت إلى الوقت في حياتي عندما كنت في حاجة إلى التركيز على مسيرتي. |
| Hayatımda sadece kariyerime odaklanmam gerektiğini hissettiğim bir noktaya geldim. | Open Subtitles | لقد وصلت للتو نقطة في حياتي حيث كنت بحاجة إلى التركيز على مسيرتي. |
| Fakat sadece kendime değil, diğer insanlara da odaklanmam lazım. | Open Subtitles | و لكن ايضا ليس التركيز على نفسي و بدلا من ذلك التركيز على اناس آخرين |
| Birileri etrafımdayken bu işi yapamıyorum... Biraz odaklanmam lazım. | Open Subtitles | لا يمكنني أن أدع أحداً بجانبي بالوقت الذي أقوم به بهذا, أحتاج القليل من التركيز. |
| Sezon yaklaşıyor, bu yüzden basketbola daha çok odaklanmam gerek. | Open Subtitles | الموسم يقترب لذا علّي التركيز على كرة السله |
| Taktiğe odaklanmam gerekiyor. | Open Subtitles | لابد أن أركز على الاستراتيجيات التي لدينا |
| Bu yüzden tüm enerjimle buna odaklanmam daha iyi olmaz mı? | Open Subtitles | أليس من الأفضل ؟ أن أركز طاقتي في هذا الشيء |
| Evet efendim biliyorum,ama psikoloğum bu davaya odaklanmam gerektiğini düşünüyor. | Open Subtitles | أجل , سيدي , أعلم , لكن معالجي النفساني اعتقد أنه يفترض بي أن أركز على القضية |
| odaklanmam lazım. Gidip uykuya hazırlansan olur mu? | Open Subtitles | يجب أن أركّز في عملي ألم يحن موعد ذهابك للنوم؟ |
| Pekala odaklanmam lazım. | Open Subtitles | حسنًا، عليّ أن أركّز |
| odaklanmam gerekiyor. | Open Subtitles | اسمعي، لا بدّ أن أركّز. |
| Hobilerime odaklanmam için daha çok zamanım oldu. | Open Subtitles | ذلك منحني المزيد من الوقت للتركيز على هواياتي |
| Benim yemeklere odaklanmam lazım. | Open Subtitles | أحتاج للتركيز على بالمطبخ أصلاً |
| Çünkü bu işi yapmak için odaklanmam ve taktiksel düşünmem gerek. | Open Subtitles | ولأقوم بمهمتي يجب أن يكون تركيزي قوياً وتكتيكياً. |
| Krosa odaklanmam lazım. | Open Subtitles | اعتقد بانني احتاج لان اركز على الجوله حول البلاد |
| Döngünün kaynağını belirleyip saf aktarıma odaklanmam lâzım. | Open Subtitles | عليّ فقط تحديد أصل الحلقة و أُركّز على الإشارة الصافية |
| Öğretmenlerim bana ciddiye alıp, birinden birine odaklanmam gerektiğini söylediler. | TED | أساتذتي قالوا لي بأنه يجب علي أن أصبح جاداً والتركيز على واحدة أو الأخرى. |