| Unutmamamız gereken en önemli şey tek bir şansımız olduğu. | Open Subtitles | وأهم شيء للتذكر أن لدينا فرصة واحدة لهذا |
| tek bir şansımız var. Nöbetçi öteki uca gittiğinde dışarı çıkabilirsiniz. | Open Subtitles | فرصة واحدة , عندما يذهب الحارس إلى النهاية البعيدة يمكنك تحريك الرجال للخارج |
| Şu dergiyi bırak ve beni dinle. Sadece tek bir şansımız var. | Open Subtitles | بربّك يا بوبى, ضع المجلة بعيداً و إنتبه ربما لدينا فرصة واحدة فى هذا |
| Ancak her kapı için tek bir şansımız var. | Open Subtitles | لكننا لا نملك سوى فرصة واحدة لفتح كل باب |
| Sadece tek bir şansımız var. Bu da hayatına mal olabilir. | Open Subtitles | لدينا فرصة واحدة والثمن سيكون حياة شخص واحد |
| Bu şeyin yapımında yardımcı oldum ve sadece tek bir şansımız var. | Open Subtitles | ولكنّي ساعدتُ في بناء هذا الشيء، ولدينا فرصة واحدة فقط |
| Yani, üniversitede beraber olmak için tek bir şansımız var. | Open Subtitles | أعني, لدينا فرصة واحدة لنكون سوية في الكلية |
| tek bir şansımız var. | Open Subtitles | لدينا فرصة واحدة فقط للإنتهاء من هذا الآمر |
| tek bir şansımız var ve bunun geçen her saniyesi sonsuza dek gitmiş demektir. | Open Subtitles | لدينا فرصة واحدة و كل ثانية تمر تذهب للأبد |
| Hastalığın bize ulaşamayacağı bir yer bulmak için tek bir şansımız var. | Open Subtitles | لدينا فرصة واحدة فقط وذلك في العثور على المكان الذي لم تصل له العدوى |
| Sadece tek bir şansımız var. İrtibatta olacağım. | Open Subtitles | لدينا فرصة واحدة فقط لفعل ذلك الأمر سأتواصل معك |
| Millet, tek bir şansımız var. Bunu iyi değerlendirelim. | Open Subtitles | الجميع، لدينا فرصة واحدة لتحقيق هذا لنستغلّها |
| Adıma konuşacak kişiyi seçmek için tek bir şansımız var. | Open Subtitles | ولدينا فرصة واحدة لجعل أحدهم يتحدث بالنيابة عني. |
| Çünkü sanırım yalnızca tek bir şansımız oluyor. | Open Subtitles | أعتقد لأننا لا نحصل سوى على فرصة واحدة |
| Ve bunu yapmak için tek bir şansımız var. | Open Subtitles | وسيكون لدينا فقط فرصة واحدة لفعل ذلك |
| Üstelik tek bir şansımız olacak. | Open Subtitles | لكن سنحصل على فرصة واحدة في هذا |
| Bu işi düzgün yapmak için tek bir şansımız var. | Open Subtitles | لدينا فرصة واحدة فقط للقيام بهذا بنجاح |
| Yalnızca tek bir şansımız var. | Open Subtitles | إنتهت الحبال، لدينا فرصة واحدة فقط |
| Bu şerefsizi haklamak için tek bir şansımız var. | Open Subtitles | لدينا فرصة واحدة للنيل من هذا اللعين |
| Bunun için tek bir şansımız var. | Open Subtitles | لدينا فرصة واحدة فحسب لفعل هذا |