| Virüsü kullanılmaz hale getirmeden önce kopyasını almam biraz uzun sürecek. | Open Subtitles | سيستغرق هذا ثانية لتنزيل نسخة قبل أن أجعل الفيروس بدون فائدة |
| Normalden daha uzun sürecek ama söz, seni buradan çıkartacağız. | Open Subtitles | سيستغرق وقتاً أطول من المعتاد لكننا سنخرجك من هنا, أعدك |
| Bütün yaralarıma rağmen, gönlümün iyileşmesi daha uzun sürecek gibiydi. | Open Subtitles | رغم كل جروحي الخارجية, ربما قلبي سيأخذ وقت أطول للشفاء |
| Emeklilik listesindeki her şeyi yapmak bir buçuk hafta kadar sürecek. | TED | وسوف يستغرق الأمر أسبوع ونصف ليقوم بكل الأشياء في قائمة التقاعد. |
| Aşkınız hormonsal dalgalanmalarımıza perimenopozumuza ve yumurtalık kapanmalarımıza rağmen sürecek mi? | Open Subtitles | هل حبكم سيدوم على مدار تقلباتنا الهرمونية إنقطاع الطمث, وإنسداد المبيض؟ |
| Sonra, başınızın çaresine bakacaksınız çünkü salgın 1 buçuk - 2 yıl sürecek. | TED | و بعدها فأنت وحدك، لأن هذا الوباء سيستمر من 18 إلى 24 شهر. |
| Çipi yeniden programlayıp bize teslim etmen ne kadar sürecek? | Open Subtitles | كم سيستغرق الأمر حتى تعيد برمجة الشريحة؟ ثم تسلمها لنا؟ |
| Tam olarak neyle uğraştığımızı anlamamız bir kaç gün sürecek. | Open Subtitles | الامر سيستغرق بضعة ايام لنرى ماذا علينا ان نتعامل معه |
| - Yaa. Anne, çok üzgünüm ama işim biraz daha sürecek. | Open Subtitles | أمي , انا في غاية الآسف لكن هذا سيستغرق بعض الوقت |
| İlk kaldırma bir hafta sürecek, dedik. | TED | فقلنا أن الانتصاب الأول سيستغرق أسبوعا واحداً. |
| Peki, boşanmak ne kadar sürecek? | Open Subtitles | كم سيستغرق من وقت للحصول على الطلاق ؟ ايريك ؟ |
| Keller'le bu odayı boyamanız... ..daha uzun sürecek mi? | Open Subtitles | أخبرنى , هل سيستغرق الامر منك ومن كيلير مدة أطول لتنتهوا من الدهان بهذه الغرفة ؟ |
| İş birkaç saat sürecek zaten. Silas Turner? Silas Turner? | Open Subtitles | العمل سيأخذ بضعه ساعات على أي حال المعذرة أنت أناني |
| Sabırlı olun çünkü hayatlarına devam etmeleri sandığınızdan daha uzun sürecek. | TED | وتملكوا الصبر، لأن التعافي سيأخذ منهم وقتًا أطول للمضي قدمًا أكثر مما كنتم تعتقدون. |
| Belki yüzyıllar sürecek ama eninde sonunda cehennem insanlığını yakıp götürecek. | Open Subtitles | قد يستغرق ذلك قروناً , لكن عاجلاًأمآجلاً, الجحيم سوف يمحو انسانيتك |
| Hayati kayıpların yanında, bu tip bir patlamanın yıllar sürecek küresel etkileri olacaktır. | Open Subtitles | وبغض النظر عن الخسائر بالارواح وهذا النوع سيكون له نتائج عالمية والذى سيدوم لسنوات |
| Böyle bir şey hatırlamıyorum. Bu iş ne kadar sürecek? | Open Subtitles | لا أتذكر شيئاً كهذا كم من الوقت سيستمر ذلك ؟ |
| Coop, daha ne kadar sürecek? Buradan gitmeliyim. | Open Subtitles | كوب ، كم ستستغرق لأنه علىّ أن أخرج من هنا ؟ |
| Bob, bu şey sadece birkaç gün sürecek, neden Jordan'ın yapmasına izin vermiyorsun? | Open Subtitles | إسمع يا بوب, سيتطلب الأمر كله بضعة أيام فلم لا تترك الأمر لجوردن؟ |
| Arka koltuğunuzda iki çocukla beraber Disney World'e gitmek için 19 saat sürecek uzun bir yola çıktığınızı hayal edin. | TED | تخيل أنك تذهب في رحلة طويلة تستغرق فيها 19 ساعة بالسيارة، إلى عالم ديزني، مع طفلين في المقعد الخلفي. |
| Sayın Başkan, işim, her şeyi gördüğüm konusunda tatmin olana dek sürecek. | Open Subtitles | سيدي الرئيس التفتيش سوف يستمر حتى أكون راضياً عن كل شيء أراه |
| Bu durum bu geceden sonra da, sonsuza dek sürecek. | Open Subtitles | وسوف تستمر بدءًا من هذه الليلة وللمستقبل .حتى نهاية الوقت |
| Sen paranı aldıktan sonra benim bilgiyi almam ne kadar sürecek? | Open Subtitles | بعد أن تحصل على نقودك كم سيطول حتى أحصل على معلومتي؟ |
| Evet, bakalım ne kadar sürecek. | Open Subtitles | نعم،سنرى لكم من الوقت سوف يدوم هذا الأمر |
| Sanırım buraya alışmak sandığımdan daha uzun sürecek. | Open Subtitles | أخمن بأنها ستأخذ أكثر مما اعتقدت000 للتعوّد على هذا المكان |
| Bu denli uzun sürecek kadar yavaşsanız, bir asma çadıra ihtiyacınız olacaktır. | Open Subtitles | وإذا كنت ستأخد كل تلك المدة يجب أن يكون لديك خيمة معلقة |