| Herşeyden önce, izin verirseniz tüm firmanıza taziyelerimi iletmek isterim. | Open Subtitles | ,حسناً، باديء ذي بدء دعني أعبّر عن تعازيّ للمؤسّسة بأكملها |
| Yazar cemiyetinin bir üyesi olarak, evine taziyelerimi iletmeye gittim. | Open Subtitles | بصفتي عضو بمُجتمع الكتّاب، ذهبتُ إلى منزلها لتقديم تعازيّ لها. |
| Liderimiz Adolf Hitler adına eşiniz General'in başına gelen trajedi sebebiyle içten taziyelerimi sunmak istiyorum. | Open Subtitles | نيابوً عن زعيمنا المبجل أدولف هيتلر أقدم لكِ خالص تعازي القلبية بسبب المأساة التي حدثة لزوجكِ |
| Hepimiz burada olduğumuza göre taziyelerimi sunmak isterim. | Open Subtitles | الان بعد ما استقرينا جميعا, اسمحلي ان أقدم تعازي العميقة |
| Kızkardeşinizin vefatından dolayı taziyelerimi bildirmek için gelecektim. | Open Subtitles | لقد أتيت لأقدم لك خالص التعازي بوفاة أختك |
| Rahatsız ettim özür dilerim. Sadece taziyelerimi sunmaya gelmiştim. | Open Subtitles | انا اسف لازعاجك لقد قدمت هنا فقط لاقدم التعازي |
| Seni annenin cenaze töreninde göremedik. Sana taziyelerimi sunmak istemiştim. | Open Subtitles | افتقدتك في تأبين أمك، وددت أن أقدّم تعازيّي. |
| taziyelerimi sunarım. Eşiniz harika bir adamdı, gerçekten harikaydı. | Open Subtitles | أرجو أن تقبلي تعازيّ كان رجلا رائعا، رجل رائع |
| taziyelerimi kabul et. Sen çok... gençtin. | Open Subtitles | من فضلك تقبّل أحر تعازيّ لقد كنت شاباً صغيراً |
| Haberi tatsız bir şekilde öğrendiğiniz için özür dilemek ve taziyelerimi bildirmek istemiştim.. | Open Subtitles | اريد أن اعتذر عن الازعاج الذي سمعت به واقدم تعازيّ |
| Amcanızın ölümü üzerine taziyelerimi bildirmek isterim, Majesteleri. | Open Subtitles | أقدم تعازيّ الحارة على وفاة عمك, جلالتك. |
| O zaman çocuğunu düşürdüğün için taziyelerimi sunmamalıyım. | Open Subtitles | أظنني لا يجب أن أرسل تعازي بشأن الإجهاض إذن؟ |
| Bauer'ın kızına kişisel taziyelerimi iletmek isterim. | Open Subtitles | اريد ان اعطى ابنة باور تعازي الشخصية |
| Başınız sağ olsun Şerif. taziyelerimi sunarım. | Open Subtitles | تعازي أيها الشريف، أحر التعازي |
| taziyelerimi sunmak durumunda olduğumu bilmiyordum, derken ikizlerden birisi yanıma yanaştı, bilmeleri imkansızdı. | Open Subtitles | لم أعلم إذا كان علي تقديم التعازي لهم, لكن, قبل أن أغادر إقتربت مني إحداهن. لا أعرف أية واحدة. |
| Sana taziyelerimi iletmeye ve nasıl olduğuna bakmaya geldim. | Open Subtitles | أردت فقط أن أقدم لك التعازي وأرى كيف هي أحوالك |
| Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti ve Amerikan halkı adına Prens Richard ve Kraliyet Ailesine ve onu tanıyıp sevenlere en derin taziyelerimi sunarım. | Open Subtitles | نيابة عن حكومة الولايات المتحدة والشعب الأمريكي اتقدم بأحر التعازي |
| taziyelerimi akrabalara iletirseniz size minnettar olacağım. | Open Subtitles | سأكونُ ممتناٍ إذا أطلعتي تعازيّي لأقرباء المتوفيين |
| Peter Russo'nun ailesine taziyelerimi sunuyorum ve sizi de Bay Dublin'in güvenliği için dua etmeye çağırıyorum. | Open Subtitles | (أريد أن أعرب عن مواساتي لأسرة (بيتر روسو و... وأرجو أن تنضمّوا إلينا في صلواتنا (لأجل سلامة السيد (دبلن |
| Lütfen ona taziyelerimi ilet. | Open Subtitles | من فضلك اخبريها بتعازيّ |
| Ben baban için üzüldüğümü ifade ettim sen de büyük bir minnettarlıkla taziyelerimi kabul ettin. | Open Subtitles | عبّرتُ لك عن تعاطفي حول موضوع أبيك وقبلتَ تعازيَّ بامتنان وتكريم |
| Kendim ve ailem adına ve tüm kabinem adına lütfen en derin taziyelerimi kabul edin. | Open Subtitles | وعن نفسي ونيابةً عن الإدارة كلها أقدم لكم تعاطفي العميق،، تقبل تعازيِ |