| Ve korsanların da sözünde duran insanlar olmadıklarını belirtmeye gerek var mı. | Open Subtitles | لا تذكرى أن هذا القرصان لا يعرف أن يكون رجلا عند كلمته |
| Düşünüyorum da... Bir adam sözünde durduğu zaman güzel oluyor. | Open Subtitles | أعتقـد أنه من الرائع أن يحفظ الرجل كلمته. |
| sözünde durmayan bir adam, pis bir köpektir. | Open Subtitles | ، الرجل الذى ليس عند كلمته هو صرصور |
| Erkek adam sözünde durur. | Open Subtitles | على الرجل أن يلتزم بكلمته. |
| Bir erkek sözünde durmalıdır. | Open Subtitles | الرجل يجب أن يلتزم بكلمته. |
| sözünde durup şahitlik yaparsan, seni buradan sağ salim çıkaracağıma söz veriyorum. | Open Subtitles | ،حافظ على وعدك وقول شهادتك وأعدك بأني سأخرجك من هنا سالماً |
| Benimle alâkan yok. Sen Aya'nın gerçekten sözünde duracağına inanıyorsun. | Open Subtitles | لست مثلي مثقال ذرّة، إنّك فعلًا تخالين (آيا) ستفي بوعودها. |
| sözünde durmayan bir adam, pis bir köpektir. | Open Subtitles | ، الرجل الذى ليس عند كلمته هو صرصور |
| Elizabeth, George sözünde durdu. | Open Subtitles | اليزابيث لقد كان جورج جيد في كلمته |
| Andy sözünde durdu. | Open Subtitles | أندى كان عند كلمته |
| BAŞKAN sözünde DURUR | Open Subtitles | العمدة يحافظ على كلمته |
| Buranın sahibi sözünde durmuyor. | Open Subtitles | إن المالك هنا لا يحترم كلمته. |
| sözünde durmuş olmalıydı. | Open Subtitles | كان ينبغى ان يحافظ على كلمته ... |
| Bilgin'in sözünde duracağına inanıyordum. | Open Subtitles | كان لدي شعور أن (العلامة) سيحافظ على كلمته |
| sözünde duran bir adam. | Open Subtitles | رجل كلمته |
| Harvey'e söyle, Cahill'in sözünde durmasına çalışırken kendi sözünde durup Gallo'un tahliyesini halletsin. | Open Subtitles | إذاً أخبريه بينما يلاحق (كايهل) ليجعله يلتزم بكلمته ربما عليه أن يلتزم بكلمته ويقيم جلسة الاستماع للإفراج عن (غالو) |
| Sende sözünde durmalısın, Kolipoki. | Open Subtitles | كوليبوكي... يجب ان تحافظ على وعدك .. |
| Ama, sen de sözünde dur. | Open Subtitles | لكن حافظ على وعدك. |