| Yine de Jane için her şeyi riske atmaya hazır. | Open Subtitles | على الرغم من هذا انه مستعد للمخاطرة بكل شىء لأخذها |
| Ama aşkları için, hayatlarını riske atmaya hazırlardı. | Open Subtitles | لكن لحبّهم , هم كانوا راغبون للمخاطرة بالحياة بنفسه. |
| İçeri girebilirsiniz. Teşekkürler, ama tek yöne yolculuğu riske atmaya hazır değiliz. | Open Subtitles | شكرًا، ولكننا لسنا مستعدين للمخاطرة برحلة دون عودة |
| Hayatını riske atmaya değer mi? | Open Subtitles | هل يستحق الأمر المخاطرة بحياتك؟ |
| Haklı; birden fazla kişinin hayatını riske atmaya gerek yok. | Open Subtitles | ليس هناك جدوى في المخاطرة أكثر من شخص واحد |
| Belki sen hayatını bunun için riske atmaya heveslisindir, ama ben sana destek olup bunu izlemeyi düşünmüyorum. | Open Subtitles | ربما تريد أن تخاطر بحياتك من أجل ذلك و لكنني لا أريد أن أقف و أتفرج |
| Johnny, bir insanı, zevk için kendi hayatını riske atmaya sürükleyen şey nedir? | Open Subtitles | يا جوني، ما الذي يدفع شخص للمخاطرة بحياته من أجل المتعة |
| Diğer yarısı ise Noel Baba'nın şeyini görmek için hayatlarını riske atmaya razı oldular. | Open Subtitles | النصف الآخر على استعداد للمخاطرة لرئيه مؤخرة سانتا |
| İtibarını, kariyerini riske atmaya hazır mısın? | Open Subtitles | أجل أنتى مستعدة للمخاطرة بسمعتك ووظيفتك ؟ |
| Bu nedenle uğruna hayatlarımızı riske atmaya hazırız. | Open Subtitles | ولهذا نحن مستعدين للمخاطرة بأنفسنا لأجلها. |
| Buraya gelerek hayatını riske atmaya hazırsa karşılaştığı tehdit ciddi olmalı. | Open Subtitles | التهديدات التي تواجهها تبدوا حقيقية إن كانت مستعدة للمخاطرة بحياتها والعودة إلى هنا |
| Ama Sam'le tekrar olabilmem için ufacık bir şans bile varsa her şeyi riske atmaya hazırım. | Open Subtitles | ولكن إذا كان هناك حتى أدنى فرصة أستطيع أن أكون مع سام مرة أخرى، أنا على استعداد للمخاطرة بكل شيء. |
| Ahıra girdiğin zaman seni yanımda tutmak için her şeyi riske atmaya hazırdım ama sen gidip kaderinle yüzleştin. | Open Subtitles | عندما دخلتي إلى الحظيرة كنت على استعداد للمخاطرة بأي شيء لإبقائك معي بينما كنتي تواجهين قدركِ وجهاً لوجه |
| Sırf onu özlediğin için bütün zaman ve uzayı riske atmaya gönüllüsün. | Open Subtitles | وأنت مستعد للمخاطرة بكامل الزمن والمكان لأنك تفتقدها |
| - Hayatını riske atmaya hakkınız yok. | Open Subtitles | أنت لاتملك الحق للمخاطرة بحياته - أنا مؤمن , أن أونيل سيوافق - |
| Yalnız Fiamma her şeyini riske atmaya sınırlarını zorlamaya hazır. | Open Subtitles | فقط "فييما" لديها الجرأة للمخاطرة بكل شئ لكي تدفع نفسها لتخطي الحدود |
| Kendilerini riske atmaya hazır insanlara. | Open Subtitles | أشخاص مستعدين للمخاطرة بأنفسهم |
| Çocuk futbol oyunlarının yalnızca yüzde 0.1'i profesyonel olabildiği hâlde, bunun için çocuğunun hayatını riske atmaya değer mi? | Open Subtitles | هل يستحق الأمر المخاطرة بصحة إبنك بينما فقط 0.1 % فقط من لاعبين الشباب لكرة القدم ينضم إلى دورى المحترفين؟ |
| Neden bizim ya da arkadaşlarımızın ya da Heather'ın hayatlarını riske atmaya devam ediyoruz? | Open Subtitles | لماذا ينبغي أن نستمر في المخاطرة بحياتنا بحياة أصدقائنا (هيذر) ؟ |
| Elindeki her şeyi bunun için riske atmaya değer mi? | Open Subtitles | هو فقط لا يستحق أن تخاطر بكل ما لديك |